- Aile & Toplum konusunda 442 cevap paylaştı.
9 aySoru çok güzel fakat buna olumlu cevap verebilmeyi yeğlerdim. İnsanın önce kendi sınırlarını koruması ve kendine saygı duyması önemlidir. Çünkü bazen, gerçek sevgi, sınırlarımızı korumaktan ve kendimizi korumaktan geçer. Toplum içindeki varlığı ister istemez oluşur devamında..
25 Yorumla
Soran9 ayEvet, onaylama, eleştiri, ironi, bilgi, olumsuzluk veya hatta analizle istediğimiz gibi yanıt verebiliriz :) Herkesin kendi katkısı var.
Fikriniz için teşekkür ederim:)- 9 ay
Rica ederim
Soran9 aySiz de hoş geldiniz :)
- 9 ay
Hoşbuldum.🧚🦋
Soran9 ay🫶💫
En İyi Cevaplar
9 ayİnsanlar gelecekte teknolojik olarak çiplenir de bireysel yaşamdan zorunlu kovan yaşamına (arı, karınca vs) dönüştürülmüş toplumlarda yaşamaya zorlanmadıkça insanların tamamının saygı duyabileceği bir zemin bulmak imkansız. Yaşamsal farklılıklar eşitlense dahi evrimsel farklılıklarımız sorun üretmeye devam edecektir.
Eğitim sanat ya da kalıtsal zeka bazı insanlarda saygı konusunda fark yaratsa da insanların canlılıktan gelen farklılıklarının önüne geçemiyor. Bu da insan varoldukça kargaşanın, dönemin şartlarına göre varolacağına olan inancımı güçlendiriyor benim için. O herkesin mutlu mesut yaşadığı birbirlerine saygı duyduğu, tüm insanları içine alan mekanlar ya din kitaplarında ya da masal kitaplarında varoluyor bir tek.
110 Yorumla
Soran9 aySize tamamen katılmıyorum; insanları bunun sadece masallarda olduğuna inandırmak tam da istenen eğilim :)
Ama bunu kanıtlamak kolay değil, bu yüzden şu anda çatışan iki plan var: seçkinlerin izlediği meydan okuma planı ve zahmetsizce, görünmez, her zaman anlaşılmayan veya sürekli algılanmayan ama yine de işleyen ilahi plan :). İnsanlar sistemi takip etti, bu yüzden evrimde bu kadar çok kaos, çatışma ve farklılık var çünkü sistem adaletsiz, insanları aynı kefeye koymuyor, insanları yozlaştırmak ve insanlara karşı kullanmak için kusur ve zayıflıklar arıyor :)
Soran9 ayİlahi plan adalet ve düzen arar; sistemin planı, yani meydan okuma, dengeyi sınırlarından olabildiğince uzaklaştırmaktır. İnsan evrimini istemez; onun yok edilmesini ve köleleştirilmesini ister.
Bir kovanda bir kraliçe ve diğer arılar vardır. Her şey hiyerarşik ve uyumludur. Bal, arı sütü ve balmumu vardır. Arıların bu küçük böcek dünyasında, herkesin kendi yeri olduğu ve toplumun iyiliği için yaşadığı düzenli ve saygılı bir krallık vardır. Üstelik insanlar da bu üründen faydalanıyor, yani krallıklar arasında bir alışveriş var. İnsanlar çiçeklere erişim sağlıyor, arıların krallıklarını kurmalarına izin veriyor ve karşılığında arılar onlara bir hazine veriyor. Ama mevcut sistemde, bir çip takmak, malları, banka hesaplarını ele geçirmek, kimin kim olduğunu ve kimin ne olduğunu salt adaletsizliklere göre tanımlamak istiyorlar ve her şeyden önemlisi, sistem kimseye hiçbir fayda sağlamıyor, sadece alıyor, ayrımcılığı ortadan kaldırıyor ve başıboş dolaşmaya devam ediyor. Doğuştan gelen her şey mevcuttur, ancak sistemin adaletsizliği, insanlarda çeşitlilikleri içinde kendilerine verilen güzel ve değerli şeylerin artık bir değeri olmadığı anlamına gelir. Evrimleşmiş veya bilinçli bir insan bile kendini hapsedilmiş hisseder ve elinden gelenin en iyisini yaparak mücadele eder çünkü denge ve dönüşüm getirmesi gereken şeyi bile bozmak için elinden gelen her şeyi yapmıştır. Ancak bu sonsuza dek sürmeyecek; bir fırsat olacak :)- 9 ay
Süregelen insan yaşamında ilahi ve beşeri planlar şeklinde iki farklı planın varlığına işaret edip iyi kötü dualitede planın varlığına dem vurmuşsunuz.
İnsanın yarattığı, sistemin devamlılığı ve insanların köleleşmesi için sürdürülen planın, ilahi planın içinde olmadığını, yani tanrısal varlığın kendi planına insana ait bu planın da dahil olmadığını size düşündüren nedir?
Zira "Yeryüzünde bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın?" diye soran meleklerine “Ben sizin bilmediğinizi bilirim” diye yanıt veren bir tanrının gizli planın da dirlik düzen ya da saygının olmayacağı çok önceden biliniyorken (dinlerin doğrulu kabul edildiği varsayılırsa), tanrının planının ilahi adaletten ibaret gibi düşünmek ne kadar makuldür ki?
Soran9 ayİşte tüm incelik bu, insan planı da ilahi plan tarafından yönetiliyor ancak en başından beri belirlenmiş olan ilahi plan ile insanların kaderi arasında bir paralellik var çünkü onlar da özgür iradeye sahipler ancak bu, sabit ilahi plan üzerinde kayıyor, kelimenin tam anlamıyla farklı değiller, bir sütun olarak bir plan ve çeşitli yollarda kayan bir plan var ve incelikle ilahi plan, yerleşik düzeni yeniden düzene koyuyor ancak insanlık sınanmalıdır, bu nedenle bu düzenleme ilahi bir mantıkta ve yalnızca Yaratıcı tarafından bilinen bir uzay-zamanda gerçekleşir.
Soran9 ayAncak melekler, Yaratıcımızın planının her şeyini görmediler; sadece görünen aşamayı gördüler. Bu yüzden bu sözleri söylerken korkuları ve onaylamaları vardı. Ancak Yaratıcı onlara açıkça "Sen benim bildiklerimi bilmiyorsun" dedi, bu da şu anda ve Adem'in dünyaya gelişinden bu yana olan her şeyi açıklıyor. Görünen ve gerçekleşen, insan gözlemleri ve zaman-mekan, belirli olaylara veya bazen kesin referans noktalarına ihtiyaç duymayan ince ilahi eylemler var.
Bu iki plan arasındaki fark, ilahi planın her zaman birinde ve diğerinde mevcut olması, ancak diğerinin ilahi düzeni asla bozmadan hareket etmesi, ancak her zaman ilahi düzen tarafından düzenlenmesidir. İnsan planında kolektif insan testine izin veren bir özgürlük vardır ancak bu büyük gerçek değişiklikleri getiren şey değildir; insanlığın hapisten çıkması ve ilahi planın ışığına yeniden bağlanması için yerine getirmesi gereken zorlukları getiren şeydir. Bu ışık işaretler gönderir ancak yalnızca insan planından gerçekten kopmayı ve ilahi plana daha iyi bağlanmayı başardığımızda algılanabilir ancak bu bütün bir iştir çünkü kontroldeki insanlar oradadır çünkü biz onlar tarafından test ediliyoruz ve onlar da test ediliyorlar çünkü sahip olmadıkları bir güce ve tahakküme sahip olduklarını düşünüyorlar, bizi sadece çalıştırıp kendilerine karşı savaştırıyorlar.
Soran9 ayİlahi plan yalnızca iyi ve adildir.
İnsan planı hem iyi hem kötüdür, hem adil hem de adaletsizdir. Sabit ve tamamlanmış bir plan değildir. İnsanların kolektif ve bireysel olarak işlerini, güçlü yanlarını, dönüşümlerini, anlamaları gereken dersleri ve bazılarının zaman içinde aktarabileceği bilgiyi görmek için sınandıkları, denemelerle dolu bir kaderdir.
İlahi plan benzersizdir, ancak hem yapısı hem de bizimkine dahil edilmesiyle satranç tahtası şekillenir ve ilerler. Başarısızlık ve matematik bizim boyutumuzdadır ve oyun iki taraf arasında sürekli olarak yenilenir. Her halükarda, insanlar genellikle yersiz gurur duydukları için saygı duyulmaz. Belirli şeylere sahip olduklarında, bazen daha fazlasını isterler ve almaya ve sahip olmaya hakları olduğunu düşündükleri için çalar, alır ve başkalarına karşı adaletsizlikler yaratırlar. İnsan nitelikleri verilmiş olan bilge insanlar, belli bir ışık görür ve güzelliğin olasılığına ve Yaratıcı'nın meleklere "Benim bildiklerimi bilmiyorsunuz" diyerek bahsettiği şeye tanıklık ederler. Ancak çok az kişi, gönderilen ve bu kaotik düzenden kurtuluş yollarını gösteren bilge insanları dinler.
İnsanın derin doğası normalde savaşmak değil, birbirlerine yardım etmek, yaratmak, düşünmek, gelişmek, kendini dönüştürmek ve dönüştürmek, ilahi ve bilge olana bağlanmaktır. Ancak bu kaos, kendilerini üstün sanan ve insanlıkla alay eden görünmez ve kötü güçler tarafından kandırılan küçük bir grup tarafından programlanmıştır. Çünkü kendi çıkarları uğruna, frekansın her zaman düşük kalması ve doğrudan ilahi plana ve onun enerji kaynağına bağlanmasını engellemek için asla yükselmemesi gerekir. Uyanmış ve bilge bir insanın en büyük talihsizliği, tüm bu gerçekleri, kolektif olarak bu ışığa bağlanma olasılığını görmek, ancak çoğunluğun uykuda olduğunu ve yozlaşmış insan plan sistemi denen küçük grubun, bu frekansı sürekli düşük tutmak ve en kötüsünün olmasına izin vermek için manipüle edildiğini görmektir.
Soran9 ayİnsan frekansının çok düşük olduğunu hissetmiyor musunuz?
Dünya yüksek frekanslar gönderiyor olabilir, ama bu insanları besler mi? Elbette hayır, çünkü ilahi olanın her gün doğal olarak yüksek frekanslar gönderdiğini biliyorlar, bu yüzden yüksek frekansların bize ulaşmasını engellemek için göklerde kimyasal izler oluşturdular. Doğal frekansı bozan yapay frekanslar yarattılar, böylece kimse bunlardan faydalanamasın. Doğayı bozdular, yüksek frekans taşıyan her şeyi bozdular ki yaptıklarına direnç veya itiraz olmadan uyulsun.- 9 ay
İfade ettiklerinizden yola çıktığımda belirli zümrelerin insanları kötücül bir yaşamda tutmak için gizli uyguladıkları bir planın olduğuna inanıyorsunuz. Ama bunun alternatifi olarak tanrısal ve daha kudretli bir planın varlığının olduğuna da olan inancınız var ve kazanan plan olacak gibi tanımlıyorsunuz.
Başlangıçta sınırlarını belirgin çizmiş olsanızda düşüncelerin akışıyla beraber birbirleriyle savaşan iki eş gücün planı devredeymiş gibi ifade ediyorsunuz. Yaratılmışların, yaratanın planını (farklı frekanslar yollayarak engellenme konusu) baskılayabileceğinide ifade ediyorsunuz. Bu tanrı tanımının sahip olduğu güce aykırı olsa da insanı tanrıyla mücadele eden eş konuma koyuyor gibisiniz. Bunu bilerek yapmıyorsanız bile ifadelerinizden ( iyi-kötü savaşından ) bu anlaşılıyor. Ayrıca tanrının meleklerine dahi açık etmediği planının birçok detayını ilginç bir şekilde ifade ediyorsunuz.
Belirli siyasi, askeri ya da ekonomik gücü elinde bulunduran kötü niyetli insanların varlığını anlarım. Fakat bu insanların derdinin muğlak olan tanrı figürüyle aşık atmak olduğu kısmına pek sıcak bakmıyorum. Dünyayı yaşanmaz hale getirmelerinin altında kozmik boyutta bir iyi kötü çatışması olduğunu düşünmek manasız.
Evren kaotik bir oluşum. Madde mutlak sıfıra ulaşıp enerji düzlemini yok etmek istiyor. Evrende tüm atomlar mutlak sıfıra ulaştığında herşeyin bir sonu olacak. Bu nedenle her şey yıkıma hizmet ediyor. Yaşam ise maddenin kaostan kaçma isteği gibi duruyor. Bu sebebledir ki kötü insanlar olmasada dünyamızda birçok şey kötü gitmek zorundadır. Bir bardağın kırılmış halden bütün hale dönüşmesini asla göremeyiz (teorik olarak mümkün görünsede). Ama herşeyin bozulmak zorunda olduğunu biliyoruz. En basitinden güneş dahi bizi ısıtır, görmemizi sağlar, besinlerimizi yaratır, ama aslında güneşin böyle bir amacı yoktur. Aslen güneş yoketmek için uğraşır etrafındakileri. Ama biz atmosfer aracılığıyla saldırganlığı hafifletilen güneşe sempatiyle bakarız. Oysa oda kaosa hizmet eder.
- 9 ay
Evreni bu temellerde inşa eden bir tanrı var ise şayet, kötü insanlara gerek kalmıyor ki. Evrenin işleyişinde kötü süreçler var zaten. Ayrıca hayır ve şerin yaratıcın kendisinden olduğuna inanmak zorunlu iken onun planının adil ve iyi olduğunu düşünmek manasızdır.
Bazı insanların kibir ve egolarıyla dünya hegemonyasına oynamak istemeleri evren boyutunda bir oluşumda değersiz bir uğraştır ki. Bu koca oluşumu sırf değersiz bir göktaşında ki birkaç yoldan çıkmış insanla plan yarışına girmek için yaratan tanrıda sorun var bana göre.
Ayrıca tüm bunların dışında daha tanrı, cennet gibi özgürlükler böglesinde yarattığına saygı duymayıp yediği bir tek elma için (metafor görmezden gelnrse) onu cezalandırıyor ise, tanrı cennet gibi bir yerde herkesin saygı duyduğu bir ortak zemini kendi bozuyorsa, biz yaratılmışlar nasıl bunu başarabiliriz ki?
İlk verdiğim cevap hala geçerli benim için. İnsan robotlaştırılıp bireysellikleri türlü yollardan kısıtlanmadığı müddetçe, evrenin işleyişi ve insanın acizane açlığı sebebiyle böyle bir ortak zemin kurulamaz.
Soran9 aySana geri döneceğim ve iki yorumunu okuyacağım
ve karşılığında sana cevap vereceğim.
9 ayHerkesin saygı duyduğu ortak zemin inşaası demek, zeminin tüm fertlerinin aynı şartlarda yaşama devam etmesi demek. Bu mümkün değil dünya varolduğundan beri savaşlar ve çatışmalar olmuş. Sebebi yetersiz şartların yeter hale getirilmesini sağlamak için. Dünyanın ilk savaşı da buğday ve tarım ürünleri için çıkmıştır. Tarım yapanların mahsülleri çalınmış köyleri yağmalanmıştır. Yani o zemin mümkün değil. Ancak cennette olabilir :)
115 Yorumla
Soran9 ayBu konuda söyleyecek çok şeyim var ama konuşmaktan kaçınacağım :)
- 9 ay
Susma! sustukça sıra sana gelecek :)
Adil düzen adaletli refah dağılımı istiyoruz. :)
Soran9 ayBu konu hakkında birkaç başlık açabilirim.
Deşifre edip daha derinlemesine incelememiz gerekecek ama yine de bir gün bu konu hakkında konuşmamız gerektiğini düşünüyorum.
KS'nin bu tür tartışmalar için uygun bir yer olup olmadığını bilmiyorum. Sıra bize geldi, hepimiz kavga ediyoruz :)- 9 ay
KS bu konuları tartışmak için uygun yer değil farkına varmışsınız. Burası iki kelimelik yanıtların verildiği, Erkan yolaçın Evet Hayır yarışmasına itiraz edenlerin her soruya evet hayır dediği, bazılarının da başlarını emme basma tulumba gibi eğip kaldırdığı, goygoyun diz boyu olduğu eğlenceli zamanların geçirildiği bir platform. Yeterli donanım ve kapasiteye sahip insanlar olsa da, Tartışma fikir alışverişlerinde yetersiz kalacağı kanaatindeyim :) Doğrucu davutu kovuyorlar buradan, kavga kaçınılmaz oluyor. :)
Soran9 ayEskiden uzun uzun yazardım :)
Yolda durdum 😁- 9 ay
Yolunuz ne durumda olursa olsun, kaleminiz kuvvetli olsun :)
Soran9 ayGüçlü olmasını isterdim ama site doğru yer olmayabilir.
Bu yüzden özellikle aynı görüşte olan üyelerle fikir alışverişinde bulunmadığım için bundan uzak durmayı tercih ediyorum :)
Birçok eski üyenin ayrıldığı söylendi.- 9 ay
Giden gitsin kalan sağlar bizimdir. Adı üstünde eski üye 😂
Soran9 ay:) Yavaş yavaş dayatılmak istenen dijital para birimi hakkında ne düşünüyorsunuz?
- 9 ay
Sümerlerin gazabına uğrayacaz 😂😂
Soran9 ay:) Mezardan çıkıp bizi dövecekler😂
- 9 ay
İcat ettiğim parayı nasıl yok edersiniz diyecekler 😃 kulaklarımızdan duvara çivileyecekler 😂
Soran9 ayOnlar icat etti ve günümüz insanları onu yok ediyor ve kutsallığını zedeliyor 🤓
Para, takası kolaylaştıran bir araçtı; şimdi bu takas bir anı ve değerli bir yapay zeka olacak 😁. Artık şeylerin değerini, sistemin her şeyin değerini nasıl düzenlemek istediğine göre bileceğiz :) Ne barış ne de bilgelik olacak; sadece çatışma ve hayatta kalma olacak; kimin hak ettiğini yargılamak isteyeceğiz.
Umarım uluslar reddeder. Bu tuzağa düşersek, kemiklerimize kadar batarız. Başlangıçtaki takas sistemine geri dönmek zorunda kalacağız :)
Ve Sümerlerden, evrimi değil, köleliği ve bizi insan yapan şeyin doğasını bozan, özgür ve rasyonel, içgüdü ve vicdanla hareket edebilen, uysal bir otomat gibi değil, teknolojik yanılsamalar karşısındaki pasiflikleri ve önemli gelişmeleri anlayamadıkları için özür dileriz.
Soran9 ayBuna gülüyoruz ama aslında çok dramatik.
- 9 ay
Şeytan dürtüklüyo bazen 😂
Tak yaprağı, al eline mızrağı git brezilya ormanlarında gulugulu gulu yabani kabilelerle yaşa 😂 paranın da ekonominin de diyo yav diyo 😂😂
Yine de uymuyorum şeytana 🥰😃
- Aile & Toplum konusunda 2,1b cevap paylaştı.
9 ayİnsanın olduğu yerde ortak bir zemin hele saygı temelli maalesef mümkün değil.. Hiçbir zaman var olmadı vqr olacaginida sanmam.. Keşke pozitif şeyler yazabilsek ama mümkün değil.. Daha birbirini tanımadan kelime dahi duymadan bakış açısını bilmeden bile insanları sevip sevmeyen ya da tipinine giyinişine göre saygı duyan ya da duymadan ilkel benliklerden çok şey beklemek olur bu :))
10 Yorumla
Yapay Zeka Cevapladı
Saygı duymak, farklılıkları anlamakla başlıyor. Herkesin inançları, değerleri ve yaşam tarzları farklı olsa da insanlık ortak paydamız. Ortak bir zemin bulmak için empati kurmak, önyargısız iletişimde bulunmak ve dinlemek çok önemli. 🌿
Toplumda saygı kültürünü oluşturmanın yolu, öncelikle bireysel düzeyde başlamaktan geçiyor. Kendine nasıl davranılmasını istiyorsan çevrene de öyle davran. Bu tavır kelebek etkisi yaratabilir. İnsanların birbirini anlamaya çalıştığı bir ortamın, çatışmalar yerine ortaklıkları yeşerteceğine inanıyorum. 🌈
Doğru iletişim ve hoşgörü en güçlü araçlarımız. Eğer herkes bir adım atsa, dünya kesinlikle daha güzel bir yer olur! 🌍✨00 Yorumla
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
10Cevap
- Aile & Toplum konusunda 10,3b cevap paylaştı.
9 aySaygı için huzurlu yaşam lazım, huzurlu yaşam için maddiyat kaygısı olmaması lazım, maddiyat kaygısı olmaması için kapitalist sistemin değiştirilmesi lazım, kapitalist sistemin değiştirilmesi için savaş çıkması lazım, savaş çıkması için insanların ayaklanması lazım.
15 Yorumla
Soran9 ayEvet, isyan küresel ve tüm ulusları etkiliyor. Bu gerçeklikten çok uzağız :), dünyanın dengesinin ve adaletinin oluşmasını engelleyen savaşlar dayattık bile.
Kapitalist sistem bir sis perdesi :) Paranın gerçek bir değeri yok, insanların kaderinin bilinçsiz ve doyumsuz bir egemenlik ve güçlü hissetme arzusuyla oynandığı bir satranç tahtasındaki güç oyunları meselesi.
Finansal endişeler aptalca oyunlardan kaynaklanıyor; orkestrasyon hedefleniyor ama bumerang gibi geri dönüyor, bu yüzden aslında bir savaş çıksa bile, kurulan tüm sistem yıkılmalı çünkü yıkıcı bir serbest dolaşım.
Yakında dijital para birimini dayatmak istiyoruz :) Dünyayı kalıcı olarak kontrol altına almak ve köleleştirmek için tek paraşütleri bu.
Yani bir isyan evet, ama alıştığımız gibi bir isyan değil, bilinçli insanlara ve artık sokaklarda değil, sistemin içinde savaşmamız gerektiğini bilen insanlara ihtiyacımız var :)- 9 ay
Dünya üzerinde herkesin refah içinde yaşayacak kadar para var ama dağıtımı adaletsiz.. kapitalist sistem maalesef.
Soran9 ayHayır, artık kapitalist sistem değil :)
Bu, halka karşı bir savaş. Bir elit her şeyi kendisi için istiyor. Gerisi köle olmalı ve sessiz kalmalı :)
Bu dünyada gizli zenginlikler var, bu dünyada gizli yerler var. Sermaye, bu devlete bu savaşta yardım etmek için para veriyoruz demek için bir paravan olarak kullanılıyor, ama gerçekte savaş bahanesiyle ulusları mahvediyorlar ve bu küçük grup tüm bu sermayeyi alıyor. Dolaşan ve izlenebilen paradan bahsediyorum.
Matbaaları var; her gün istedikleri kadar banknot basıyorlar. Altın ve elmas madenlerini kontrol ediyorlar. Her şeye erişimleri var, ama sefalet ve bölünme yaratıyorlar, böylece sistemlerine asla gerçek anlamda girip her şeyi bir iskambil kulesi gibi yıkamayız. Mesele para ve bolluk değil; bunun mümkün olduğunu zaten biliyoruz. Sorunlu olan kontrol ve erişim. Adaletsizlik her alanda var, sadece bilgi ve becerilerin dağıtımında değil, kaderimizi kontrol altına almamıza ve uyanmamıza asla izin vermemek için bazı şeyleri gizliyorlar ve uyduruyorlar.
Soran9 ayBen diyorum ki, paranın ötesinde, bizim bilincimizle ve vicdanımızla oynuyorlar ve en büyük haksızlığı da bu bilinç ve vicdanımızla yaşıyorlar; çünkü sürüyü, kendilerini oyunun efendisi sandıkları mezbaha hapishanesinde tutmak için ellerinden geleni yapıyorlar.
- 9 ay
Bebeğim çok uzun yazıyorsun
Devletin yönetim ve katı kurallarıyla ancak bu oluşabilir insanların kendi haline bırakırsak çok zor.
13 Yorumla
Soran9 ayDevletin bazen biraz da olsa suç ortağı olduğunu gerçekten düşünüyor musunuz? Birçok ülkede saygı ve vatandaşlık kavramlarının buharlaştığı durumlar var.
Şahsen yurtdışında yaşıyorum ve devlet yapması gerekenin tam tersini yapıyor. Hatta insanların, devletin bazen savunduğundan daha medeni kurallara uyduğu izlenimine kapılıyorum. Çünkü 2019'dan beri sosyal ve insani ilişkilerin bozulduğunu hissediyoruz. Artık mesele illa ki katı kurallar değil. İnsanların sanki bilinçsizce hayatta kalmak ve kendilerine bir yer edinmek istercesine birbirlerini ezmeye çalıştıkları izlenimine kapılıyorum. Yaşam kavramında aşırı bir abartı var şu anda, insanlara yaşamanın borçlanılacak bir şey değil, kazanılması gereken bir şey olduğunu anlatmak istiyoruz...
Soran9 aysjsjsjs :)
Aile & Toplum konusunda 446 cevap paylaştı. Para saygının önüne geçti insanlığın önüne geçti, değerler unutuldu saygı ve toplum bu ikisi bu zamanda yan yana gelemeyecek kelimeler
10 Yorumla- Aile & Toplum konusunda 614 cevap paylaştı.
9 ayÖnce bireysel ahlak
Sonra toplumsal ahlak
Bu ikisi gelişmediği sürece hiç bir yere varılamaz10 Yorumla Biliyorlar fakat uygulamıyorlar empati saygı hoş görü kalmadı insanoglu hep bana der
10 YorumlaAile & Toplum konusunda 2,5b cevap paylaştı. Önce saygı kavranımı öğrenmeleri lazım insanların :D
10 Yorumla- Aile & Toplum konusunda 2,1b cevap paylaştı.
9 ayKimsenin kimseye tahammülü yok ki ne saygisi
26 Yorumla
Soran9 ayPeki sizce neden bu noktaya geldik?
- 9 ay
Dr. Zeliha Bürtekin bir konuşması vardı bunun sebebini orada çok iyi anlatıyordu toplumsal yozlaşma ve çöküş bunlar oldukça saygı ve tahammül bitti
Soran9 ayBu yozlaşma programlanmış ve istenmiş, evet.
İnsanların doğal bir sonucu değil; bu yolu diğerlerinden daha fazla hayata geçiren, dayatılan ve yerleşik faktörler kümesidir.
Bazı entelektüellerin isimlerini zikrettiğiniz için teşekkür ederim; insanların içeriğe bakabilmeleri için onları anmak her zaman iyidir.
Sizce bir toplum ne zaman ve nasıl çöker?
Genellikle toplumsal yapı ikincildir. Yaşamımızı, inşa ettiğimiz ve evrimleştiğimiz temel özümüzde buluruz. Peki onlar ne yaptılar?
Evlerde, ailelerde, çiftlerde kaos yarattılar; dış sosyal çevrenin dışında barış içinde yaşamak için alanı ve özgürlüğü daralttılar ve paranın ve temel ihtiyaçların artık bir denge aracı değil, bir kısıtlama aracı olmasını sağladılar.
Okulun artık bir karşılama, sosyalleşme ve öğrenme yeri değil, bir ayrımcılık ve propaganda yeri olmasını sağladılar ve gelişen bir insanı pekiştiren ve tamamlayan bilgiyi aktarmadı. İş dünyası, tatmin edici ve ödüllendirici olmak yerine daha rekabetçi, sömürücü, boğucu ve düşük ücretli. Çalışmak artık keyifli değil, hayatta kalmak için hayati bir zorunluluk haline geldi.
Toplum soğuk ve sert, insanlar şüpheci ve birbirlerini yargılıyor, peki geriye ne kaldı?
Soran9 ayKaçtığımız doğa köşesi bile, şikâyetlerin ve nostaljinin mevcut olduğu, artık normal olmayan şeylere dair düşüncelerin yaygın olduğu bir tefekkür alanına dönüştü.
Kendimizi doğanın enerjisiyle yeniden şarj etmek yerine, içimizdeki acıları ve gözyaşlarını ona geri gönderiyoruz.- 9 ay
Programlandi tabi ki yozlaşma ve çöküş eskiden olan filmler diziler hep aile yapısını yapıcı özellikleri vardı ekmek teknesi mahallenin muhtarları süper baba gbi toplumu birleştirici filmlerdi dizilerdi. Ama şimdiki dizilere baktığımızda bunun tam tersini ayrıştırıcı toplumu birbirinden ayırıcı ondan sonra insanların birbirine karşı düzenbazlıklarını gösteren programlar diziler filmler ortaya çıkmaya başladı. Bu da böyle oldukça tabii ki de yozlaşmanın toplumsal çöküşün toplumsal ahlakın ( cinsellikten bahsetmiyorum) hatta ticaret ahlakının bile çöktüğü bir duruma geldik sabah programları akşam dizileri buna ek olarak da ekonomik durumların bozukluğu insanların psikolojik olarak çok fazla üstünden gelemediği bir duruma evrildi TikTok denen programlar bazı sosyal medyalar amacı dışında kullanıldı iyi yapayım derken kötü oldu ve çöküşte böylelikle daha çok hızlanmaya başladı
Soran9 ayHangi ülkede yaşarsak yaşayalım, vatandaşlar olarak harekete geçip bu tür emirleri kınamak ve karşı koymak bize düşmez mi?
En küçükler en kolay etkilenenler, ancak yetişkinler de bu döngünün bir yerinde sıkışıp kalmış durumda.
Üzücü olan, tek bir şey bile yapamayan pasif, bilinçli bir seyirci haline gelmek. Bizden istedikleri de buydu.
- Aile & Toplum konusunda 1,3b cevap paylaştı.
9 ayBilmiyoruz hocam anlatır mısınız :)
12 Yorumla
Soran9 ayönce bize açıkla :)
- 9 ay
Toprağım ben seni dinliyorum :))
9 ayEmpati yeteneğini geliştirerek
10 YorumlaHiç bilmiyorum
10 YorumlaÖyle bir zemin yok
10 Yorumla
Detaylı bilgi
Bu paylaşımı beğenmene sevindik!
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer 