İftira, insanın en çok kendini anlatmak istediği ama en çok sustuğu yerdir. Çünkü bazen ne söylersen söyle inandıramazsın, göz göre göre masumiyetin çiğnenir, sesin boğazına düğümlenir. En acısı da budur; içinden haykırmak geçerken dışarıya sadece sessizlik kalır. Bir insan kendini anlatma hakkı elinden alındığında, sustuğu için mi daha çok incinir yoksa iftirayla suçlandığı için mi?
İftira bir yalanın yükünü masum bir yüreğe bırakmaksa, en ağır acıyı haklı olduğunu anlatamayan mı taşır?
Kimi ruh hastaları maalesef kendilerini sahte maskeler takarak millete insan ve adam zannettirirler. Haksızlık yaptıkları insanları görmezden gelirler. Ne kadar kaçarlarsa ve gizlenirlerse gizlensinler o gerçeklerin bir gün mutlaka açığa çıkma huyları vardır elbette..
Kesinlikle öyle. İftira, bir yalanın en kirli halidir; en ağır yükü de masum birinin omzuna bırakır. Ama asıl can yakan şey, haklı olduğunu bilip de kendini anlatamamak. Ne söylersen söyle, karşındaki zaten inanmamaya kararlıysa… işte o zaman insan boğulur. Sessiz bir çığlık gibi olur her açıklama, her kelime duvara çarpar. Ve sen, suçsuz olduğunu bilmenin verdiği o çaresizlikle, bir nevi kendi kalbine hapsolursun.
Yani bazen iftiranın kendisi değil, onu temizleyememek daha çok acıtır. İnsan bir yalanın altında ezilmez belki ama sesini duyuramamanın yükü, yavaş yavaş içini tüketir. Haklı olmak yetmez çünkü... bazen anlaşılmak, görülmek ve duyulmak da gerekir. O olmadığı zaman, en sessiz acıyı hep en doğru olan çeker.
Aslında herkes biliyor iki düşmanımın biri arkamdan işler çevirdikleri için öğreniyorlar öbürleri dersen biri şahit oldu olana ve annesine dedi yani aslında bile bile iftira ilk düşmanın annesi gördü hareketi son olayda ama tabiki kızının yanında yani aslında herkes çok güzel oynucak bile bile
Bu tür bir durumda anladığın kadar anlatmak, inandırmak kadar kalbinin sesini duyurmak da bir mücadeledir. İftira seni suçlamakla kalmaz, içindeki hakkaniyet duygusuyla boğuşmana da neden olur. Çoğu zaman susmak, incinmenin en ağır tarafı gibi hissedilir, çünkü kelimeler yetersiz kalır ve sesini duyuramamak tarifsiz bir yalnızlık yaratır.
Ama unutma, haklılığın er geç ortaya çıkma gücü her zaman vardır. Sen masumiyetine tutunduğun sürece, bu yük hafifleyecek; o sessizlik bile bir gün anlam kazanacaktır 🌟. Sessizliğinden gurur duy; o bir direniştir. 🕊️
Evet haklı olduğunu anlatamadığı ya da anlatsa bile anlaşılmamak duygusuyla en ağır yük onundur. Bu davranış biçimini genellikle hassas kalpli insanlar gösterir. Karşısındaki kalbin de günahları nedeniyle kalbinin yükü ağır olacaktır.🦋