Aşk Nedir? Aşkın bencesi...


Aşk Nedir? Aşkın bencesi...



AşK


Maşuk ile karşılaşınca hangi kelimeyle konuşmaya başlayacağını bilememek, en son söyleyeceğini ilk başta söylemektir.


Maşuka duyulan bağlılık, ona doğru içinden akıp giden duygu selinin adıdır aşk.


Aşığın, üzüntüyü, kederi yaşaması fakat yaşatmamasıdır. Yemek, içmek ve uyumak gibi temel ihtiyaçlarını bile unutması, terk etmesidir. Ansızın ve nedensiz yere gözlerinden yaş gelmesidir. Bir sayfalık yazıyı on kez okuyup bir şey anlamaması tekrar başa dönmesidir. İki adımlık mesafeyi yüz adım geçtiği halde fark etmemesidir. Maşuku görünce ya da hissedince kalbinin dışarı fırlayacakmış gibi olması, yüzünün kızarması, ayaklarının birbirine dolaşması, en basit işte bile sakarlık yapmasıdır. Konuşurken kelimelerin boğazında düğümlenmesi, sesinin titremesi, çoğu kelimeyi yutmasıdır. Ondan fiziken ayrıyken şiirler okuması, türküler yakması, destanlar söylemesi, söyleyeceklerini tekrarlaması fakat onu görünce lal olmasıdır. Aşk, bakakalmak dokunmamak, dokunamamak bakışlarında kaybolmaktır. Aşk, kendinden bile kıskanmaktır.


Rüyalarıma gelsin diye gözlerini kapatmak yaşanan hayal kırıklığına rağmen bunu sürekli yapmak umudunu yitirmemektir.


Maşuka ben seni sevmiyorum ki derken en büyük yalanı burada söylediğini çok iyi bilmektir.


Aşk, Koşmak fakat hiç yorulmamak, pes etmemektir.


Aşk, meyveyi dalından koparıp yere düşürmek değil, sepette hep diri ve taze tutma düşüncesidir. Sahip olamasa bile yeter ki o iyi olsun, mutlu olsun diyebilmek, her hâlükârda onun iyiliğini isteyebilmektir. Maşukun daima “iyi” olarak kalmasıdır. Onun için şiirler yazılması, en güzel seslendirmelerin ona atfedilmesidir.


Maşuk için mekân içinde mekân oluşturma ve başkalarına görünmez kılma isteğidir.


Aşkın içine giren kişinin aslında kaybetmekle aşkın ölümsüzleşeceğini bilmesidir. Yatmadan önce en güzel kıyafetlerini giyinmesi, saçlarını taraması, aynanın karşısında kalakalmasıdır. Sevginin taşması, gri renklerin beyazlaşması, bulutların dağılmasıdır. Sokaklarda dolaşırken bu duygunun bütün canlılara karşı şefkate, merhamete dönüşmesidir. Kedinin-köpeğin, taşın-toprağın daha güzel görünmesidir aşk. Araç kullanırken kendi geçiş hakkını başkasına vermesi, yayalara daha çok saygı göstermesidir. Toplu taşıma araçlarında sadece yaşlılara değil, gençlere de kendi yerini verebilmesi, sırada beklerken başkalarının önüne geçmesini hoş görmesidir.


İnsanların gözünde “deli” olarak nam salmaktır aşk. Kendi kendine konuşmak, yarı rüyada yaşamaktır.


Aşk, çaresizken bile gülebilmek, fakirken zengin olduğunu kabul etmektir. Açlığı yokluğu hissetmemektir. Kuru ekmekle ömür geçirmeyi kabullenmek, soyutla açlığını giderebilmek, yokluğu varlık görmek, hiç bir şeyi olmasa da vazgeçmemektir. Hâlinden şikâyet etmemek, acıyı yudumlamak, acının içini yakmasından hoşnut olmaktır.


Haklıyken bile sen haklısın diyebilmek, az konuşmak, çok dinlemektir. Aşk az şeyle ya da olmayanla mutlu olabilmektir.


Sevmese de tuzlu kahveyi bir ömür boyu içmek ve ondan dolayı hayata veda edebilmektir.


Aşk, onun huzurundayken tıpkı ses yaparım, uyandırırım korkusuyla yalın ayak parmaklarının ucunda yürür gibi hitap etmektir. Onu kırarım korkusuyla bazen susmak, kaçmak, karşılaşmamaya çalışmaktır.


Aşk, sevdiğini maşuka değil, boş odanın duvarlarına, sahilde dalgalara, kuytu köşelerde taşlara haykırmak, secdede yaratandan istemektir. Yolda yürürken duvara, direğe çarpmak, başkalarının yoluna çıkmak ve çarpılmaktır. Aşk, kuru bir ağacın can bulması yeşermesidir. Aşk, sabretmek, sabretmek ve kavuşmayı beklemektir.


Aşk, birini bekler gibi sürekli saate bakmak, iç çekmek, fakat ah etmemektir.


Aşk, maşuk için her şeyi terk etmek, serden geçmektir. Başkalarına karşı kör olmak, başını çevirip bakmamaktır. Ondan daha güzeline bile çirkin demeye hazır olmaktır, çirkin diyebilmektir. Aşk, yürümemek uçmaktır. Maşuka senin için nasıl olmalıyım, nasıl olmamı istersin diye sorabilmektir. Nazlanmak, olmadık bir şey için küsmek sonra barışalım demesini beklemek, bunun için ilk adımı atan olabilmektir.


Aşk, elindeki en çok sevdiği son bir şeyi ona verirken bende yine var diyerek ona daha layık görmektir. Onun rızasını her şeyden üstün bilmektir. Onun için her şeyi özenerek yapmaktır. Sıcak havada titremek, soğuk havada terlemektir.


Bir kimsenin yitirdiği önemli bir şeyi bulduğunda sevinmesi gibi, onu her gördü ya da hissettiğinde o derece sevinebilmektir aşk. Heyecandan çorapları tekli, elbiseyi ters giymektir.


Aşk, kendi davranışlarını unutmak, onun gibi davranmaya başlamaktır.


Aşk, o gülüyor diye gülmek, o ağlıyor diye ağlamak, onunla aynı yöne bakabilmektir.


Aşk, yanmak, kor olmak, kül olup savrulmak yine de feryadı figan etmemektir.


Aşk, yürekte beslenen ve büyüyen, hep sır kalan, sır kaldıkça var olandır.


Aşk, mecnun olmak ve leylanın peşinde koşarken Mevla’ya ulaşmaktır.


Aşk, kısacık bir ömür sürülen dünya hayatını değil, sonsuza dek sürecek birlikteliği hayal etmek, planlamaktır. Bu dünyada olmadı, sonsuz bir hayatta benim ol diyebilmektir.


Aşk, birileri iteklemeden ona yönelmek ve bir daha yüzünü başka yöne çevirmemektir.


Kaybettiğine karşı, dönüp bakarsam hesabı olur korkusuyla bakmamak ve içine atabilmektir.


Hesaplar, kitaplar açılırken yanlışlarını, hatalarını bilir halde huzura gelebilmektir. Aşk, onun için sevebilmek, onun için terk edebilmektir. Onu ben seviyorum, onu sevdiğin bir kul yap diyebilmektir. En sevgiliye beraber gidebilmektir. Burada kuru ekmeğe şükredebilmek, bolluğu sonsuz bir hayata saklayabilmektir.


Aşk, kendini sadece ona verebilmektir. O beni her an görüyor diye hareket etmektir. Sadece sen varsın deyip sadece onunla yetinebilmektir. Her şey senin elinde deyip teslim olabilmektir.


Aşk, odundan kiraz, elma, üzüm vb. verenin aşkını misal almaktır.


Aşk, bizi varlıklar içinde en güzel olma vasfıyla var edene birlikte yar olabilmektir.


Aşk onunla O’nun dediği gibi olabilmektir.


Yaşamayı da Ölmeyi de O’nun için istemektir aşk.


Aşk, faniden bakiye ulaşmak, Atamız Hz. Âdem’in terk etmek zorunda kaldığı evimize bir daha ayrılmamak üzere (cennete) el ele geri dönebilmektir.


Aşk, dile gelmeyen, söze gelmeyen, yazıya dökülemeyendir…


Aşk Nedir? Aşkın bencesi...
Cevapla