Evet ya harikaydı. Ne güzel zamanlardı onlar. Eskiden: Çember çevrilir, su musluktan içilir, ağaçlara tırmanılırdı. Bebekler bezden, silahlar tahtadan, resimler kömür karasından yapılırdı. Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin isimleri konulur, saatli maarif okunurdu. Komşuda pişen bize, bizde pişen komşuya düşerdi. Geceler ayaz, sokaklar karanlık, yıldızlar parlak olurdu. Turşu, salça, mantı evde yapılır, karpuz kuyuda soğutulurdu. Erik ağacının çiçeği, pencere camımıza yaslanır, güz yaprakları bahçemize düşerdi. Kardan adam yapılır, evlerde soba yakılır, kış gecelerinde masal anlatılırdı. Merdiven çıkılır, aidat ödenmez, yönetici seçilmezdi. Evler badanalı, sokaklar lambasız, mahalleler bekçili olurdu. Ajans radyodan dinlenir, çizgi roman okunur, defterlere kenar süsü yapılırdı. Hayat, arkası yarın gibiydi, kesintisizdi. Her gün yaşanacak bir şey vardı. Herkes kendi düşünü kurar, kendi hayatını oynardı. Şimdi: Herkes yoğun, yorgun ve tek başına...
Allah be işte bu çocukluk bu dışarıda herşeyi paylaşarak gülerek koşturarak kavga ederek ağlayarak oyunlar oynamak. Bizim zamanımızda kardeşlik vardı ve biz çok güzel çocukluk anılarıyla büyüdük. Çok şanslı bir kuşak bizim 80 ler ve 90 lar çocukları
Hemde nasıl bir nostalji hele o yedi kule oynarken saati geldiğinde A takımı dizisinin başladı A takımı başladı diyerek eve koştuğum an geldi gözümün önüne
Aynı yıllarda büyüdüğümüz den bende çok severdim oyillari seksek iyi oynardinm. Bu işte kızlar iyidi ama baya baya zorlardim onları. Gazoz kapağı çok oynadım fruko 1 lik tamek 5 likti vay be birde kiremitleri dizme yani tombik vardi vardida vardı :(
Çocukken babamın taş plaklarını bulduk tavan arasından gramafon yoktu evde bozulmuş, atmışlar. Komşumuzun oglu yakın arkadaşım ile o plakları ( frizbi gibi) uçan daire diye ucura ucura hepsini kırdık :(
Güzeldi üzüntü dert vs yok bişeyi kafana takmıyosun aklında sadece oyun oynamak gezmek var vs işte sorumluluk yok keske 10 yasında kalsaydm hep
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(45 üstü)
+1 yıl
Bu fotoğraflardaki her şeyi gördüm yaşadım. Yoktu yoksulduk, üstte siyah podye (önlük) bacağımızda yırtık pantolon, ayağımzıda Ankara lastiği ayakkabılarla okullara gittik. Dokuma torbalarda kitaplarımız oldu. halkalı şeker ve bisküvi en lüks çerezimizdi. Ama çoooook mutluyduk.
Sokakta buyuduk. Yaz tatillerinde calistik aksam geldik yine sokakta oyun oynadik. Oynayarak elimizdeki salcali ekmegi arkadaslarimizla paylasarak buyuduk. Boyle oldugu icin de biz gercekten buyuduk..
Sana şu kadarını söyleyeyim sokakta oyun oynamanın tadını, keyfini hiç bir teknoloji veremez veremediği gibi elimizden aldı Sokakta oynamak demek sosyallikten ziyade kardeşcesine sıkı bağlara sahip olmaktı
yani şöyle düşünün.. bana da teknoloji den başka bir şey bu tadı veremez.. ki ayrıca teknolojiye özel bir ilgimde var.. sizi anlıyorum ve kendi açınızdan cidden haklısınız.. yani kendi açınızdan derken bende enpati kurup kabul ediyorum bu durumu teknolojinin size hissettirdiklerini vs. .. ama banada bu veriyor.. bir de.. toplumu sevmem.. yani içinde olmayı.. kaos ve günahkar içinde bir dünyada yaşıyoruz.. böyle kişiliklerle muhattap olmasamda olur.. şimdiye kadar olmadım olmayıda düşünmüyorum..
En İyi Cevaplar