"Taşlara mı döndü kalbin, gelmedin, Aylar geldi geçti, sen gelmez oldun" Var mı Sizin de Beklediğiniz Taş kalpli dediğiniz?

-

Baharın ilk çiçekleri henüz daha yeni açmaya başlamışlar dı, kız yine her zaman ki gibi o otobüs durağın da bekliyordu. Yıllardır aynı gün, aynı saatte... kucağında içi kitap dolu eskimiş solmuş üzerine kendi elleri ile işlediği papatya desenli çantasını sımsıkı sarılmış gibi tutuyordu. Gözlerinde yılların yorgunluğunun göz yaşları ile harmanlanmış lığı vardı adına belki sabır denilen. Otobüsler, taksiler, insan geçip giderdi, önünden saatler geçmişti, o usanmamıştı bu bekleyişten beklemek ona beklediğini hatırlatırdı her seferin de.

Tam yedi yıl önce, “Bahar gelince döneceğim,” demişti giderken.
“İlk çiçek açtığında oradayım demişti. Papatya gibi, sessizce çıkacağım karşına,” demişti.

Böyle sözler vermişti giderken gözlerinin içine bakarak “Sonbaharda söz yüzüğümüzü takarız,” demişti. İnanmıştı hem de çok inanmıştı. Bekleyeceğim seni söz demişti. Önce baharı ayını, sonra da Onu sevdiğini…

Ama ne O; geldi ne de bir haber.

Aylar geçtikçe ondan ki bu umutlu bekleyişin yıkımı çevresindeki insanlar da kızın aklını yitirmiş diye düşündürüyordu.
O her bahar geldiğinde, o duraktan uğurladığı gideni için gelir, diye aylarca bahar geçene kadar gelip beklerdi.
“Bu son baharda gelecek,” derdi.
Her sonbaharda biraz daha az konuşur, daha az gülerdi.

Kızın annesi, bir sabah onun odasında bulduğu eski deftere göz attı. Sevdiğinin yazdığı o son mektup duruyordu:
"Gözüm, gönlüm sendeyken gitmek zor. Ama döneceğim sevdiceğim baharda görüşeceğiz, söz." Altına bir not: “Kapına geleceğim…”

Günlerce aylarca yıllarca sustu kız. Aylar geçti. Kuşlar kondu göçtü, çocuklar büyüdü, mevsimler değişti. Ama O gelmedi. O artık “Sen gelmez oldun” cümlelerini ağırlığıyla yaşıyordu.

Bir bahar sabahı, tanıdıkları kızı durakta oturur halde sessiz ve hareketsiz buldular.
Ellerinde solmuş papatyalar vardı. Başını yaslamıştı durağa, adeta gözleri yolun sonuna durmuş. Tanıdıkları kızın kendinden geçmiş bayılmış herhalde diye zannetmişlerdi. Gözleri açıktı ama...

Elinde ki defterinde; Sen gelmez oldun diye yazılı bir şiir vardı.

Mahalle halkı sessizce onu uğurladı kızı kara toprağa. Kızdan geriye bir tek Defterine yazdığı yazılar kalmış bir de son bir şiir
"Bekledim… Bahar geldi geçti. Kuşlar yuva kurdu. Sen gelmez oldun… Ama ben hep bekledim. Çünkü sevmek, gelmesini değil… beklemeyi göze almakmış."
son arzusunu da yazmış ben ölürsem mezar taşıma
“Yârim, gözlerim yolda, beklerim ama sen gelmez oldun…”

"Taşlara mı döndü kalbin, gelmedin, Aylar geldi geçti, sen gelmez oldun" Var mı Sizin de Beklediğiniz Taş kalpli dediğiniz?
Cevapla