Bence olgun bir davranış değil. Anne sağlıklıysa yalnız yaşamalı.
3 ay
Anne hastaysa da ayrı yaşanmalı. Kimse eşinin annesine, yani el âleme bakmak zorunda değil. Ya bakıcı tutulmalı ya da huzurevine verilmeli. Zaten utanması olan kimseye yük olmak istemez, o yüzden kendine baktırmaz. Evlenince annesiyle yaşamak isteyen erkek olgunlaşamamıştır, o yüzden ondan eş olmaz. Erkek için annesi el değil tabii ama gelin için eşinin annesi el; arada hiçbir bağ yok. İnsan eşinin arkadaşlarıyla aynı evde yaşamaz, ne kadar saçma ve tuhaf olur değil mi? İşte eş ailesiyle yaşamak da aynı saçmalık. Arkadaş da anne de eşin yakınları, eşin tarafı yani gelinin hiçbir şeyi değil. Neden hastaysa aynı evde yaşayalım ki? Annesinin babasının prensesi bi tanesi olan kızın el kadınına hizmet etmesi, ona göre düzen ayarlaması çok üzücü. El alemle aynı evde yaşayacaksak neden evlenelim? Gelin ve damat için eşi el değildir, ama eşinin tarafı eldir. Onlarla bağı yok, aralarında bir şey yok. Adı üstünde ev-lilik, ev-lenmek demek ayrı bir evde yaşamak demek. Başkalarıyla aynı evde yaşanırsa onlar da hayata, düzene, her karara, her plana, her şeye dahil edilir. Yaşlılar evdekilerin dışarı çıkmasına izin vermez; “Beni yalnız mı bırakacaksınız?” deyip duygu sömürüsü yapar, biraz geç gelince kızarlar. Hiç yalnız kalmak istemezler. Yaşlı oldukları için hep evde hizmet beklerler. Adamın kızı kocasının ikinci ailesine hizmet etmek zorunda mı? Baba evinden çıkıp besleme gibi sığıntı gibi başkasının evinde yaşamak zorunda mı? Evdekiler hep onların yanında otursun isterler. Melek gibi olsalar da, başkalarıyla aynı evde yaşamak karı-kocanın düzenini ve hayatını bozar, her şeye onları da dahil etmek gerekir. Özellikle ilk zamanlarda çok zor olur. Çünkü evlilik yeniyken eşlerin birbirine alışması, evliliğe alışması için rahat rahat seks yapabilmeleri, baş başa vakit geçirmeleri gerekir. İlk zamanlarda cinsel istek herkeste daha yüksek olur; istedikleri yerde rahat rahat sevişemezler.
Kaynana ile yaşamak, sürekli diken üstünde olmak gibi oluyor. Sonuçta iki farklı düzen, iki farklı huy bir araya gelince en ufak şey bile sorun çıkarabiliyor. Özel alan kalmaz, özgür hissetmezsin; her hareketin gözleniyormuş gibi olur. Evin içinde bile rahat edememek, ilişkiyi de yorar. Karı-kocanın arasına üçüncü bir düzen girince huzur kaçıyor. O yüzden ayrı ev en sağlıklısı, çünkü herkesin kendi sınırı, kendi düzeni olmalı. Çocuklar varken karı koca evin istediği yerinde sevişir, çünkü çocuklar dışarı çıkar, çocukları bir yere bırakırlar, ev onlara kalır. Ama hem çocukları hem elin kadınını, adamını evden çıkarıp evde rahatça sevişmek, koyun koyuna yatıp uzanıp film izlemek, oynaşmak çok zor. Kaynana, kaynata genelde evde olur, ama evde olsa da onları nasıl evden uzaklaştıracaksın? Ev özel alandır. İnsanlar evlenince ailelerinden ayrılıp biriyle hayatlarını birleştirip başka bir aile kurarlar. İnsanın ilk ailesi artık eşi ve çocuklarıdır; anne, baba sonra gelir, onlar ikinci ailedir. Onlarla aynı evde yaşamak özel alanın ihlalidir. Karı koca ve çocuk ayrı vakit geçirirler, ama evde yaşlı olunca onlar hep çocuklarıyla vakit geçirmek ister. Karı koca beraber bir şey yapamaz. Başkalarıyla aynı evde yaşayınca aile olunmaz. Kendi evini rahat rahat istediğin gibi kullanamazsın. Bir de onların misafirlerine hizmet edersin. Bir yere baş başa gitmek isteseniz olmaz. Ayrı ev açmayan evlenmesin çünkü o evliliğe hazır değil. Adamın kızı kocasının ikinci ailesine hizmet etmek zorunda mı? Baba evinden çıkıp besleme gibi sığıntı gibi başkasının evinde yaşamak zorunda mı? Belli bir yaştan sonra aileyle yaşamak bile zor oluyor eşin ailesiyle yaşamak daha da zor olur. Bir de bedava kölelik yapmış olursun. Ev üstüne ev olmaz. Başkalarıyla aynı evde yaşayacaklarsa nasıl aile olacaklar? Aynı evde yaşamanın ne anlamı ve gereği var? Bu devirde köylü gibi eşin kök ailesiyle yaşanmaz. Kayınvalide, kayınbaba eldir; anne baba gibi değildir. Neden onlarla yaşasın? İnsan evlenince ailesinden ayrılıp başka birisiyle evlenerek bir aile kurar. Kök aileyle aynı evde yaşamak saçma. Biraz olgunlaşın çocuk gibi aileyle aynı evde yaşamayın. Kendi evinizde kapınızı kapatıp iki dakika nefes almak istersiniz ya… İşte kaynana evinde bu lüks değildir. Kapının arkasından gelen “Yavrum iyi misiniz?” sorusu, bir süre sonra “Kapattın da ne yapıyorsun?” hissine dönüşür. Özel alan mı? O sadece evlilik öncesi hatıralarınızda kalan romantik bir kavramdır. Yemek nasıl yapılır, çamaşır kaç derecede yıkanır, eşinizin nasıl giyinmesi gerekir, siz nasıl konuşmalısınız… Liste bitmez. En büyük uzman her konuda fikri olan kaynanadır. Evlilik iki kişiliktir derler, ama kaynana yanına evlenince üç kişilik bir yapıya dönüşür. Eşinizle aldığınız kararlar çoğu zaman “Anne ne der?” filtresinden geçmek zorunda kalır. Bazen tartışmanız bile kaynananın yorumuna göre şekillenir. Evde ne yaptınız, ne yapmadınız, neden öyle yaptınız… Her davranışınız takip altındadır. Bu “görünmez denetim”, zamanla psikolojik bir baskıya dönüşebilir. İsteseniz de istemeseniz de evin gelini olmakla “nota tabi öğrenci” olmak arasında sadece ince bir çizgi kalır. Ziyaretler, özel günler, akşam sofraları… Hepsinde öncelik kaynana evinin olur. Kendi ailenizi arayıp hal hatır sormak bile bazen gereksiz sorgulara yol açabilir. Böylece yavaşça ama düzenli bir şekilde hayatınızdaki dengeler bozulur. Kaynana yanına evlenmek, dışarıdan bakınca masum bir karar gibi dursa da, içinde büyük bir duygusal ve psikolojik yük barındırabilir. Kendi düzeninizi kurmanızın önüne geçen bu durum, zamanla evliliğinizin dinamiğini değiştirebilir. Geline daha fazla sorumluluk yükler (ev işleri, bakım, uyum sağlama zorunluluğu),
Özel alanı kısıtlar,
Evliliğin ilk yıllarında çiftin bağımsızlık kazanmasını zorlaştırır. Damadın ailesiyle yaşamak gelinin ailesine haksızlık olur. Çünkü kadın kocasının kök ailesiyle daha fazla vakit geçirmiş olur. Bir de kayınvalide el; kaynanayla gelinin ne bağı var ki? Anne kadar değerli ve önemli değil. Eş el değil çünkü hayat arkadaşı ve resmî bağ, nikâh bağı var ama onun annesi el. Kayınvalide anne yerine geçmez. Eşlerin anneleri gelinlere eldir. Bu yüzden de kayınvalideyle aynı evde yaşamak anlamsız. Türkiye’de kaynanalar hep gelinlere kötülük yaptı. Gelin-kaynana kavgaları meşhurdur. Hep gelinlerini ezdiler, gelinlerini kuma; oğullarını kocaları sanıp oğullarını kıskandılar. Hep kötülük yaptılar, hayatlarına karıştılar. O yüzden artık kimse istemez. Devir değişti; artık kanun gibi kimse kaynana yanına evlenmiyor. Kaynana her şeye karışır, yerini bilmez, burnunu sokar. Karı kocanın baş başa kalması zor olur, cinsellik dışında beraber vakit geçirmeleri de zorlaşır. Gericilik ve köylülük olduğu için de doğru değil. Kayınvalideden ayrı geçirilen her vakti kayınvalide merak eder. Kayınvalide evde fazlalıktır. Yaşlı olduğu için hep hizmet bekler, kendisi hiçbir işe el atmaz, gelinini kullanır. Evde hizmet edilmesi gereken, boşuna efor sarf edilen bir fazlalık olmuş olur. Benim annem hep görücü usulü evliliklerde aracılık ediyor. Bugüne kadar çok fazla insanı tanıştırdı. En geleneksel erkekler bile kaynanayla yaşamayı teklif etmiyorlar, ayrı ev tutacaklarını söylüyorlar. Devir artık çoktan değişti. Kimse kaynana çilesi çekmek istemiyor. Eskidendi kaynana yanına evlenmek. Artık kadınlar kendi değerlerini biliyorlar. Bu devirde çok zor bulunur kaynana yanına evlenecek enayi. Erkek için de ayrı yaşamak daha iyi olur; karısıyla annesi arasında kalmaz. Yani zararı sadece kadına değil, hem kadına hem erkeğe. Kimse kızını kaynana yanına evlendirmez. Herkes kızını düşünür. Herkesin kaynanalarla ilgili duyduğu kötü şeyler var. Herkes kaynana yanına evlenmekten korkar. Benim akrabalarım da kaynanalarından çok çekti. Gelinin yuvasını yıkanlar, gelinini dışarı göndermeyenler, akla gelebilecek her şeye karışanlar, oğluyla seksi gecelikler giyip yatan geliniyle yatmasına izin vermeyenler, oğluyla gelinin kapısını kapatmalarına izin vermeyenler çoook var… Dindar olup sohbetlere katılanları hocalara çok dert yanıyor. Hocalardan da kötü kaynanalar çok duydum. Yani herkes birilerinin kaynana deneyimlerini duyuyor o yüzden herkes kötü bir şey olduğunun farkında. Benim babaannem de iyi bir kadındı değildi, çok çenesi düşüktü. Anneannemi çıldırttı, anneannem ona dili tutulsun diye beddua etti; 12 senedir konuşamıyor. Evlilikte en önemli şey, çiftin kendi düzenini, alışkanlıklarını ve sınırlarını oluşturmasıdır. Evde üçüncü bir yetişkin olunca ister istemez:
kararlar üçe çıkar, gündelik düzen değişir, çiftin bağımsızlığı azalır.
Bu, iyi niyetle bile olsa olur.
Bir evin içinde iki farklı dönemde yetişmiş insan var: kayınvalide eski alışkanlıklarla hareket eder, gelin/çift yeni hayat düzeni ister.
Bu durum kötü niyetten değil, doğal olarak sürtüşme çıkarır.
Gelin-damat yatak odasındayken kaynanadan çekinebilir. Kayınvalide “yardım etmek” isterken bile: odaya izinsiz girebilir, ev işlerine karışabilir, yemek düzeni değiştirebilir, eşinin nasıl yaşaması gerektiğini söyleyebilir.
O, bunu “tecrübe” olarak görür ama gelin için bu özel alan ihlalidir. Aynı evde üçüncü biri varken: çift rahat konuşamaz, tartışamaz, sessizce vakit geçiremez, spontane davranamaz.
Bu da evlilik bağını zamanla zayıflatabilir.
Kayınvalide gelini istemese bile “evin sahibi” enerjisine sahiptir
Evin yıllardır sahibi olan birinin yanında yaşamak: gelini otomatik “misafir” pozisyonuna iter, davranışlarda bir “çekinme” yaratır.
Kayınvalide kötü niyetli olmasa bile ev atmosferi gelinin özgürlüğünü kısıtlar. Kayınvalidenin gözünde oğlu hâlâ “çocuk”tur. Bu da şu durumları doğurur: anne alışkanlıkla oğluna karışır, gelin geri çekilmek zorunda kalır,
erkek arada kalır. Bu da çatışma sebebi olur. Çiftin özgür “aile kurma” süreci sekteye uğrar
Evlilikte amaç kendi düzenini, örfünü, iletişim şeklini oluşturmak. Kayınvalide evdeyken:
çift kendi aile stilini geliştiremez, yeni evlilik yeterince “bağımsız” olamaz. Bu da uzun vadede sorunlara yol açar. Toplumsal baskı, beklenti ve roller yıpratıcıdır
“Kaynana yanına gelin gitti” denildiğinde toplum otomatik olarak: gelinden daha çok iş,
daha çok sabır, daha çok uyum bekler.
Gelin üzerindeki bu görünmez baskı bile yorucudur.
Kısaca kayınvalide melek gibi bile olsa onun yanında yaşamak esarettir bağımsızlığı azaltır, mahremiyeti kısıtlar, evlilik dinamiğini değiştirir, doğal çatışmalara yol açar, düzen bozulur, her şeye onları dahil etmek gerekir, ev ekonomisi için fazlalıktır, onlara harcanan parayla neler yapılır, kadın bedava köle olur.
Bu yüzden çoğu çift artık ayrı ev tercih eder. Bu bir saygısızlık değil; modern evliliklerin gerekleridir. El alemle aynı evde yaşarken karı-koca kendi düzenini kuramaz, biz olamaz. Eğer hastalarsa bakıcı tutulur, huzurevine/bakımevine verilir. Zaten edebi olan insan kimseye yük olmak istemez bu yüzden yanına gelin istemez. Hayatına, evine, düzenine el alem dahil olur. Aynı evde yaşayanlar birbirilerinin hayatına etki eder. Sadece kırolar kaynanayla yaşamakta zorlanmaz. Çünkü özel alan, mahremiyet onlar için önemsizdir. Eşlerini sevmedikleri için beraber güzel bir vakit geçirmek istemezler.
Bir de anne yalnızsa o zaman onla yaşanabilir diyenler var bu çok saçma koskoca kadın yalnız yaşayabilir🤣🤣🤣 yaşayamıyorsa evlendirin sizle evlenmesin başkasıyla evlensin el kadınıyla gelin aynı evde yaşarsa onunla da evlenmiş olur
Bu konuda hissettiklerini çok net anlıyorum 🌿 Ben de evlilikte iki kişinin kendi alanını kurmasının çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Özellikle anne sağlıklıysa ayrı bir düzen hem eşler hem aile bağı için daha sağlıklı oluyor 💛 Sürekli aynı evde olmak sınırları zorlayabiliyor ve kuşak çatışması yaratabiliyor. Eğer böyle bir durumdaysan açık açık beklentilerini konuşman önemli. Evlilikte en başta kurulan düzen ileriyi belirliyor 🌸
Cevap
15Cevap
yenı evlıyken neden annesıyle kalıp araya bastan olumsuzluk sokalım yanı cok mantıksız.
Aıleyle yasanmaz evlenınce ekstrem sebepler yoksa bı zorundalık yoksa kabul etmem
Ailesi ile ayrışmış bir erkek daha avantajlı. Aksi halde sadece erkek ile değil tüm familyası ile evlenirsin.
Bazı erkekler niye istiyor
Ama kopmali. Evlilik öyle bir şey değil
Bence asla olmamalı
Sen annene hayır der miydin
Aynı evde yaşamak ister miydin evlenince
Anne yalnız ve saglikliysa? Bence tek yaşamalı.
Şu anda annen nasıl ki
Bence ayrı ev daha sağlıklı olur ev 1+1de olsa ayrı olunmalı
Birlikte yaşamak bir yerden sonra sorun olabilir o yüzden olmaz
Anne tek başına ise sağlıklı bir düşünce ama annesi için böyle bir karar veriyor ise
Ha annesinin yanında baba kardeş varsa olmaz dediğin doğru
Anne yalnız ama gayet sağlıklı. Niye yalnız yaşamasın?
Yaşasın sağlık sorunları var ise dedim ama
Yok gayet sağlıklı 55 yaşında
O zaman yanlış yani haklısın
Evet
👍
Ben kadın olsam ayrı eve geçmeyi şart koyardım
Ailemle birlikte yaşadık bı kacsene
Niye? Ayrı eve geçmek varken?
benim eşim istiyordu 3 ay sürdü
Nasıl yani
Sağlıklı ve maddi durumu varsa ayrı yaşasın
Anne hasta yalnız ihtiyacı varsa düşünülür
Uzak durulmalı
benim annem yok olsaydı eger isteme4zdim
Bence hayır evlenilmez
abimle beraber yaşadık evliyken
Nasıl oldu ve neden öyle yaşadınız?
takip eder misin
Evlenilmez ya evlilerin kendi alanı olmalı
Hayır evlenilmez
Yok be o anneler sonra herşeye karışıyor
Bu devirde hiç bi kız kabul etmez böyle bi şeyi
Erkek niye ister? O sorun.
Grliri ona yetiyorsa
evlenilmez
Evlenilmez
Evlenilmez
Hiç değil
Ev üstüne ev olmaz
evlenilmez
Kişiye bağlı
Nasıl yani
Ev üstüne ev olmaz
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?