İyi günler,
Ben 33 yaşında, bir evlilik yapmış ama onu sürdürememiş bir kadınım. Dışarıdan bakınca hayatımın yolunda gittiği söylenebilir. İyi maaşlı bir işim var, kariyerimde kötü bir yerde değilim. Ama uzun zamandır sabahları dinlenmiş uyanmıyorum. Sürekli yorgun, sürekli uykulu hissediyorum. Sanki hayatı yaşamaktan çok taşıyorum.
Geçen yıl annemi kaybettim. Onun ölümünden sonra bazı şeyler değişti. İnsan bir yakınını kaybedince sadece bir kişiyi değil, ait olduğu bir parçayı da kaybediyormuş. Bugün dönüp baktığımda beni bulunduğum yere bağlayan çok az şey kaldığını hissediyorum.
Aslında kimya mühendisiyim. Mesleğimi seviyorum. Bir şey tasarlamayı, çözüm üretmeyi, teknik problemlerle uğraşmayı seviyorum. Fakat yıllardır savunma sanayisinde çalışıyorum ve artık benden mühendis olmamdan çok yönetici olmam bekleniyor. Her terfide biraz daha yükselirken yaptığım işi biraz daha az sever oldum.
Bir süre önce Slovenya'dan bir iş teklifi aldım. Teklif teknik olarak iyi, maddi olarak da mantıklı görünüyor. İlk bakışta gitmek doğru karar gibi duruyor. Ama insan bazen doğru görünen şeyden de korkuyor.
Belki burada kalırsam alıştığım hayatı koruyacağım. Belki gidersem yıllardır hissetmediğim kadar özgür olacağım. Hangisinin cesaret, hangisinin kaçış olduğunu ayırt edemiyorum.
Bu yüzden kendime sürekli aynı soruyu soruyorum:
Slovenya'ya gitmek gerçekten doğru karar mı, yoksa ben sadece geride bıraktığım hayatın ağırlığından uzaklaşmaya mı çalışıyorum?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer