İnsanlar neden şeriat/İslam hukuku ister?

Kadınların çalışmasının yasaklandığı, iki kadının şahitliğinin bir erkeğin şahitliğine denk sayılmadığı, erkeklerin dört kadınla evlenebildiği, dinden çıkanların ölümle cezalandırıldığı; bireysel özgürlüklerin bastırıldığı, ifade ve inanç hürriyetinin yasaklandığı ve temel insan haklarının sistematik şekilde ihlal edildiği İslam şeriatı gibi çağ dışı, insanlık onurunu ayaklar altına alan, modern hukuk ve ahlak normlarıyla hiçbir şekilde bağdaşmayan bir sistemin, İran, Pakistan, Endonezya, Suudi Arabistan gibi ülkelerde uygulanıyor olması; bu ülkelerdeki toplumsal yapıların dinî dogmalarla örülmüş otoriter geleneklere teslim edilmiş olmasının bir sonucu olduğu gibi, eğitim eksikliği, halkın temel insan hakları konusunda bilinçsiz bırakılması ve dinî liderlerin halk üzerindeki manipülatif etkilerinin hâlâ güçlü bir şekilde devam ediyor oluşuyla da doğrudan bağlantılıdır; çünkü özgür düşüncenin susturulduğu, eleştirel aklın bastırıldığı, alternatif görüşlerin 'küfür' veya 'irtidat' (dinden çıkmak) gibi yaftalarla cezalandırıldığı ortamlarda, insanlar çoğu zaman gerçek özgürlüğü değil, alıştıkları baskıyı 'kutsal düzen' zannederek şeriat gibi zulüm sistemlerini savunur hale gelmekte, böylece gerçek adaletin, merhametin ve özgürlüğün ancak Mesih İsa’nın öğretilerinde bulunduğunu görememektedirler.

İnsanlar neden şeriat/İslam hukuku ister?
Cevapla