Hayat monoton geçiyor, toplumun her bireyi neredeyse aynı hayatı yaşıyor. Bu konudaki fikriniz nedir?

Hayat hep aynı şeyleri tekrar etmekle geçiyor. Anlamı olmayan bir çırpınışa benzetiyorum çabalarımızı ve hayallerimizi, ama aslında hayat bundan başka sabah herkesin ekmeği yumurtaya bandırdığı bir hayat işte. Herkes üni bitiriyim de işe gireyim, para kazanayım, çoluğum çocuğumu evereyim (bi kere başta kendimi evereyim de), emekli maaşımla Londra'da turlara katılıyım diye birbirinin yumurta ikizi hayaller kuruyor. Kimi zaman şans yüzüne gülüyor insanın; kimi zaman mutluluk uykuya dalıyor.
Herkesten ve her şeyden beklentilerimiz var, bizden beklentileri olan ailemiz ve dostlarımız olduğu gibi; sonunda hep bir hayal kırıklığı oluyor ve hüzünleri şarkılara şiirlere, resimlere; elimizden gelmediyse gözyaşlarıyla döküyoruz dış dünyaya.
Yansıttığımız hüzün de olsa öfke de olsa; mutluluk da olsa heyecan da olsa hep bizi anlatıyor. İnsana ait bir parça "yaşam" ve nefes alıp verdiğimiz müddetçe de hep böyle devam edecek.
Peki bu kalp atışlarına, bu insanı insan yapan şeye rağmen neden herkes her şeyi bırakıp izlenilecek saçma, belirli bir yolun izini takip etmeyi tercih ediyor? Neden herkes birbiri gibi sıradan hayatlar yaşıyor?
Ölüm bize asıl acıyı getirdiğinde, aslında mutlu olabilecek olup kendimizi hep mutsuz olmaya ittiğimizi ve hep mutsuz olmaktan yakındığımızı gördüğümüzde, yakınmak mantıklı mı olacak?
Ders kitapları, alışveriş poşetleri, ayakkabılar, boy aynasının kenarına asılmış deri ceket ve cüzdandaki para. Telefon, haberler, kahvaltıdaki peynir, ekmek; alıp da vermek istemediğimiz, verip de geri alamadığımız nefesler.
Geçen zaman bile saatin tiktaklarına yansımış, hayatın bu sıradanlığı; size hiç mi ölümü hatırlatmıyor?
Hayat monoton geçiyor, toplumun her bireyi neredeyse aynı hayatı yaşıyor. Bu konudaki fikriniz nedir??
Hayat monoton geçiyor, toplumun her bireyi neredeyse aynı hayatı yaşıyor. Bu konudaki fikriniz nedir?
Cevapla