Büyürken bize bazı ahlak kuralları, dini kurallar ve toplumsal kurallar öğretildi her ne kadar hepsini yapamasak da bunlara uymaya mecbur bırakıldık kendim elimden geldiğince normal ve kimseye zarari olmayan bir insan gibi yaşamaya çalışıyorum ancak insanların bunu hep manipule ettiğini görüyorum bu duruma hiç alisamadim bu aile de , is yerinde , arkadaş edinme konusunda.. Dönüp kendi kusurlarima bakmaya çalıştım ancak etrafımdaki insanlar o kadar bencil ve düşüncesiz ki herkes menfaatlerine göre hareket ediyor ben onlar gibi olamadığım için iclerinde barinamiyorum. Dolayisiyla bu liste uzar gider berbat bi hayatim yok ama berbata yakın cidden.. gerçekten manipule edilmedigim kiymet gördüğüm bi yerlere gelmek istiyorum.
Maalesef ki böyle bir yer yok. Bulunduğun ortama göre tavırlarını şekillendirmelisin. Benzer düşüncelere sahip olduğun arkadaşlarının yanında tüm samimiyetinle kendin olabilirsin ancak sana zararı dokunacak kişilere karşı belirli bir mesafede durmak zorundasın. İster inan ister inanma; tam olarak istediğin düşüncelere sahip insanların bulunduğu bir yeri asla bulamayacaksın. Eğer bunu şimdi kabullenmezsen ve bu konu hakkında bir şeyleri değiştirmeye çaba göstermezsen, üzülen kişi yine sen olacaksın. Belirtmek isterim ki; sana bencil ve düşüncesiz olman gerektiğini söylemiyorum. Sana demeye çalıştığım; tanımadığın ya da bahsini ettiğin tavırlara sahip insanlara karşı, duygusal ya da ruhsal açıdan zarar görmeyeceğin bir mesafede iletişim kurmalısın. Bu aslında o kadar da zor sayılmaz. Yapman gereken; tüm bu anlattıklarımı gerçekten manalandırabilmek. Eğer söylediklerimin mantığını kavrayabilirsen, benim düşündüğüm gibi düşünebilir, nerede nasıl davranman gerektiğini belirleyebilirsin. Ve umarım bu şekilde de, hayal kırıklıkları ve de hüzünler yaşamayacaksın. Burada meselenin, aslında olmadığın biri gibi davranmak olmadığının altını tekrar çizmek istiyorum. Sadece biraz daha rahat ol. Herhangi birine sürekli iyilik yapma durumunda değilsin. Ne çok ciddi ne çok samimi ne de başka bir şey. Durumu gözlemle ve duruma göre hareket et. Tabii ki bunları yaparken kişiliğinden de ödün verme. Yaptığım tüm bu yorumlar, yalnızca kendini belirttiğin kadarını kapsıyor. Hayatının tam olarak nasıl olduğunu bilmediğimden, nokta atışı yapamamış ya da seni tam olarak anlayamamış olabilirim, belirtmek istedim.
Malesef ki; sevgi ilgi ve değer besleyen, biriktiren önemseyen kıymet bilen insanları her çevreden, her kültürden ya da bazen kendimiz dışında hiç kimseden göremediğimiz zamanlar oluyor. Aslında olumsuzlukları hayatımıza çekiyor değiliz. Yaşadığımız olumsuzlukların gerçekte ne kadar sık tekrar edebildiğini gözlemliyoruz yalnızca. Evet her yerdeler. Önemli olan bu etkinin bizi neden bu kadar ilgilendirdigi ve neden olumsuz hissetmemize sebep olduğu.
Olumsuz örneklerden daha az zarar görmek ve duygusal dünyamızı bu olaylardan koruyabilmek için hissettigimiz içsel yalnızlığa, değer algılarımıza, kendinligimize ve bulundugumuz ortamın koşullarına bakmamız gerekebilir.
Anlamak gerekiyor ki. Herkes kendi hayatını yaşamanın izinde; en kolay yoldan en az çaba ve enerji harcayarak elde edeceği en yüksek fayda ve verimin stratejilerini kurabilmenin peşindedir. Kimi bu süreci yalan, gasp, saldırganlık, menfaat, çıkar, faydacılık sağlayarak elde etmenin, kandırmanın ve kullanmanın yöntemlerinde uzmanlaşarak değerlendirir. Kimi daha uysal, adil ve zorlu yollar benimseyerek yalnız kendisine değil cevresinede fayda sağlabildiği özellikler geliştirir. Ama nasıl olursa olsun hayat o kişiye aittir. Yani o kişiden zarar görmekte, değer elde etmekte kaynağın neden olduğu etkinin doğrudan bir problemi değildir.
İşte bu bizim kimlerle daha sağlıklı kimlerle daha sakıncalı ilişkiler kurabileceğimizi belirlememizi sağlar.
Sevgisi; kendiyle olan barışıklığından, kabullenişlerinden, duygusal dünyası derinliği ve empati yeteneklerinden gelen insanlarla; karşılıklı yakınlığı, sorumluluğu, beraberliği korkusuzca ve her daim paylaşarak gelistirerek çoğaltarak yaşayabilirken,
Sevgiyi; kendi kaygı ve korkularına, psikolojik ihtiyaç ve dertlerine çare olarak gören insanlarla bol bol iç çatışmalarına, tehtit algılarına, alınganlıklarına, kaygı ve korkularına tanıklık etmek olasıdır.
Bir insan en sağlıklı ve en etkili şekilde ilk önce kendisine yardım edebilir. Kendisine destek arayarak, kendine faydalı olmanın sorumluluğunu kazanarak. Kendisine yardım etmeyi, kendisini anlamayi kazarak değisebilir. Kendiyle ilgili isteği olmayan bir insana dışarıdan hiç bir güç fayda edemez. O nedenle istemek önemli. Kendimizle ilgili ne istediğimizi neyi hak ettiğimizi bilmek önemli.
Sevgi dilenilmez. Sevgi vardır. Sevgi ya insanın içinde kendiyle geliştirdiği ve paylaşmaktan korkmadığı bir dünyasıdır. Ya da unutmayı seçtiği, hissetmekten paylasmaktan sakındığı, vermekten korktuğu bir kaygısı. Hangi yolu kendisine hak gördüğünle algılar insan hayatı.
İnsanların duyguları dünyaları hisleri kural tanımaz, kurallarla tanımlanmaz ve her zaman bir kurala uymaz. Hiç bir kuralı olmayan bir arena düşünmek daha net görmeyi sağlayabilir bazen. Bu arenada kim kendisini nasıl gerçekleştirmek istiyorsa bu yönüyle yaşamanın dengelerini kurmayı amaçlar. Kimi kumdan kalaler yapar, kimi bulutlara çıkar.. Önüne taşlar koyan insanlar ise her zaman olabilir. Bazen en büyüklerini seçip üzerine bilerek atanlar da çıkar. Zararlı olmasan dahi kendilerini senden korumaya böyle inandıkları içindir. Üzerine örülen duvarlar arasında hayatta kalmaya çalışmak zordur. İşte böyle ulaşılmaz ve olabildiğince yüksektir her biri bazen. Geçmişin izleri insanin geleceğini nasıl şekillendirecegini de belirler. Kimi bunu hiç aşamaz ve en yükseğini inşa etmeye devam eder. Çabaladığı ölçüde uzmanlaşır ve dünyayı da harap eder. Kimi kendiyle barışır ve bu labirentin dışına en küçük özgürlüğü dahi eline alarak uzaklaşmayı dener. O nedenle korku anlaşılmadıkça duvarlar her yerden yükselecektir. İnsanlar kendi içlerine yolculuklar yapamadıkça, başka dünyalara da köprüler kuramaz ve ortaya çıkardıkları manzarayı bazen hiç bir zaman net göremez.
Kimin ne göreceği bilinmez ama bizim vaktimiz sınırlı. Kendimizi duvarlar içine hapsetmektense, özgürlüğün sevginin yaşamın kaynağında hayatı tüm canlılığı ve mutluluğu ile yaşamayi amaçlamak daha anlamlı.
Değerli bir paylaşım yapmışsın. Bu zorluklar, iyi niyetli , hassas kalpli , ince düşünceli, herkesin ve herşeyin iyiliğini düşünen isteyen insanların hemen hepsinin hayatında olan zorluklar. Bu vasıfları taşımayanların nefsi ve menfii düşünce ve yaklaşımları , buna bağlı olarak iyi niyeti suistimal ediyor olmaları gerçekten çok Zorluklar yaşamamıza sebep oluyor ve iç dünyamızı maalesef çok zaman enkaz içinde bırakıyor. Buna sebep olan insanların , kendi insanlığını unutmuş olmalarını, ruhunun güzelliklerini yansıtmak yerine menfaatlerinin cirkefliklerini yansıtarak , kendilerini bir iyilik muhasebesi altına alamıyor oluşları , başkalarına zorluk çıkarmak veya açık aramak, başkalarının üzerinden geçinmek veya başkalarının üzerine basarak yükseleceğini zannederek hayata devam ediyor olmaları , insanlık utancı olan derin sorumlulukların vebal ve kül haklarının göstergesidir. Bize düşen , sabırla ama boyun eğmeden , devamlı kendi iyilik muhasebemizi yaparak yola devam etmektir. Nedeni ise, bilselerde bilmeselerde kötülükle abad olunmaz er veya geç yaşattıklarının bedelleri karşılarına çıkacaktır kısaca onların bu halde olmaları onlara hiçbir şey kazandırmaz tersine kaybettirir. Peki suistimal edilenler, onlarda iyilik, dürüstlükle sabrı harmanlayarak yola devam edecek ve kazananlar olacaklardır.
Kıymet görebilmek, manipüle dilmemek için kendi değerimizin farkında olmamız şarttır. İÇinziden gelemeyn şeyi birileri istedi diye yapmayın, her yardım istedindiğinde kendi işinizi bırakıp yardıma koşmayın. Dini ve ahlaki değerlerde ilk emir kendinizi koruyun, kendinizi mutlu edin ve kimseye kölelik etmeyin emridir. Değerinizi bilmeuyenle arkadaşlık etmeyin, bir sürü arkadaşınız (yükünüz) olacağına sizinle birlikte yürüyen bir sokak kedisi o arkadaş dediklerinizden daha değerlidir. Çünkü gerçek seven yük olmaz, yükü birlikte omuzlar.
Maalesef toplum olarak Gereksiz kendini bilmez insanları el üstünde tutuyoruz. Yani yalnız olmak en güzel hareket olucaktır senin için Çünkü zaman geçtikçe insanlardan sıkılınıyor Ve kendine kaliteli zaman ayıramazsan sende bu kervana katılıyorsun.
Bütün sorularına cevabım şudur.
Yalnız bırak kendini yalnız kalmak seni en güçlü yapar bir kaç dost o kadar eleme yapacaksın doğru kişileri ayıklayacaksın Ve yanlış olan kişileri hayatından çıkarmak için hiç acımayacaksın İşte ozaman sende rahat edebilirsin.
İster bir iş sahibi ol. İster dört dörtlük bir yaşantın olsun.
İnsanın var olduğu yerde menfaat, yalan, sahtekarlık, fitnelik daima olur.
Bu hayatın yazılı olmayan kurallarından bir tanesidir.
Manipüle edilmemek adına gerekirse çirkefe çirkef olacaksın. Gerekirse menfaatin için yalan söyleyeceksin.
Her şeyden önce, güçlü olacaksın. Bir şiddet tehdidine karşılık verebileceğin gücün olacak. Gerekirse hile yapacaksın. Bir yalana karşılık kontra yalan söyleyeceksin.
Bunları yapmasan da bir biçimde hayatını yürütürsün. Ekstra olarak daha fazla yıpranırsın.
Cunku bilmek acidir, ahlak dedigin hersey bilmekle baslar. Bu anlamda yalnizlik secim degil zorunluluktur, alisamadikca daha da yalnizlasacaksin. Bi secim yapacaksin ya zorunlu yalnizligi sececeksin ya da onlar gibi olacaksin, fakat her sekilde mutsuz olacaksin. Mutsuzluktan mutlu olmaya calisacaksin.
Malesef toplumumuz o şekilde sert mizaca sahip olmayan insanları kolay kullanılabilir olarak görüyorlar. Bu yüzden insanlara nötr yaklaşıp gerektiğinde sert tavır sergiliyorum. Kişisel gelişimime baya önem verdim. YouTube daki videolar çok yardımcı oluyor.
Bunun için düşünce diriliğini korumanla beraber gelişimine önem vermen lazım keza eski kafadan yaşı büyük insanları değiştirmen imkansız bunlar genelde aile çevresinde olanlar oluyor. Sanal dünya da bir dünya oluşturan insanların kurtulmak istedikleri hayatlar da bu şekilde oluyor. Destek alanlar zaten farklı boyutlara geliyorlar... Kopmak lazım aile bağlarının bazılarından başka türlü çok zor...
Davet için tsk Çok umursama o insanları ve hayatı Yoksa hep böyle haksızlıklara ve hayatin kötü yanlarına takılarak kalirsin Hayatın iyi yanlarını gorerek iyimser olmaya çalışarak devam et
Sanırım uzun zamandır böyle açıklayıcı bir soruya rastlamamıştım. Bende ortalama benzer durumlar yaşıyorum. Şimdilik boşverdim, akışına bıraktım. İleride neler değişir kestiremiyorum.
20'li yaşlarımda bir teklif gelmişti, birisine biat edersem, yanlışına doğru dersem çok iyi yerlere geleceğim konusunda. Reddettim. Şu an evet dipte gibiyim ama böyle sahtekar bir dünyada böyle aşağışık insanların arasında ne olursa olsun biz aydınlık tarafız. En azından benim başım dik, alnım açık.
Manupile edilmekten şimdi kurtulabilirsin Kim ne derse desin kim ne anlatırsa anlatsın acele etmekten kaçın İşin önünü arkasını öğrenmeden inanma Sadece dinle ve hep acaba de Az konuş çok dinle emin adım at
bende zamanında bu ruh haline benzer bi halde oldum. ama olgunluk işte. zaman. kendi kendine aştım. sanırım bir bariyer koydum bir nevi. 2 kişilik gibi ya da . birisi insanlara güvenen doğal olan samimi ben. diğeri ise herkes cıkarcı aman tokatlanmayasın diyen temkinli ben. işe yaradımı bilmiyorum benimde hayatım berbata yakın mutlu sayılmam