Çocuklara bağırıldığında o sesin yükselmesi ve beden dili çocuğu korkutur. Çocuğun kendisini ifade etmesini engeller ve her şeyi zamanla içinde yaşamaya başlar. Sizinle olan iletişimi süreklilik halinde kesilir. Sergilediği tutum içine kapanıklık gibi görülsede, O sadece kendini korumaya almıştır. Öğreneceği şeyleri anlayamaz hale gelebilir gün gelir ve sizi duymazdan gelir.
Olumlu sadece bir etkisi vardır o da, o anda yaptığı şeyi bırakır. Anlık etki oluşturur. İlerisi için bir faydası yoktur.
Çocukta bıraktığı etkiler ise şunlardır:
Çocuk önce irkilir ve yaptığı işi bırakır.
Bağıran kişiye karşı öfke duyar.
İleriki zamanlarda o işe dönük olumlu bir kazanım sağlamaz.
Pozitif bir dönüş alamazsınız.
Öfkelenen çocuk öfkesini aynı ebeveynin yaptığı şekilde bağırarak atmayı öğrenir.
Öfke kontrolü sağlayamaz.
Araştırmalar bu sonuçları doğurduğunu söylüyor. İleriki zamanlarda özgüven sorunu yaşar mı bilemem. Bu çocuktan çocuğa değişebilecek bir olgudur. Fakat eğer çocuk zaten içine kapalı bir çocuksa özgüven sorunu oluşacağı aşikârdır.
- Özgüven kaybı - cesaret edememek - içe kapaniklik - insanlara karşı önyargı - asosyallik - insanlara karşı nefret - kronik mutsuzluk Bütün bunlar şiddet ve bagirmalarin olduğu her evde çocuğun makus kaderidir ne yazıkki.
Telefonunuza uyguşama yüklersiniz. Diyelim ki orjinal market uygulamaları indiriyorsunuz. Onlarda güncelleme olur, o güncelleme deki hata bile uygulamanın çalışmamasına neden olur. Daha kötüsü uygunsuz bir siteden, yazılımı kurcalanmış bir uygulama ise telefonun bozulmasına ve sıfırlanmasının xorunlu hale gelmesine neden olabilir. Çok daha tehlikeli yazılımlarla, o telefon kullanan kişinin her anının kaydını alıp, o kişinin hayatını çekilmez hale getirebilir. Bu yazılımlar, itina ile eğitilerek mahfedilen çocuktur. Lütfen canlarımızı canavarlaştırmayalım. Bu çocuğun hikâyesini bu bence de anlattım, bakmanızı tavsiye ederim. Yazım kötüdür ama ankatmak istediğim iyi birşey. Çocuğa bağırdığımız da, onun kodları ile oynuyoruz, o kodlardaki hatalar, çocuk büyüdükçe de büyğyor ama malesef yazılımın yenilenmesi ya da cihazın sıfırlanması gibi bir şansımız yok. O yüzden çocuğa bağırmak yerine önce kendimizi düzeltmeliyiz ki, bir kötü örnek, bin güzel sözü öldürür.
Selam, Bir konu hakkında misal vereyim evde top oynayan çocuğa ; " - Evde top oynayama " diye bağırıp neden sonuç ilişkisini anlatmazsak ve her defasında da şurada şunu yapma, burada bunu yapma diye direkt yapmasını istemediğimizi söylersek ve bunu kızarak bağırarak söylersek çocuk yasaklar konmuş hep "yapma, etme" denmiş nedeni söylenmemiş hep kısıtlanmış hissederse neden yasak neden yapmasın söylemeden bağırılırsa (nasıl bir sarmala girdim ben yaaa🙄 😂😂) yarın kendi başına bir şey yapamaz veya nedenini bilemeyeceği sorgulayamadığı için yani hep bı başarısız olur... Bilmiyorum anlatabildim mi? 🤔(şiştim🙄😂😂)
Çocuğun üzerindeki en büyük etkisi bence kızmanın, bağırmanın her şeyi çözebileceğini düşünür ve karakteri buna göre şekillenir.
Yetişkin bir insan olduğunda o da kendi çocuğuna muhtemelen böyle davranacak ve böyle öğretecektir. Bu döngü hiç iyi bir döngü değildir şiddeti doğurur
En nefret ettiğim şeylerden biri çocuklara bağrılması, kızılması. Çocukla çocuk gibi anlaşmadıkça sizi anlamaz. Oturup sabaha kadar bağır yine anlamaz. Allah zekasız insanlara çocuk nasip etmesin. .
Özgüven eksikliği yaratır, yaptıklarının yanlış olduğunu düşünür, belli bir süreçten sonra eğer arsız bir çocuksa tatlı dil ile hiç bişey yaptıramazsın, kendini ifade ederken sesini yükselmeyi tercih eder daha bir sürü yan etkisi var
Öz güven kaybı, cesaret edememe, içe kapanık olma, insanlara karşı ön yargılı davranmak, asosyallik, insanlara karşı nefret etmek, kronik derece de mutsuzlukBütün bunlar şiddet ve bağırmalarla olduğun halde evde/sokakta çocuğun makus kaderidir ne yazınki.
Özgüven kırılması ve çekingenlik ortaya çıkar ve bu okulunda, normal hayatında çok etki eder çocuğa. Sıkılmadan üşenmeden doğruyu anlatmak öçve göstermek önemli.
Sürekli bağırılan ve kızılan çocuk;