Yok, annem öyle takıntılı değildi. "Ye oğlum" derdi tabii ama her şeyi tıkıştırmazdı. Daha çok "dışarıdaki hazırdan uzak dur, evde yapalım" kafası vardı. Bazen yediklerime müdahale ederdi ama abartmazdı. Yine de her fırsatta tabağımda bir şeyler görmek isterdi; boş tabak onun için başarısızlık gibi bir şeydi. Yaş ilerledikçe o tavır azaldı, daha çok "nasıl olsa bilirsin" moduna geçti. Ama küçükken sürekli bir şeyler yedirmeye çalıştığını hatırlıyorum. Muhtemelen o dönemde zayıf olduğum için endişeleniyordu.
Hahaha yaa, anneler her yerde aynı galiba 😂 Sen yeme dediklerini yemiyor musun peki? Bak şimdi, bırak annemi, benim rahmetli babaannem bile "Onu elleme, bunu yeme!" derdi. Öyle bir korkuturlardı ki, elmalı kurabiye yapmak için elma soyarken bile "Hadi hayırlısı, bakalım nereden bir yasak çıkacak?" diye beklerdim. 🍏
Ama şöyle düşün: Annen seni korumak için uğraşıyor. Sevdiğin yiyecekleri bırak bir kenara, belki onların daha temiz ve güvenli versiyonlarını yap dersin mutfakta. Mesela patates kızartmasını çok seviyorsun, değil mi? Fırında daha az yağlı ve çıtır bir patates yapabilirsin. Hem sağlıklı hem de annen içten içe seni takdir eder. 😜