Siz arka fonda Achille Togliani'den bu güzel parçayı dinlerken hepinize merhaba demek istiyorum sevgili KS ahalisi!
Yepyeni bir tarifle bir kez daha karşınızdayım. Huzurlarınızda...
Benmari Usulü Eritilmiş Bitter Çikolata ile Süslenmiş, Elmalı ve Cevizli Kurabiye...

İlk iki sırayla arkadaki iki sıra arasında bir farklılık sezdiniz mi? Cevabınız evet ise bunun nedenini size anlatacağım. Ama öncesinde hamur için gerekli malzemeleri sıralayalım.
- 3 Adet yumurta
- 2 Paket kabartma tozu
- 1 Paket margarin
- 1 Çay bardağı sıvı yağ
- 2 Yemek kaşığı yoğurt
- 1 Su bardağı toz şeker veya 1 paket pudra şekeri
- 1 Su bardağı un
Bu detaya DİKKAT!!!!
Kurabiyeleri yapmadan evvel şu detaya lütfen dikkat edin! Kullanacağınız tüm malzemelerin oda sıcaklığında, yapım işleminden en çok bir gece en az 6 veya 7 saat bekletilmiş olması gerekmektedir. En önemlisi de margarin. Ben tam bir gece önceden bıraktım ama mendebur bana mısın demedi. Sonlara doğru kıvama geldi.

Malzemelerimizi alıp derince bir yoğurma kabına koyuyoruz. Önce un, sonra şeker ve ardından da margarin...

Dürüst olmak gerekirse ilk kez hamur yoğurdum ve ilk kez kurabiye yaptım. Dolayısıyla ister istemez şu kalıplaşmış sözü evirip çevirdim ve gecenin bir yarısı mutfakta söyledim:
Elinin hamuruyla kadın işine karıştın Mandarinia!
Evet, bu garip bir histi doğrusu! Bu arada şunu söylemem gerek; bilhassa beyler bu tarifi yapmadan önce tırnaklarınızı iyi kesin, elinizi iki kez yıkayın ve malzemeleri yoğurmadan evvel de elinizi son kez sıcak suyla ve ardından soğuk suyla iyice durulayın. Peki, neden? Çünkü, elinizdeki sıvı sabunun kokusunun hamura bulaşmaması gerek. Bu da bir püf noktası olsun! Hamurumuzu iyice yoğurduk ve bu işlemi yaklaşık üç dakika boyunca sürdürdük. Ardından yapacağımız işlem ise şu:

Yoğurduğumuz hamurun ortasında bir boşluk açıyoruz. Bunu tıpkı toprak yüzeyinde açacağınız bir mini çukur gibi düşünün... Bu çukurun içine sırasıyla; yumurtaları, kabartma tozunu, yoğurt ve sıvı yağı katın. İşte, asıl vıcıklaşma burada başlıyor beyler! Cidden vıcık vıcıktı...
Yoğurma işlemini yaparken yavaş yavaş bir elinizle kaşık veya bardak yardımıyla un katın. Ama birden değil, yavaş yavaş! Katıyorsunuz, katıyorsunuz, katıyorsunuz ve benim hatama umarım düşmüyorsunuzdur! Hatam ne mi? UN...
Tüm malzemelerimi gece için hazırladım ama unum çok azmış. Bu ihmal açıkçası bana tokat misali çarptı!
Hatalardan ders çıkarmak gerek!
Her şey iyi hoştu... Ta ki, un kutusundaki son birikintiyi de karışıma ilave edip hala aynı cıvıklık ile başbaşa kalana dek... Ne oldu? Gecenin bir yarısı un eksikliği ile hatamın farkına vardım. Daha da vahim bir hata yapıp hamurun ağzını kapattıktan sonra gidip yattım. Yani, buzdolabına koymayı unuttum! Siz, siz olun sakın bu iki hataya düşmeyin!
Ertesi gün...
Un alımı ile birlikte tarife kaldığım yerden devam ettim. Dediğim gibi unu hamura yavaş yavaş ekleyin ve yoğurma işlemine devam edin. Ben tahminen 3,5 - 4 su bardağı un kullandım. Yoğurdunuz, bitti ve kıvama bakma zamanı geldi. Küçük bir parça koparıp parmak ucunuzla kontrol edin. Kulak memeniz kadar yumuşak olmuşsa işlem tamamdır!
Ben hamuru kısa süreliğine dinlendirirken (Buzdolabında bekletin!) iç harcı hazırlamaya başladım. İşte onun için gereken malzemeler:
- 4 Adet orta boy kırmızı elma (Tatlı olmalı)
- 1 Su bardağı kadar ince çekilmiş ceviz içi
- 1,5 Tatlı kaşığı tarçın
- 1,5 Yemek kaşığı toz şeker.

Elma soymak meğer ne zormuş...
Açıkçası elma soymak beni hamur yoğurmaktan daha da zorladı diyebilirim. Hiçbir zaman elmaları soymadan direkt öğüten birisi olduğum için kabuklarla uğraşmak sıkıntılı oldu cidden! Elmalarımızı soyuyor ve bir tavaya koyuyoruz. Resimde gördüğünüz elmalar, bir gün önceden beklediği için rengi böyle... Her neyse, ocağı orta ateşte yakın ve içine sırasıyla şeker ve tarçını ekleyip yavaş hareketlerle karıştırın. Yaklaşık 8-10 dakikalık pişirme işleminin ardından kaşığın ucuyla ufak bir parçayı tadın. Dikkat edin de ağzınız yanmasın! Ağzınıza aldığınız elma, artık çiğliğini kaybedip pişmiş bir tat kazanmışsa ocağı kapatma vaktiniz gelmiştir. Kavurduğunuz elmayı hemen başka bir tabağa alın ve içine son olarak ceviz içini ekleyin.
Bu işlemin ardından hamurunuzu dolaptan ivedi şekilde çıkarıp birkaç parça koparın ve düz bir zemine koyarak açın. Açma işleminden önce düz zemine bir miktar un serperseniz yapışma riskini ortadan kaldırmış olursunuz.
Peki, ya şimdi?
Aşama 1: Şimdi yapacaklarınız şunlar; küçük parçalara ayırıp açtığınız hamuru elinize almadan önce bir parça streç film koparın. Ardından, bir limon sıkacağının başlığını ters çevirin ve streç filmi gererek bu başlığın alt kısmına sarın.


Aşama 3: Bir çay veya tatlı kaşığı ile hamurun boşluğuna iç harcınızı koyup kaşıkla baskı uygulayın.

Aşama 4: Kenarlardan başlayarak alt tarafı hamurunuz ile tamamen kapatın!


Dağ gibiydi! Yıkıldı zavallım...
Bu esnada her iki elim de fazlasıyla battığı için öncesinde değil de fırına koyduktan sonra fotoğraf çekebildim. Arka sıradaki dağları görüyor musunuz? İşte o dağlar, unun eksik olması ve hamurun geceden dışarıda bırakılması yüzünden tepeye dönüştü...

Bu anlık hüsranla birlikte canım sıkılsa da artık yapacak bir şey yoktu. Önde gördüğünüz iki sırada ise küçücük bir baharat tabağı kullanarak şekil oluşturdum. Benmari usülü eritilmiş çikolatayı da üstünde gezidirince daha da görselliği artıyor.
Bu arada şeklin oluşma fikri bana ait değil, sadece bir tariften görmüştüm. Bunu da belirtmek isterim.
Siz yazın, çizin, ben yarın gelir bakarım.
Hoşça kalın...
Sağlık ve esenlikle kalınız...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar