1884 yılında dört kişilik bir mürettebat İngiltere’den uzun bir okyanus yolculuğuna yelken açtı. Kısa bir süre sonra gemi, dev dalgalara dayanamayarak battı. 4 kişilik mürettebat, son anda geminin kurtarma filikasına atlamayı başardı. Yanlarında yeterli yiyecek ve içecekleri yoktu. Hayatta kalabilmek için aralarından birini feda etmek zorundalardı. Peki ya siz? Denizin ortasında 4 kişiyle birlikte bir filikadasınız. Yanınızda yeterli miktarda gıda bulunmuyor. Ne yapardınız? Hayatta kalmak için bir başkasını öldürmek, cinayet suçu işlemek için geçerli bir sebep olabilir mi?
Mignonette’nin mürettebatı İngiltere’ye ayak bastığında ülke tam anlamıyla iki kutba ayrıldı. Kamuoyunun büyük bir çoğunluğu denizcilere sempati duyuyordu. Ancak İngiliz yetkililer olayın hukuki ve ahlaki boyutu üzerine gitmeye kararlıydı
Mignonette olayı sonrasında mürettebat usulüne uygun olarak yerel yargıçların önüne çıktı. Brooks diğer denizcilere göre daha hafif yargılanacaktı. Çünkü o, Parker’ın öldürülmesini hiç istememişti. Ancak Dudley ve Stephens, cinayetten yargılanacaktı. Mahkeme salonu dışında, halkın sempatisi güçlü bir şekilde mürettebattan yanaydı. Parker’ın aynı zamanda bir denizci olan en büyük kardeşi Daniel, Dudley ve Stephens’la el sıkışarak onları affettiğini belirtti.
Kasım 1884’te Exeter’de duruşma başladığında, sonucun önceden belirlenmiş olduğu kısa sürede anlaşıldı. Yargıç Baron Huddleston duruşmaya, denizde yaşanan bu olayın neden kanunlara aykırı olduğunu ayrıntılı bir şekilde açıklayarak başladı. Sonuç belliydi. Dudley ve Stephens’in savunma davası hemen geçersiz kabul edildi.
Cinayet ölümcül bir suçtu ve suçlu kabul edilirlerse otomatik olarak idama mahkum edileceklerdi. Ancak cezaları hafifletilirse idam edilmekten kurtarılabilirlerdi. Bu noktada yargıç Huddleston jüriye, davayı daha yüksek bir mahkemeye götürme önerisini sundu. Beş yargıçtan oluşan yüksek mahkeme Dudley ve Stephens’ı ölüme mahkûm etti. Bu sırada İçişleri Bakanlığı olaya sessiz kalmayı tercih etmişti. Fakat halkın tepkisi günden güne büyüyordu. Denizcilerin cezadan tamamen kurtulamayacağı düşünülüyordu. Sonunda, Kraliçe Victoria halkın tepkisine daha fazla kayıtsız kalamadı. Kısa bir süre sonra İçişleri Bakanı cezanın affedildiğini ve suçluların altı ay hapis cezasına çarptırıldığı açıkladı. Bunun üzerine Dudley ve Stephens, Holloway hapishanesine gönderildi. 6 ay sonra özgürlüğüne kavuşan Dudley ve Stephes, halktan izole bir şekilde yaşamaya başlıyorlar. Bir süre sonra Stephens’ın akli dengesini yitirdiği söyleniyor. Mürettebatın üyelerinden Brooks ise uzun yıllar psikolojik sorunlarla uğraşıyor. Dudley ise olaydan sonra her ay Richard Parker’ın kız kardeşine para göndermeye başlıyor. Sonrasında ise vebaya yakalanıp hayata veda ediyor.

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer