Uyanıp telefonu elime alır almaz gelen uygulama bildirimleri ile 25 yaşıma girdiğimi öğrendim jxjdn. Bir de 25 yaşında bir kriz yaşanıyor imiş, bu nasıl bir şey? Tecrübesi olanlar help me lütfen..
"25 Yaş Krizi" hakkında tecrübe paylaşabilir misiniz?
selamlar, 25 yaşıma girmiş, ekimde 26 sına girecek bir birey olarak cevap vereyim. öncelikle neredeyse bu yaşıma kadar evliliğe karşı olan bir birey idim. fakat gördüm ki insanlar, özellikle de kendi çevremdeki evlilikten kaçmış olanlar 50-60 yaşlarında bir anlık kararla ve aceleyle yanlış ilişkiler içine girip evlilik için diretirlerken gördüm. yalnız kaldıkları anda bu yalnızlıktan kurtuluş için her şeyi yapmaya çalışıyorlar. yaşım geçmeden çocuğum olsun düşüncelerine kapılıyorlar. yani ben erkek düşmanı, erkeklik taslamaya bayılan 50 yaşındaki teyzemi bile sırf bu sebepten 70-80 kilo vermiş, kadınlık yapmaya çalışırken, erkek peşinde koşarken görünce buna iyice kanaat getirdim. yalnızlığı kaldıramayacaksan hiç o yola girmemek erkence evlenmek gerektiğine kanaat getirdim. yani sonradan o duruma düşüp hatalı kararlar almaktansa erkence bu işleri aradan çıkartmak gerektiğini düşünmeye başladım. kendimde sorguladığım şeyler ise, 21 yaşımda üniversiteye başlamam sebebiyle şu an 25 yaşımda hala öğrenciyim. fakat son 1 yıldır çabalarım sonucunda güzel bir iş sahibi oldum. kendi alanımda kendi sektörümde çalışıyorum. bazı şeyleri sorguluyorum nasıl olacak diye. fena kazanmıyorum. ama bu şekilde de bir yere varamam biliyorum. Türkiye'nin içinde bulunduğu durumdan sonuçlar çıkartıyorum. 2023 sonrasında her şeyin daha farklı olacağını düşünüyorum. harika olmasa da bu kadar da kötü olmayacaktır. hatta seçimlere kadar daha kötü olacağını düşünüyorum. ama o arada bir kızla tanışırsam, bu süreci onunla geçirebilir onu bu dönemlerinde iyi tanıyabilirim diye düşünüyorum. yurt dışı hayallerim vardı. hep tek başıma gitmek istiyordum. çünkü rezillik çekeceğimi biliyordum. fakat bir şeyi fark ettim. hayatım boyunca aslında gördüğüm fakat dikkatimi çekmemiş bir şey bu. ben hep kendimi bir yerlere getirmek için çabaladım durdum. her zaman bunun peşinde oldum. ama geldiğim noktada, çalışan da çalışmayan da aynı noktadaya varmış onu gördüm. ben parasını çar çur edenleri anlamıyordum. ama çar çur etmesen de paran bir şekilde zaten gidiyormuş onu gördüm. saklamayı biriktirmeyi başarsa bile ölüp gittiklerini gördüm. yani hayatta bir şeyleri erteleyip duruyoruz. bunu yaparken de zaman kontrolünü hiçe atıyoruz ve kendimizi sonuna kadar ona veriyoruz. halbuki bir iki saat oyun oynasan, akşamları 1-2 saat dışarda gezsen, bir sevgilin olsa gülüp eğlensen, gündüzleri işinle okulunla sorumluluklarınla meşgul olsan, aslında böyle bir yaşantı da seni hayallerine ulaştırmaya yetiyormuş. neden biliyor musun? çünkü her zaman bir problem çıkıyor. bugün çok iyi bir noktadayım. ama hala problemlerim var. 8k kazanıyorum. neden 15k-20k değil diye düşünüyorum. daha fazlası için çabalıyorum. ama 15k yı kazansam da bu sefer neden 20k değil diye düşünüyor olacağım. ama kendimi tamamen buna vermiş olmama rağmen durum buyken, kendisine sevdiklerine sevdiği şeylere vakit ayıran insanlarda benimle aynı durumda. belki daha iyi durumdalar. öyleyse bir şeye kendini kaptırıp gitmek iyi bir şey değil.. her şey ölçüsünde kararınca güzel. kalan yaşamımda özellikle okul bittikten sonra, hep hayatım boyunca yapmak istediklerimi yapmadığımı daha derin bir şekilde fark edeceğim ve onlar için geç olduğu bir noktada olacağım. bunu düzeltemeyeceğimi zamanı geri alamayacağımı da biliyor olacağım. fakat çocuklarımda bunu düzeltebileceğimi, onların başarılarıyla, benim yapamadıklarımı yaptıklarını gördüğümde kendimi başarılı sayacağımı düşünmeye başladım. yani senin sözüne gelecek olursak, bir farklı varyasyonunu anlatayım bende sana.
“İnsan 16 yaşındayken dünyayı değiştireceğini düşünür. 18 olduğunda düşünceleri sert bir kayaya çarpar. 20 yaşına geldiğinde hiçbir şey değiştiremeyeceğini anlar. 25 yaşında dünyanın onu değiştirdiğini fark eder. Ve insan 25 yaşında ölür, 75 yaşında gömülür.”
elbetteki 25 yaşımda ölmeyeceğim. ama hobi olarak yapmaya devam edeceğim. fakat bu durumu benden sonrakiler için değiştirebilirim. bunun için yaşayacağım. benim 25 yaş krizim de budur. tabi varsa öyle bir şey xD
Doğum günün kutlu olsun. :D 25 yaş krizi diye bir şey yoktur. Sadece hayatın sorumluluklarını daha fazla aldığın için hızlı vakit geçiriyorsun o kadar. :D
Benim henüz bir tecrübem yok.. Benim de 11 Haziran doğum günüm 19 olup 20 yaşımdan gün alacağım. Ben seninkini kutlayamadım belki sen benimkini kutlamak istersin.. Çok özledim be şu an kötü oldum bir ve ağlıyorum ama kötü bir şeyden değil bu ağlama. Özledim seni bu bil.
Nasıl anlatırım bilmiyorum ama bu doğru gerçekten var. 25'i geçtikten sonra yaşlı gibi hissetmeye başladım gençliğim bitmiş gibi sanki. Çocuklaşamıyorum olgun davranmak zorundaymışım gibi baskı var üzerimde. 25 sonrası ölüm gibi.
Teşekkür ederimm ❣️ Ya hayatının en güzel ya da en berbat dönemini yaşayacaksın ve bunun seçimi tamamen senin elinde, seçimlerini güzel yapıp hayatını cennete çevirmen dileğiyle 🌹
bende 25'e 29 mayısta girdim. Geri dönüp baktığımda şu an içinde bulunduğum durumu olgun görmüyorum. Yanlış anlaşılmasın birçok şeyler yaşadım, gördüm, deneyimledim vs. ama henüz kendimi olgun hissetmiyorum. Bir genç diyebilirsiniz misal
Geçen 27 Mayısta 25 yaşıma girdim hâlâ kendimi yetişkin çocuk gibi hissediyorum xd
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Ben her zaman 27'ler kulübüne dahil olup bu diyardan göçerim sanıyordum o yüzden hiç sorun etmedim böyle şeyleri ama gel gör ki 30 yaşındayım ve hala yaşıyorum. Bu da böyle bir anımdır.