sevgililik süreci ne kadar uzun olursa karşımızda ki kişiyi o kadar iyi mi tanırız?
“40 yıllık eşimi tanımamışım diyenlerin sorunu neydi “?
“40 yıllık eşimi tanımamışım diyenlerin sorunu neydi “?
Sevgiden onemli insana saygı ve uyum olmalı eşine kurabiye almişim çay yap içelim diyen karşılığında kalk sen yap duyarsa o evlilikler yürümez 11 aylık evliyken bu zıt karekterler yüzünden boşananlar gördüm
Sağlıklı bir evlilik için uzun süreli bir sevgililik süreci şart değildir, ancak bazı avantajları olabilir. İlişkinin süresi yerine, ilişkinin niteliği ve çiftlerin birbirini ne kadar iyi tanıdığı daha önemlidir. Uzun Süreli Sevgililiğin Potansiyel Avantajları: Daha İyi Tanıma:Uzun bir süre boyunca birlikte vakit geçirmek, çiftlerin birbirlerini daha iyi tanımalarına olanak tanır. Böylece, birbirlerinin alışkanlıklarını, değerlerini, beklentilerini ve tepkilerini daha iyi anlarlar. Sorun Çözme Becerilerinin Gelişimi:Uzun süreli ilişkilerde, çiftler çeşitli sorunlarla karşılaşır ve bu sorunları birlikte çözme fırsatı bulurlar.
Bu, evlilikte karşılaşabilecekleri sorunlarla başa çıkma becerilerini geliştirir.
Uyum Sağlama:Uzun süreli ilişkiler, çiftlerin birbirlerinin yaşam tarzlarına ve alışkanlıklarına uyum sağlamalarına yardımcı olur.
Bu, evlilikte yaşanabilecek uyum sorunlarını azaltabilir.
✨✨
🌸🌸
Şöyle ben cümleye başlayayım. İstediğin kadar görüş , buluş , tanıdığını düşün. Kimse kendini net olarak göstermez. Hani içi dışı bir deriz ya. Herkes öyle değil. Bu yüzden aynı ortamda bulunmadıkça , yani aynı evin içinde farklı iki insan olursunuz. Ben hiç tanımamışım bile diyebilirsin. Sağlıklı evliliğin temel kuralları vardı. Ve extraları. Önce kişinin kendisi. Yani karakter , davranış , tutum , olgunluk , saygı , sevgi , anlayış vb şeyler kişinin kendinde ne kadar var. Bu önemli. Birde evleneceği insana olan yaklaşımı , tutumu , davranışları kısaca kendinde olanı ona ne kadar yansıtabiliyor. Bence bu önemi. Anlayışlıdır ama ona anlayışlı mı. Düşüncelidir ama ona düşünceli mi. Sevecendir , ama ona karşı yeteri ilgi ve alakalı mı. Eğer ki kendinde olanı ona da yansıtıyorsa o zaman sağlıklı olur. Lakin dediğim gibi önce bu tür saydıklarım muhakkak olmalı.
Eline sağlık çok güzel anlatmışsın
Tabii tecrübe konuşuyor belli msjd
Tecrübe derken aslında alıcı gözle bakmayı kastettim. Sonuçta bu tür şeylerde ciddi düşünmek daha farklı evlenmemiş olsan bile. İnsan daha ayrıntılı düşünür daha fazla tartar eksileri artıları vs
Tabiki. Mesela iyi gözlem yaparım. Evli insanlar da kadınların da erkeklerin de eksi ve artı taraflarını çok net şekilde görebiliyorum. Tabiki buna ilk yakınlarımızdan ve sonra çevremizden görebiliyoruz. Ama yürümeyen ilişkilerin geneli hep birbirlerini tanımamaktan geçiyor aslında. Mesela en basiti ben abim sevgiliyken gördüğüm şeyi söyleyeyim. Abim çalışırdı ama yengemle her Allah’ın günü dışarıdaydı. Yani haftanın 5-6 günü hep dışarıda. Ben abime karışmam. Ama o günlerde şimdiki yaşadıkları sorunu çok önceden görmüştüm. Çevremizdeki yaşantılar bize aslında tecrübe oluyor. Eğer ki bir ilişki de ciddiyet olacaksa istekler beklentiler de ona göre orantılı olmak zorunda. Aynı bu dediğim gibi. Her gün yerine hafta da 1-2 gün bile yeterliydi. Ama her gün olması o kişinin tutumsuz , olgun olmayan , düşüncesiz , sorumsuz vb şeyler taşıdığını gösterir. Bak ufacık bir hareketten karakter analizi.
Yazmaya yeni fırsat buluyorum kusura bakma.
Yürümeyen ilişkilerin genel nedeni bana göre saygısızlık ya.
Tanımamak tamam belki bi sebep olabilir ama saygı olduktan sonra çözülebilir.
Mesela ben bi davranışta bulunucam diyelim ama eşimin bunu nasıl karşılayacağını bilmiyorum.. kızar mı küser mi vs..
burada benim yapmam gereken şey ona karşı açık olup söylemek fikir alışverişi yapmak ben böyle düşünüyorum ama sen nası düşünürsün gibi.
Bu ekstra bi incelik olabilir ama ben o şeyi yaptığımda karşıdakinin hoşuna gitmese bile bunu bana uygun bi dille söylemeli bağırıp çağırmamalı vs.
Sen tabi bunu saygısız bi insandan bekleyemezsin veya saygısız bi insan fikir alışverişi yapmaz bildiğini okur danışmaz
Senin zaten eşine düşünceni veya fikrini açıkça söyleyemiyorsan burada güven yoktur derim. Benim söylemimdeki kasıt da bu. Şimdi insan sevgiliyken bile baktığında her dediğini yapabilen veya seni hep mutlu eden kişi olarak görülebiliyor. İnsan bu yüzden yanılabiliyor. Ben hep derim insan sinirliyken aslını yaşatır. Yani her insan gibi sinirlenebiliriz ama o durumdayken biz kırıcı mıyız döken miyiz yoksa sağ duyulu olma gayretinde miyiz. Zaten saygı mesela sadece büyüğe saygı değildir ki. Seni dinlemesi de saygıdır. Veya sana sorması da saygıdır. Ama saygıdan bir yana hani şu olmalı ya bunu yapar bunu asla yapma diyebilecek kadar iyi tanımalıdır. Sonrasında evlilikten beklenti de önemlidir. Ne gibi beklenti? Bir insana evlilikteki beklentisini sormak onun gayesine ulaşmanı sağlar. Zaten dediğin gibi ;
Evlilikte , fikir sorulmuyorsa , fikir alınmıyorsa , alınan karara saygı duyulmuyorsa , nezaket yoksa ve ne olursa olsun hoşgörü yoksa o evlilikte huzur olmaz.
Şu da var bide; iki tarafında birbirlerinin sınırlarını aşmaması önemli.
mesafe olmalı demek istemiyorum çünkü burada bahsettiğim samimi olmamak değil, sonuçta aynı yastığa baş koyduğun bi insan birbirinizin her haline vakıf olucaksınız ama, konuşma üslubunda bile durması gerektiği yeri bilmeli benc.
Ben bi bayanla konuşuyodum eşinden bahsederken maymun dedi mesela. Ben şok 🫢
Şakayla bile olsa canım gibi bi cümleyi kimse eşi için kullanamamalı, bi tek eş için değil aslında arkadaşta dahil bana göre.
şakasına küfür ediyorlar mesela benim çok değişiğime gidiyo sorun bende mi bilmiyorum ama
Eşin için zaten öyle üslup kullanılmaz. Yanlıştır. Bende en çok şuna önem veriyorum. Mesela çok işittim. Genelde eşinin annesi ile veya babası ile veya ailesi ile tartışan olabiliyor. Haksız da olsa ben senin eşinim deyip desteğini bekliyor. Mesela bana sorarsan Buda yanlış. Doğru neyse yine o doğrudur. Ama eşler de ben doğru da olsam yanlış da olsam ben eşinim diyerek benden yana taraf olmalı düşüncesi ve söylemi de yanlış.
Mesela senin bahsettiğin konuya değineyim. Bir örnek vererek. İnsanların en çok takıldığı tartıştığı konu gelir konusu. Yani iki kişi de çalışıyorsa kadın veya erkeğin fazla para alması konusun da alan kişinin ben daha çok kazanıyorum imasında bulunması Buda sınır aşmaktır mesela.
O dediğin aileyle tartışmada destek bekleme konusunda açıkçası benim eşim ailemle tartışsa ben net onu tutarım haksızda olsa. Haksız olduğu yer sonra yanlız olunduğu bi ara konuşulur, diğer türlü eşimi karşıma almam yani. Akıllı olan her kadında böyle yapar benc.
Aileni karşına al demiyorum ama eşini karşına alma çünkü bi günün sonuna geldiğinde sen kapını kapatıp onunla kalıcaksın. Onunla aranın bozuk olması demek senin huzursuz olman demek. Bu tür meselelerde daha çok ara bulucu olmak en iyisi.
O gelir konusunda da iki kişide çalışıyorsa ben daha fazla alıyorum gibi bi muhabbet çok ayıp geliyor bana.
Ya da kadın çalışmıyorsa erkeğin ondan parasını sakınması..
Çalışmayan bi bayan eşinin ona para vermediğini söylemişti adam sadece alışveriş parası veriyormuş artı bi şey vermiyormuş mesela kadın diyo ki, dışarıya çıktım herhangi bi şey beğendim ama yanımda olmadığı için alamıyorum…
Bu konuşmanın üstünden uzun bi zaman geçti ama o kadar etkilenmişim ki dün gibi aklımda. Baya üzüldüm kadın için.
Birazda korku oldu bende aslında. evlenmeden 5 sene sevgilide kalsan bi insanın senden parasını sakınıp sakınmayacağını bilemezsin ya çalışmazsan başına böyle bi şey gelirse.., düşündürüyo insanı.
ya da evlenmeden önce böyle bi şeyi sorsan ne diyebilirsin ki “ benden paranı sakınır mısın mı” diycen desen karşındaki kişi yanlış anlıycak.
Çok zor gerçekten Allah hayırlı insanlarla karşılaştırsın
Tamam
Aile tartışma konusu şöyle ki , eşin haksızken , kendi kendine trip atarken , veya ortada hiçbir şey yokken kendisi tartışmayı çıkarıyorsa , iyilik görüyor nankörlük ediyorsa , laftan sözden anlamayıp tehdit ediyorsa ve bunlara rağmen sana ailenle görüşmeyeceksin gibi hitapta bulunuyorsa o zaman yanında olmak aileni karşına almaktır. Yani ailen haklı , eşine kötülüğü yoksa , ailen ona karşı iyiyse ama ne yaparsa yapsın hep suçluymuş muamelesi görüyorsa burada işte sorun eş de olur.
Diğer konuda ise. Ben o düşünceyi öğrenmek için işte evlilikte beklentin nedir dşye soruyorum. Veya gelir gider dağılımı nasıl yapılmalı diye. Benim kendi yöntemimde şöyledir. Maaşlar alınır , bir araya getirilir. Burada varsa kira elektrik kısaca zorunlu ihtiyaçlar çıkarılır ayrılır. ( pazar market vb aklına gelen zorunlu ihtiyaçlar ) kalan para ile eşe sorulur bir ihtiyacın var mı. Alacağın edeceğin vb. Buna göre her iki tarafta ihtiyacı olan parayı o kısımdan alır. Eğer ki para kalıyorsa iki seçenek kalır benim düşüncem de. Ya altın yapılır yapılabildiğince , ya faturalar için o para ayrılır diğer ay rahatlamak için ya da o miktarı her ay köşeye koyarak belli aralıklar da yemeğe çıkılır veya beraber geçirilecek aktivite için kullanılır. Benim gelir gider dağılım düşüncem böyle. Ama işte kimi insan bunu yapmaz , kimi insan bunu yapamaz. ( çünkü kazanılan para gider e yetmeyebilir. ) lakin işte burada anlayış , saygı , hoşgörü , mütevazi bir davranışın olduğu görülür. O yüzden bu soruda kişinin adaleti de ortaya çıkar.
Aslında önemli olan senin ortayı bulabilmen.
Eşine gerekli ikazı yaparsın, ailenede alttan almaları gerektiğini söylersin bi tarafın olgun davranabilmesi gerekiyor çünkü.
Diğer türlü ailene dönüp ne diyeceksin “ elinizde olanı ardınıza koymayın o yapıyor sizde yapın” mı diyeceksin denmez.
Bu şekilde bi geçim olmaz ya eşin boşanma davasını açar ya da sen açarsın.
Öyle zaten olmaz. Ama tabiki öyle konular yaşanılmasın ya insanı gerçekten yorar. Bu yüzden hep diyorum ya , merhamet vicdan saygı hoşgörü bu kavramlar insanda olacak ki bu tür olaylar pek yaşanmaz. En kötüsü de o biliyor musun. Arada kalmak. Ve en çokta o arada kalan yıpranıyor.
Aynen yorucu ya çok karışık konularda neyse bu kadar olsun artık
yaş ilerledikçe insan daha zor evlenir diyorlar. Bana nedense evlilik hep sıkıntılı bi süreçmiş gibi geliyor sorumluluk vs. Biraz şeyim yani ımmm önyargılıyım evliliğe karşı ne kadar geç o kadar kârdayım düşüncesindeyim.
Yaş ile pek alakası yok bence. Evlilik sıkıntı değil , sıkıntı olan doğru insanı bulamamak. Geç oldukça da muhakkak sorunları var. Benim kendi açımdan düşüncem eğer ki bu şartlar da ekonomik olarak güçlü olsaydım evlilik düşüncesine niyet ederdim. Ama o tarafta güçsüz olduğum için niyet etmiyorum. İnsan bence niyet etmeli istiyorsa evlenmek. Sonra zaten doğru olan kşi yani gönlüne göre olan kişi doğru vakit ve zaman da karşına çıkıyor. Evliliği sıkıntı haline getiren de biz insanlar kolaylaştıran da. O yüzden diyorum ya geç veya erken değil , önemli olan o yola nasıl biriyle çıktığın.
Doğru insanı bulmak mesele evet..
Hayırlı sahurlar bu arada
😅 Biraz zor kabul ediyorum , imkansız diil ama
Gece gece senin anılar depreşti.
Düşünme ya oldu geçti bitti sonuçta
öylede olsa herkesin karşısına kendi gibi biri çıkar bu biraz olsun içimi rahatlatıyor
Öyle iştee. Ben şimdi biraz uyiyimda sabah erken kalkıp Balıkesir’e gidicem görüşürüz
Sen ne ara uyuyosun nası uyanıyosun anlamadım ben
Hafta sonu evdeyim hem🙄 şu emoji noluyor tamam yani gidiyorum diye üzülüyosunda bu kadar da belli edilmez ki ya🙂↔️
yok artıkk ya sen bi arama motoruna emojilerin anlamlarına bak şaşırma emojisiymiş🤣 alakası yok.
Ben onu genelde Trip atarken kullanıyorum 😌
Her hafta sonu evdeyim arada hafta içide geldiğim oluyor canım nası isterse.
Gizli dosya yürütmekte çok kötüsün bu arada 😌
haha yok artık hiç gülüceğim yoktu 😏 daha nelerrr o kadar yolu senin soluduğun havayı solumak için mi gelicem mümkün diil.
Dua etsinler her gün gelmiyorum diyomuşumda msjsjd annem dört gözle bekliyor zaten eve gelip az iş yapim diye 😂
Utanınca kızarırım doğru ama şu an pembe bile olmadılar 😒
Seferi olsam oruç tutmam filanda işten kaçış yok ya o bi şekilde yapılacak. 😏
Şikayet diil hali arz😏
https://hizliresim.com/b0mw8ug
Bak istemeden veriyorum bir de istesem ne olur 😂 geliyor gelmekte olan 🤣
Daha çok var hedefe
Ben kilo almaktan vazgeçtim
Ben görüldü mü yedim ya
Ramazan bitiminde olmak istediğin kiloya ulaş iradeni takdir edicem cidden ama sen yediğinden filan kısmıyosun sanki nası verildi bu kilolar 😅
Beni vazgeçiren ilerde kilo alırım zaten düşüncesi oldu
🤔 bu emoji de daha çok düşünüyorum emojisi ama yinede sen bilirsin
Ben yalnız 93 lerden düştüm birde 😂 ama şunu gerçekten söylemeliyim ki ben asla yemeyerek kilo vermem 😂 normalde yine deli danalar gibi yemek yerim ama sporda fazlasını yakarak kilo verirdim. Gerçekten de durum bu. Ben spor yapmadan kilo pek vermem vermekte istemem. Ama şu an gerçekten biraz kısıyorum yemeği 😂
burada bi arkadaş var o da zayıflamaya çalışıyomus. Biz bununla konuşurken laf lafı açtı bende dedim bi kaç kilo almaya karar verdim diye.
Sonra neyse yemeğe indik bu benim porsiyonlara bi baktı yemek alırken , aynı miktar olsun dedi.
Ama bana göre çok yani aldığım yemek.
Benim kilo almak için yediğim porsiyonu kız zayıflamak için kullanıyo anlıycan , bu olaydan sonra uğraşmıycam dedim
şu an bende öyle işte 😂 ben kilo alırken 4 tencere yemek yiyordum. Verirken de 2 tencere 😂 tek fark spor yapıyordum çok. İnsandan insana değişir. Mesela senin miden küçültür onun büyük. Veya iştah farkı vardır. Eğer ki kilo almak istiyorsan temiz ve düzenli beslenmek gerek. Ben neden veriyorum veya alıyorum. Düzenli gittiğim için. Mesela orucuz değil mi. İftar da ve sahurda yiyorum. Ondan dolayı kilo veririz veya alırız. Ben dışardan pek bir şey yemem. Genelde hep ev yemeği.
Aslında çok zayıf değilim 53 kilo işte yani tamam zayıf görünüyorum ama çok zayıf görünmüyorum benc.
Görğnüşümden memnunum belki bi kaç kilo alabilirim dedim öyle aslında zorlasam yine alırım ama vazgeötim işte boyumda 1.67 filan ortalama
Ama işte bence nasıl kilo aldığın. Yani temiz almak daha mühim. Oda beslenmekten geçiyor. Mesela dışarıdan yediğin tost döner abur cubur gibi şeylerden alına kilo seni kötü gösterir. Ama ev yemeği ile temiz beslenme ile o zaman daha güzel gösterir. Ben o yüzden spor ile almak veya vermek isterim hep.
58 bi tık şişko geliyo bana kulağa öyle geliyo yani o yüzden bi 55 olayım demiştim. 55 ten yukarı çıkmam ama.
Ben zaten dışarıdan yemeğe karşı bi insanım hijyen açısından vs içim rahat etmiyor. abur cubur gibi bi alışkanlığım yok paketli olduğu için uzak duruyorum nadiren canım isterse alıp yerim ama diğer türlü ev tatlılarında kendimi kısıtlamıyorum canım ne kadar isterse o kadar yerim
Aslında en güzeli. Ben eskiden gerçekten çok abur cubur tatlıdır dönerdir dürümdür vs çok yerdim. 4-5 yıldır abur cubur yemem şu 6 aydır da döner dürüm gibi şeyleri nadiren yemeye başladım. Ya işte hayatın bazı izin vermediği durumlar oldu. İşte psikoloji vs ancak öyle şartlar da yedim bende. Valla ben ev yemeği aşığı birisiyim. Hani dışarıdan pek yemek yiyen birisi değilim. Evde pişen çorbayı dışarıda kebaba değişmem. Annem müsaade etseydi bugün neler bilirdim de bildiğimi de unuttum. Hep araştırıp öğrenmeye ve uygulamaya merakım vardı. Sağolsun unutturdu. Artık belki bir gün öyle imkan olursa hep yeni tarifler öğrenip yapıcam öğrenicem.
2 sene ama bence insan değişiyor aynı evin içine girdikten sonra cok farklı olabiliyor her şey resmen kumar gibi bir şey Allah hayırlı insanlarla karşılaştırsın
Aminn
Cevap
5Cevap
Hayır tanıyamazsın aynı evde yaşamak çok farklı bişey
o mesele senin insan seçebilme yeteneğin ve şansla alakalı.
Uzun iliski heyecani öldürür o eve girmeden karsindaki kisiyi tam olarak taniyamazsin
Hayır değil. Aynı evde yaşamadan birisini tanımak mümkün değil.
5 yıllık eşimi tanıyamıyorum bazen 11 yıl sevgili kaldık
Uzun sevgililige gerek yok bence. En fazla 1 yıl.
Bence eşler bir birine açık olmalı
Şart değil
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?