Hiç gelecekte nasıl biri olacağınızı düşünüyor musunuz? Ben son zamanlarda bunu çok sık düşünüyorum. 25 yaşındayım ve hayatımın tam bir dönüm noktasında gibi hissediyorum. Bir yandan zaman hızla geçiyormuş gibi geliyor, diğer yandan hâlâ kurmak istediğim bir düzen var. Eve yazıldım, ama gerçekten bir gün kendi evimin sahibi olabilecek miyim bilmiyorum. İnsan bazen hayal kurmaya bile çekiniyor, ya olmazsa diye… Ehliyet alabilecek miyim mesela? Küçük gibi görünen ama insanın hayatını değiştiren şeyler var. Araba kullanmak, istediğin yere özgürce gidebilmek… Bunlar bana hâlâ biraz uzak hedefler gibi geliyor. Ama bir yandan da yaşıtlarımın çoğu bunları yapmışken ben neden yapamayayım diye düşünüyorum.
En çok da insanın hayatına biri girip girmeyeceğini düşünmesi yoruyor galiba. Gerçekten beni anlayacak, yanımda olacak biri olacak mı? Evlenecek miyim, bir yuva kurabilecek miyim? Yoksa bunlar sadece güzel hayaller olarak mı kalacak? Bazen çok umutlu oluyorum, bazen de sanki her şey çok belirsizmiş gibi geliyor. Bir de yurt dışı meselesi var… Başka yerler görmek, farklı hayatlara tanık olmak, belki kısa bir süreliğine bile olsa başka bir ülkede bulunmak. Ama şu anki şartlarıma bakınca bu da sanki çok uzak bir ihtimal gibi duruyor. Yine de içimde küçücük de olsa bir umut var; belki bir gün ben de uçağa binip bambaşka bir yere gidebilirim diye hayal ediyorum.
Bir yandan da aklımı en çok kurcalayan şeylerden biri annemle babamın yaşlanıyor olması. Onlara her baktığımda zamanın ne kadar hızlı geçtiğini fark ediyorum. Eskiden bana güçlü görünen, her şeyi halledebilen insanlar şimdi yavaş yavaş yoruluyor gibi geliyor ve bu düşünce içimi acıtıyor. İnsan büyüdükçe anne babasının hep aynı kalacağını sanıyor ama öyle olmuyor… Onların da yaş aldığını görmek, bir gün daha fazla desteğe ihtiyaç duyabileceklerini bilmek beni ister istemez çok duygulandırıyor.
Bazen kendi geleceğimi düşünürken bile suçluluk hissediyorum; sanki ben hayatımı kurmaya çalışırken zaman onları benden biraz daha uzaklaştırıyormuş gibi. Onlara daha fazla vakit ayırmam gerektiğini düşünüyorum, ama hayatın telaşı içinde günler hızla geçiyor. Keşke zaman biraz yavaşlasa, keşke onları hep sağlıklı, hep güçlü görebilsem diyorum. İçimde hem büyük bir sevgi hem de tarif etmesi zor bir hüzün var. Onları kaybetme fikrinden bile korkuyorum. Sanırım insanın en zayıf noktası ailesi oluyor… Güçlü durmaya çalışsam da, anne ve babamın yaşlanması düşüncesi kalbimi en derinden yaralayan şeylerden biri.
“Hayatta istediğim birçok şey bazen olmuyor. Ne kadar istesem de, ne kadar hayal kursam da bazı kapılar açılmıyor gibi hissediyorum. Bu durum insanın içine ister istemez bir kırgınlık bırakıyor. Bazen içimde bir ağırlık oluyor. Ama yine de isyankâr biri olmak istemiyorum. İçimde bir yerde sabretmem gerektiğini söyleyen bir ses var. Çünkü ben küçüklüğümden beri ailem tarafından Kur’an kursuna gönderildim, inancın, şükrün ve sabrın ne demek olduğunu öğrenerek büyüdüm. Bu yüzden ne kadar üzülsem de, ne kadar yorulsam da tamamen karanlığa düşmek istemiyorum.
Evet, mükemmel biri değilim. Hatalarım var, eksiklerim var, bazen zayıf düşüyorum. Ama yine de kalbimi kötüleştirmek istemiyorum. Başkaldırmak yerine anlamaya çalışıyorum, isyan etmek yerine dayanmayı… Belki de büyümek tam olarak böyle bir şey; her istediğin olmuyor ama yine de kalbini sertleştirmeden yoluna devam etmeye çalışıyorsun. İçimde hâlâ küçük de olsa bir umut var. Belki geç olur, belki zor olur ama bir gün her şeyin daha anlamlı bir yere varacağına inanmak istiyorum.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer