Annemin nasıl biri olduğunu artık ben de bilmiyorum ama annem sürekli başka insanları küçümsüyor. Ben Türkiye’den, asker olan ve aslında iyi kazanan biriyle nişanlandığımdan beri, annem sürekli bazı şeyleri küçümsemeye başladı. Kendim Almanya’da yaşıyorum
Kendisine alınan hediyelerden sürekli şikâyet ediyor. Ablamın hayatına sürekli karışıyor ve ablam evli olmasına rağmen, verdiği kararlar yüzünden onu sürekli eleştiriyor ve kötü hissettiriyor. Ablam annemin hoşuna gitmeyen bir şey yaptığında, evli olmasına rağmen annem hemen müdahale ediyor. Bu durum ablamın moralini çok bozuyor ve bunun evliliğine de zarar verdiğini düşünüyorum.
Bugün babama, “Bir erkek kız evine geldiğinde mutlaka bir şey getirir” gibi bir şey söylediğini duydum. Sonra da sevgilimin getirdiği çikolatanın ve Türk kahvesinin çok ucuz olduğunu ve bunları getirmesine bile gerek olmadığını söyledi. Buna gerçekten çok kırıldım. Çünkü sevgilimin o şeyleri özellikle Kıbrıs’tan benim annem için getirdiğini biliyorum. Ayrıca yeni ev aldıkları için sevgilim mutfaklık bir şey de aldı
Benim için zaten bu noktada çok ağır oldu. Çünkü annem hayatında hiçbir şeyi kendi başına başarmamış bir insan. Hayatı boyunca bağımsız bir şekilde çalışmadı. Şu an sahip olduğumuz ev, bahçe, araba ve diğer şeylerin hepsi büyük ölçüde babam sayesinde. Annem bunlara kendi emeğiyle neredeyse hiç katkıda bulunmadı.
Ama buna rağmen kendisini her konuda bilgili gören ve sürekli insanları küçümseyen biri. Eğitim almamış olmasına rağmen her şey hakkında yorum yapıyor ve sürekli başkalarını aşağılıyor.
Beni en çok üzen şey de sevgilimi sürekli küçümsemesi. Onun ailesine karşı değil belki, ama özellikle sevgilime karşı sürekli kötü konuşuyor ve onu küçümsüyor. Üstelik bunları benim yanımda, yani beni de kıracak şekilde yapıyor.
Bu durum beni gerçekten çok yaralıyor. Çünkü sevgilim onun için bir şeyler düşünmüş, özellikle Kıbrıs’tan onun için bir şeyler getirmiş. Buna rağmen annemin bunları küçümsemesi bana çok saygısızca geliyor. Kendi kardeşleri konuşmayı kesti, babam bana defalarca artık boşanmak istediğini söyledi, yapamıyor çok hasta olduğu için. Aşırı toxic biri, sürekli kendini mağdur yerine koyuyor, benim mutluluğum değil insanlara gösteri yapmak için kullanıyor, karşı taraf mağdur mu bize sürekli en zor yolu koyuyor önümüze. Ben ne yapacağımı aşkı bilmiyorum, onun tavrını ömür boyu çekmemem fakat daha konuşmayı kesmek için cesaretim yok.
Kendisine alınan hediyelerden sürekli şikâyet ediyor. Ablamın hayatına sürekli karışıyor ve ablam evli olmasına rağmen, verdiği kararlar yüzünden onu sürekli eleştiriyor ve kötü hissettiriyor. Ablam annemin hoşuna gitmeyen bir şey yaptığında, evli olmasına rağmen annem hemen müdahale ediyor. Bu durum ablamın moralini çok bozuyor ve bunun evliliğine de zarar verdiğini düşünüyorum.
Bugün babama, “Bir erkek kız evine geldiğinde mutlaka bir şey getirir” gibi bir şey söylediğini duydum. Sonra da sevgilimin getirdiği çikolatanın ve Türk kahvesinin çok ucuz olduğunu ve bunları getirmesine bile gerek olmadığını söyledi. Buna gerçekten çok kırıldım. Çünkü sevgilimin o şeyleri özellikle Kıbrıs’tan benim annem için getirdiğini biliyorum. Ayrıca yeni ev aldıkları için sevgilim mutfaklık bir şey de aldı
Benim için zaten bu noktada çok ağır oldu. Çünkü annem hayatında hiçbir şeyi kendi başına başarmamış bir insan. Hayatı boyunca bağımsız bir şekilde çalışmadı. Şu an sahip olduğumuz ev, bahçe, araba ve diğer şeylerin hepsi büyük ölçüde babam sayesinde. Annem bunlara kendi emeğiyle neredeyse hiç katkıda bulunmadı.
Ama buna rağmen kendisini her konuda bilgili gören ve sürekli insanları küçümseyen biri. Eğitim almamış olmasına rağmen her şey hakkında yorum yapıyor ve sürekli başkalarını aşağılıyor.
Beni en çok üzen şey de sevgilimi sürekli küçümsemesi. Onun ailesine karşı değil belki, ama özellikle sevgilime karşı sürekli kötü konuşuyor ve onu küçümsüyor. Üstelik bunları benim yanımda, yani beni de kıracak şekilde yapıyor.
Bu durum beni gerçekten çok yaralıyor. Çünkü sevgilim onun için bir şeyler düşünmüş, özellikle Kıbrıs’tan onun için bir şeyler getirmiş. Buna rağmen annemin bunları küçümsemesi bana çok saygısızca geliyor. Kendi kardeşleri konuşmayı kesti, babam bana defalarca artık boşanmak istediğini söyledi, yapamıyor çok hasta olduğu için. Aşırı toxic biri, sürekli kendini mağdur yerine koyuyor, benim mutluluğum değil insanlara gösteri yapmak için kullanıyor, karşı taraf mağdur mu bize sürekli en zor yolu koyuyor önümüze. Ben ne yapacağımı aşkı bilmiyorum, onun tavrını ömür boyu çekmemem fakat daha konuşmayı kesmek için cesaretim yok.
Aşk İlişkileri
Çamaşır Yıkama Sırları
Gündem
Özel Gün & Sürprizler
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Üniversite Tercih
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer 
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Okurken yoruldum. Anne değil, deccal mübarek.
Sevgisiz büyüyen insanların ortak özelliği. Narsist ve altı boş bir ego olur.
Ne gördüyse onu yansıtıyor, iyi ki bu duygu biçimini size aktaramamış.
Evlendigin anda uzaklaşacaksın. Ayrı bir şehirde olacaksın çok sık gitmeyeceksin olacak bitecek.
Saygı, sevgi hak edilir.
Ben seneye zaten Türkiye’ye taşınıyorum. Babam da çok yoruldu. Gerçekten hep diyorum benim değerim koluma takılan altınla ölçülmez, benim değerim hayatımda başardığım şeylerle ölcünür. Ama ona göre hep gösteriş, en fazla kimde var, sürekli baskı, asla başka birinin düşüncesini kabul etmemek. Çok yorucu, evlenip artık bende uzaklaşmak istiyorum. Ablamın evliliği de dünyanın en iyi evliliği değil fakat 60% annemden kaynaklı, en küçük detaylarına karışıp hoşuna gitmeyince ablamla konuşmayı kesip yalvarana kadar konuşmuyor.
E konuşmasın, bu anne baba olayını fazla abartmıyor musunuz? Hak edene saygı, sevgi ve ilgi verilir. Benimkiler beni dolandıran büyük oğullarını, evine aldılar diye ben. Bir daha evlerine gitmedim. Hiçte aklıma gelmiyor, çünkü bu noktaya gelene kadar milyontane haksızlık ve terazisizlik yaptılar. Vallahi bir yerden sonra herkesi hakketiğine bırakıp çıkarsın. Bunkim olursa olsun.
Çok haklısın, insanın biri yorduğu, küçümsediği ve saygı görmediği yerden her zaman uzaklaşamı lazım. Bu kendi ailen olsa bile. Burdan çıkmak biraz zor, fakat 100% haklısın :)
Benim huyumdur. Bir insan için gerçekten çabalarım.
Lakin hak etmediğini anlarsam. Hiç olmamış, hiç olmamışım gibi hayatımdan çıkarır ve çıkarım. Bıçak gibi keserim. Bu huyumdan ötürü bana, despot derler. Hayır, ben kendine saygısı olan biriyim.
Ölçülü davranmayı bilmeyenle uğraşılmaz, cahille sohbet edilmez oturup kalkilmaz. Çok sevdiğim bir söz vardır. 5 tane muhendisle oturursan 6. sen olursun, diye. Aslında çevrende tuttuğun insanlar sana bişey katmalı, insanlık namına. Ben dedikodudan nefret ederim, mesela. Konusulucak o kadar şey varken neden insanların yaptıklarıyla ilgili, saatlerce kafa patlatayım ki. Veya ben yargı mercii miyim.
Yok;ne haddime, ne haddine.
Kaliteli bir yorum olmuş, ne diyebilirim ki. Ben bile annemle kavga ettiğimde nişanlıma karşı öfkelenip sinirlenip sonra kendimi frenliyorum. Armut dibine düşer diye bir söz var ya ondan korkuyorum. Asla o kılıfa girmek istemiyorum, o yüzden çoğu zaman kendimi frenleyip ben bu değişim diyip her defasında gelişmeye çalışıyorum. Çevre çok önemli :)
Hakkında hayırlısı olsun. Evlendin artık sizin kendinize ait düzeniniz var. Kapıyı kapattın mı, herkes dışarda kalırsa o evde huzur olur. Senin ailen böyle yaptıydı, benim ki şöyle ettiydi. Bırakacaksın çatışma ortamından, huzursuzluktan başka bişey getirmez. Artık benim ailem sensin, dersin eşin olan kişiye. Bu demek değil ki aile ile işin tamamen bitti. Hayır bu kendi alanını çekişmelerden koruma mesafesi.
"Ne görümceyi küstür, nede kapıya bastır." 😅