İlk Türk Otomobili ANADOL!

1960'lı yıllarda KOÇ grubu Türkiye'de Ford otomobillerin ithalatını yapıp satmaktadır. Koç grubu yönetim kurulu başkanı Vehbi KOÇ Amerika'ya giderek Ford Motor company patronu Henry Ford ile görüşme yapar ve Türkiye'de bir otomobil üretmek için iş birliği önerisinde bulunur. Henry ford kendisine yıllık satış hedefini sorar. Vehbi KOÇ yıllık 1.500 civarında Ford otomobil sattığını söyler ve 1.000-2.000 adet arası da üretim yapıp satabileceğini söyler. Henry Ford kendisini ciddiye almaz, o kadar düşük adetlerle üretim yapmanın mümkün olmadığını, yapılan yatırımın maliyetlerinin 15 yılda bile amorti edilemeyeceğini söylee ve siz Ford otomobillerini satmaya devam edin der.

Fiber kasalı araç ve Rahmi Koç'un kafasında yanan ışık

Fiber kasalı araç hakkında iki ayrı hikaye dolaşır. Hangisi doğru bilemiyoruz. Birisi: O yıllarda Vehbi bey şirketlerin merkezini İstanbul'a taşımıştır. Ankara 'daki işlerini ortağı Bernar Nahum ve oğlu Rahmi Koç yönetmektedir. Şirketin mutfak ihtiyaçlarının tedarikinin yapan adamın fiber kasalı bir kamyoneti vardır ve birgün Rahmi bey'in dikkatini çeker bu araba.

Önce koşup kendisi inceler arabayı. Sonra da Bernar bey'i çağırır. İşte der. Türkiye'de bunun gibi fiber kasalı bir araba üretebiliriz. Hem üretimi kolay, hem de sac kalıplar için milyonlarca dolar yatırıma gerek yok. Bir diğer söylenti ise İzmir fuarında İsrail yapımı fiber kasalı bir kamyonetin Rahmi bey'in dikkatini çektiği yönündedir. Konu hemen Vehbi Koç'a açılır. Arabayı üretenİsrail firmasına bir ziyaret ayarlanır ve üretim tesisleri incelenir. Dönüşte Rahmi Koç'un raporuna göre Vehbi bey bu yatırıma girmeyi uygun görür
İlk Tasarım çalışmaları

Fiber kasa tasarımı için Alman merkezli bir tasarım firmasıyla çalışma başlatılır. Aynı zamanda yerli otomobil için logo ve isim yarışmaları açılır. EGE, VEKO, OTOKOÇ, OTOTÜRK, ANADOL en beğenilen isimler olmuştur. Bu isimlerden Anadolu ismini çağrıştıran ANADOL ismi birinci seçilir. Logo yarişmasında ise Hitit geyiği Anadolu'dan bir obje olarak Anadol otomobilin logosu olarak seçilir.
Temel özellikler, Motor ve Transmisyon

Anadol otomobil tasarımı yapılırken ilk başta iki kapılı sedan tipi bir araba planlanır. İngiliz merkezli Kent motor company tarafından üretilen 1.2 litrelik 48 beygir gücünde düşük kompresyonlu motor seçilir. Hem küçük hacimli motor, hem de 4 vitesli transmisyon o zamanın 3 vitesli amerikan arabalarına göre yakıt tasarrufu sağlayacak ve bu da satışta avantaj sağlayacaktı. Ön cam su püskürtmesinin motorlu yapılması da zamanına göre bir avantaj oluşturacaktır. Çarpışmalarda sürücü ve yolcuları korumak için oldukça kuvvetli bir çelik şasi yapısı ön görülür ve şasi örümcek ağı gibi birbiri arasında örülen ara barlarla güçlendirilmişti.
Anadol A1 görücüye çıkıyor

1966 yılında ilk Anadol A1 MK1 kodlu araba üretim bandından çıkıyor. Yerli otomobil öyle büyük ilgi görüyor ki parası olan herkes bu arabayı alamıyor. Valilerden, bakanlardan, Sanayi ve ticaret odası başkanlarından alınan referans mektubuyla insanlar arabayı siperiş verip sıraya yazılıyor, üretimden çıktıkça referans mektubuyla sıraya alınan müşteriler çağrılıp teslimat yapılıyordu. O denemin zenginlerinin 20-30 yaş aralığındaki genç çocukları için Anadol bir prestij kaynağıydı. daha sonra Anadol bir facelift çalışmasına tabi tutulup öndeki yuvarlak farların yerine dikdörtgen bir ön panjur ve çerçevesi ile dikdörtgen farlar yerleştirildi. Bu yeni yüze o yıl Türkiye'de düzenlenen Akdeniz oyunlarına ithafen Anadol Akdeniz denildi. Anadol A1 azami 130 km hız yapabiliyordu
4 kapılı Anadol A2 geliyor

2 kapılı Anadol A1 öyle büyük ilgi gördü ki piyasadan gelen talepler üzerine 4 kapılı ve 1.300 cc hacminde 53 beygir gücündeki Ford motoru kullanılan Anadol A2 modeli üretildi. Anadol A2 modelinde ön koltuk amerikan arabaları gibi tek parça birleşik hale getirildi.

İç kokpit tasarımı tamamen değiştirildi, direksiyon simidi yenilendi. Arka stopların şekli değiştirildi. Lastik ölçüleri de 155R 80/13 den 165R 70/13 ölçüsüne değiştirildi. Tarnsmisyonda da ford motorla beraber daha seri olan ford yapımı diferansiyeller kullanıldı. Anadol A2 değiştirilen motor ve diferansiyeli sayesinde 143 km hıza çıkabiliyordu. Üstelik ortalama 7.5 litre yakıt tüketimiyle de amerikan arabalarının yarısından daha az yakıtla aynı yolu gidebiliyordu. Daha sonra estetiği biraz daha değiştirilen Anadol A2 MK2 modelinde arka stoplar bir daha değişikliğe uğradı.

Daha sonra Anadol A2'ye ilave olarak 1.6 litrelik 68 beygür gücündeki Ford motoruyla Anadol SV1600 adlı station modeli de piyasaya sürüldü. Bu araba da büyük ilgi gördü. Anadol'un modifiyeleri de yapıldı. Benim gördüğüm en ilginç ve marjinal modifiyeler ise iki taneydi. Birisi 1969 A1 modeli üzerine 168 beygirlik 5 vitesli E30 BMW 325İ motoru, şanzımanı ve diferansiyeli konularak yapılmıştı. Diğeri ise 1976 Anadol SV üzerine 180 beygirlik 2.0 litrelik Burton motor, hidrolik direksiyon ve 5 ileri otomatik ford şanzımanıyla yapılmıştı.
Anadol Yeni tasarımlara imza atıyor

Spor otomobillere tutkusuyla biline Rahmi Koç yeni tasarımlar için bütçe ayırıyor ve Türkiye'nin ilk SUV ve ilk spor araba tasarımları olan Böcek ve STC 16 modelleri geliştiriliyordu. Alman Wankel firmasıyla yeni motor geliştirme çalışması, sac kasalı otomobil çalışmaları, hatchback araba tasarımı gibi çalışmalar yapılıyordu. Ama bunlar başka bencelerin konusu olacaktır.

Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar