Geçmişi Gölgeye Teslim Ettim ve Şimdi Gölgeler Takibimde

İz bırakanlar unutulmaz

Geçmişi Gölgeye Teslim Ettim ve Şimdi Gölgeler Takibimde

Dünyaları sersen önüne yine de O der insan. Kimi insan demez, kimisi de demek istemez. Unutmak ister. Yeni bir hayat, yeni bir insan, yeni bir yaşam ister. Geçmişine geleceğinde rastlamak istemez insan. Bunun için kendine meşgul olacak bir iş bulur ya da bir hobi edinir. Kimisi birini alır hayatına hatta her şey o kadar güzel gider ki o kadar unutmuştur ki yaşadıklarını sanır ki gerçekten yeni bir hayat kurabilecek. Ne unutması sadece rafa kaldırır güzelce sarıp görünmeyecek şekle getirince. Ama o kaldırdığı kitap onun aklına gelmiyor diye kitap yok mu olacak raftan? Birden havaya mı karışacak yoksa ayaklanıp yürümeye mi başlayacak? O kitap orada hep durur ve sen illa o rafın yanından geçersin. Hadi diyelim geçmedin illa bir yerlerde o kitaptan bahsedenler olur adını bile görsen hatırlarsın. Diyelim ki hatırlamıyorsun o derece hayatından memnunsun o derece düzenini kurmuş yaşamayı sevmeye başlamışsın. Kendini sevmeye...
O zaman kurarsın bir yuva bir ailen olur, bir oğlun bir kızın olur belki. Bak sana kafanı meşgul edecek bir dünya şey. Unuttun değil mi şimdi?

Unutmak için un ufak etmek gerekiyormuş

Geçmişi Gölgeye Teslim Ettim ve Şimdi Gölgeler Takibimde

Unutmak kelimesi undan çıkmış. Bildiğimiz un yani, hamur işi, öyleymiş. Unutmak için un ufak etmek gerekiyormuş. Birini bütün olarak unutamazmışsın zaten, öyle pat diye unutamazmışsın. Öyle yavaş yavaş gidermiş, yavaş yavaş unuturmuşsun. Gözleri, kaşı, burnu ile kulağı, sesini yavaş yavaş. Unuttuğun zaman da o kişi olmazmış. Hatırlamazmışsın. Sonra unuttuğunu unuturmuş.

Hasret çalar kapını, özlem aralar

Geçmişi Gölgeye Teslim Ettim ve Şimdi Gölgeler Takibimde

Hiçbir şey unuttuğun yok senin. Bak birazdan kapın çalacak ve O gelecek. Sen kapıya gideceksin yavaşça ‘kim o?’ diyeceksin rahat bir şekilde o olacağı aklının ucundan bile geçmeden. Sonra kapının deliğinden bakacaksın ona. O an 80 90 arası stabil ilerleyen nabzın sanki 1 2 olacak. Dakikada kalbin ya bir kere atacak ya iki. Göğüs kafesini parçalayıp dışarı çıkmak isteyecek. Bunu fiziksel olarak hissedeceksin. Sonra göz kırpmayı unutacaksın bundan dolayı göz bebeğin sulanacak.

Tabi ki de ağlamıyorsun saçmalama!

Sesin dışarı çıkıp onun kulaklarına girmemek için kaçacak içine. Sen terliyor musun? Alnında boncuk boncuk toplanan ter akmak için gelmemiş belli, olduğu yerden kımıldamıyor. Öylece durup düşünüyor o da kapıdaki unutulanın nasıl unutulmadığını?
İşte şimdi sana bakıp gülümsüyor. Hiç mi değişmez bir insan. Atari oyunlarında bir dövüş karakteri olsa en büyük yeteneği ‘ölüm gülümsemesi’ olurdu.
O değil de hani unutmuştun hani bir düzenin bir işin bir kariyerin bir yolun bir amacın bir yuvan vardı? Onla gittiğin mekanlar mı yıkıldı? Yürüdüğün yollar artık denizle mi doldu? Oturduğun banklar mı söküldü? Onun ismini taşıyan dükkanlar mı kapandı? Hayır. O zaman nasıl unuttun anlatsana?

O yokken sen sadece nefes alan bir robotsun, Onla yürümediğin yolda orduyla da gezsen yalnızsın.

Kaç kere yemin ettin?

Geçmişi Gölgeye Teslim Ettim ve Şimdi Gölgeler Takibimde

İnsan her istediğini elde edebiliyor mu? Peki her seven varabiliyor mu sevdiğine? İstediği zaman dokuna biliyor mu? Duyabiliyor mu sesini her daraldığında? Görebiliyor mu gülüşlerini her acısında? Elini tutabiliyor mu her düştüğünde? Silebiliyor mu yanaklarını her ağladığında? Korktuğunda sarılabiliyor mu? Üşüdüğünde ısıtabiliyor mu varlığı? Mutluluğunu paylaşabiliyor mu? Yaşadıklarını hevesli hevesli anlatabiliyor mu? Gezebiliyor mu sokaklarda el ele?
Peki kaç ölümünden sorumlu? Kaç yakarışını duydu? Kaç yıldız eskittin odanın penceresinde? Kaç küfre konu ettin? Kaç pişmanlığında buyur etti? Kaç kişiye benzettin her sokakta? Kaç dua ettin denk gelmek için bir yerde? Kaç kere yemin ettin sevmemek için? Kaç kişiyi sevdin ondan sonra? Kaç günaha girdin bir kez olsun hatırlamamak için?

İçten içe iç çekişlerin harlar alevini

Geçmişi Gölgeye Teslim Ettim ve Şimdi Gölgeler Takibimde

Kimi insan bencil sever. İster ki sevdiğini bir tek o sevsin. İster ki bir tek o görsün, bir tek o dokunsun, kokusunu ve sesini bir tek o duysun. Kimseye gülmesin ister kimseyle konuşmasın. Derdi olunca bir tek ona gelsin ister kendi dertlerini yok sayarak. Tek ilacı olmak ister sevdiğinin. Tek çıkış yolu...
Tek olmak ister. Tek başına her şeye yeteceğini sanarak. Yetemez ama tek başına. Bakar ki başka insanlar giriyor hayatına sanır ki sevdiğini alıp götürecekler. Ağacından elmasını çalmaya gelen çocukları kovar gibi kovalamak ister. Anlamaz ki kimsenin bir şey çaldığı yok aslında. Ama bencil işte. Kaybetme korkusu bencilliğini tetikler. Bir fanusa kapatmak ister gözlerini. Kimse görmesin ister. Olur da biri görür, olur da biri kendisinin o gözlerde gördüğünü görür, olur da biri o gözlere kendisinin baktığı gibi bakar korkusu sarar içini. Bu yüzden saklamak ister onu kendine. Ama bilmez ki eğer sevilmiyorsa yerin yedi kat dibine de gömse onu bulup çıkaran biri olur ve götüren biri. Sen sadece baka kalırsın ardından. Yutarsın her şeyi, susarsın zaruri. Yaşamaya çalışırsın. Hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya. Gülmeye çalışırsın. Bir zaman sonra yeni bir hayat kurmak istersin. Birilerini alırsın hayatına. Ama o hala çıkmamıştır içinden. Sen çıktı sandın farkında değilsin. Bir köşede oturmuş senin ‘Yaşıyorum bak sensiz de yaşıyorum ben’ diyen haykırışlarını dinliyor, seni izliyor ve sadece gülüyor.

Gurur altından tacı değil, mutluluğunu gölgeleyen ağacıdır insanın

Ölüm; insanın doğduğu andan itibaren yaşayabileceği en büyük gerçek. Bir gün öleceğiz hepimiz. Ama sanırız ki ölene kadar ölümsüzüz. Kimse gururunu çiğnemek istemez. Belki mutlu olacak belki bir gün daha fazladan yüzü gülecek. Bir gün fazladan yüzünün gülmesi sınırlı vakte sahip yaşamında çok değerlidir insanın. Ama bunu anlamaz. Gurur yapar. Gururlu gururlu yakar gecelerini. Geleceğinde yanında olacak birilerini de. Şimdi sarıl gururuna ve huzur bul. Huzurla bekle ölümü. Olur da bir gün ölüme yakın olursan o zaman anlarsın gururun sadece pişmanlık getirdiğini ve geçen her günün ne kadar değerli olduğunu.

Ve ölüm sevgiye filizlenir çıkmaz sokaklarda.

Geçmişi Gölgeye Teslim Ettim ve Şimdi Gölgeler Takibimde
Cevapla