Bir şeye bağlı olup arkasından gitmek ile adlandırılan takı. Sosoyalizm= sosyalcilik, sosyala ait olmak gibi.. Siyonizm=Sion dağında yemin edilerek kurulmuş Yahudi teşkilatına ait olmak, peşinden giden olmak gibi..
Aslında iyi ya da kötü değiller, çünkü her izmin iyi ya da kötü yanları var. Ama onları siyasetin "ben"ciliği kötü yapar. Teizm gibi. sonunda izm olanların çoğu insanları belirli bir kalıba sokmak için var. Kökü "Ben" den gelir, " benim düşündüğümü düşüneceksin cilik" ya da "pardigmasal düşündürtçecilik" diyorum ben, bunlara.
O zaman iyilerin ve kötülerin sahip olduğu veya olacağı -izm'lerden bahsetmeyelim. -izm bir akımdır derken aslında bugün moda olanın arkasına takılıp gittiğimiz gibi bir akımdan bahsetmiyoruz. Bunu sadece siyasi biz takı olarak da alamayız. -izm aslında bilgi birikimidir. Felsefi temellere oturtulmuş tartışılmış ve kendi içinde bölünmüş bilgi öbekleridir. Evet akımdır çünkü bir siyasetçi komünizmi savunanları izler, onları takip eder. Ama aynı zamanda içinde bulunduğumuz akıma katkı da sağlarız. Yani Komünizmi savunan bir siyasetçi yaptıklarıyla ve sözleriyle de o akıma katkıda bulunur. Bu siyasete sen katılmıyor olabilirsin ama bu onun kötü olduğunu göstermez. Sana uygun değildir. Mesela Faşizm gibi... Bunlardan başka akı yok mudur? Mesela humanizm? Mesela idealizm? Mesela ekspresyonizm? Mesela Fütürizm? Akımlar sadece siyasetten çıkmıyor ki... Sanat ve felsefe akımları var.. Kim romantizmi kötü olarak adlandırabilir ki? veya sürrealizm neden kötülerin olsun?
Şaka bir tarafa bu izimler burçlar gibi olduğunu düşünürüm, ama doğum tarine göre değil, duyum tarihine göre😊 Hepsini çıkış noktası tamamiyle daha iyi bir toplum, hayat, kültür ya da dünya olabilir. Lakin siyaset hepsini kullanır. İdealizmide, romantizmide, hatta humanizmide. Her toplum kültür kendi bilgi birikiminden damatarak ortaya koymalı. Fıransadaki bir akım orada güzel o kültüre uyabilir, bizim kültürümüzüde etkileyebilir ama oradan olduğu gibalıp tepeden inmeci bir şekilde monte edilmeye çalışılması bütün kimyayı bozuyor. Böyle olduğu içinde kimin tartıştığı, kimlerin ortaya koyulması için uğraştığının bilinlmemediği o akımlar beni rahatsız ediyor. Komünizmin eğitim sistemine hayranım ama bu kompile komünizmi asla istemem çünkü benden değil, benim ürettiğim birşey değil, o yüzden bana uymaya bilir, zaten Atatürk'ten sonra, tepeden inmeci direk aktarımcı siyasi kültürel hatta sanatsal ve dilsel akımların cenderesi bizi çok sıkmadımı?
Halkını sevdiği için mücadele etme arzusundaki su gibi romantik çocukların o sevgilerinin, bizim olmayan, hangi izmler sonucu o halkı kanatabildiği, ya da vatanını seven iyi niyeti o çocuklarkn vatanın taşını severken, daşından, nasıl nefret ettirildiği ortada. Ben bu izmlerden hep bu sebeplerden dalayı gıcığım. Moda akımlark bile bana düşman, kaç mağza bdnim bedenimde ürün üretmiyor, o bile beni bir kalıba sokmaya çalışıyor. Yani ben akımlara karşı değilim, bana dayatılmasına karşıyım. derdimi anlatabilmişimdir umarım.
Şimdi konu nereden nereye geldi ama ya :)) Sen -izmlere karşıydın ne oldu şimdi tepeden indikleri için karşıyım diyorsun. O zaman -izm'lere karşı değilsin , sana siyaseten dayatılan ideolojilere karşısın. Yalnız anlamadığım şey şu ; şu anda komünist bir sistem dayatması yok, materyalizmi de dayatmıyorlar. Tam tersi dogmatizm dayatması altındayız. Dayatmaysa buyrun efendim buna karşı durun, olmaz mı?
Dayatmacı dogmalarada karşıyım, çünkü onlar akıl istemiyor. Ben aklın götürdüğü, önüme kanıtlar sunan, bana sürekli "düşün", "etrafına bak" "araştır" diyen bir yaratıcıya, kendi isteğimle inanırım. Belirttiğimgibi kökü dışardan gelen, geldiği kültürün yapılarına, genetik kodlarına sahip, toplumuma (görüldüğü üzre gençlere) kendi ülkesini küçümsetecek, manik depresif bir yapıyla "onu kabul ediyorsan kültürlüsün, etmiyorsan, köylüsün" dayatmasıyla, adeta paradigmasal bir dogmaya dönüşen, izmin her türlüsüne karşıyım.
Anlaştık😊. Bu arada, senin hiç birşeyi tükettiğine inanmıyorum. Aksine onun hayatına katıkların ve o ufaklığın, bence biraz akkıllıysa hayatında yaptığı en akıllıca şey olduğunun fatkındadır. Ve bu farkındalıkta ona hayattında hissetmediği kadar, güzel bir yaşama duygusu hissettiriyordur, diye düşünmekteyim. Allah birliğinizi, huzurunuzu daim etsin.
Zaten yanılış yazmışız, "zatı alinizden" olmalı imiş doğrusu. acabağ, bu yorumunuz, bir istihzamıdır? Mamafih, tecessüsüm bunadır? Sizin kadar cihanşûmul bir hanım efendi tarafından fikrî bir alâka görmüş olmanın kıvancındayım😊
Hayır istihaza yoktu"a" ve "i" leri uzun söylediğimi belirtmek için "ğ" ekledim sadece. Aslı zat-ı ali şeklindedir sanırım. Senin yanlış yazdığını fark etmedim, görsem de zaten yazım hatası olduğunu düşünürdüm.. İltifatların için tekrar teşekkür edrim, yine de abartmasan ne iyi olur :)
En İyi Cevaplar