Nedir kadınların bu erkeklerden çektiği?

Eski çağlardan beri savaşları başlatan ve kan dökenler erkekler oldu. Pazarlarda köle satan, yağmalayan, sömüren de yine erkeklerin kurdukları krallıklardı. (II. Katherina, I. Elizabeth gibi istisnalar hariç)

Orta Çağ Orta Doğu'sunda kadınlara köle gibi davranılıyor ve doğum aracı olarak görülüyordu. Orta Çağ Avrupa'sında kadınların evden dışarıya çıkma lüksü bile pek yoktu. Zira kadınlar, erkeklere şehvet uyandırdığı gerekçesiyle şeytan olarak görülürdü. Orta Çağ'da 50 binden fazla kadın cadı olduğu gerekçesiyle diri diri yakıldı. Pazarlarda mal niyetine alınıp satıldılar devrin her coğrafyasında.

ABD hukukunun etkilendiği John Locke, ''Kadınlar kendilerine yardım etmekten acizdirler.'' der. Aristoteles ise ''Erkekler, zihnin veya aklın doğal timsaliyken; kadınlar, esirler ve barbarlar, tabi olarak aşağı sınıfı teşkil ederler.'' der. Friedrich Hegel ise Kadın eğitilebilir; ancak onlar, daha ileri düzeyde bilim yapamazlar. diyerek kadınların zekâ yönünden erkekten geride olduğunu iddia eder.

Immanuel Kant, Friedrich Nietzsche, Soren Kierkegaard, Auguste Comte ve Arthur Schopenhauer gibi daha birçok filozoflarda kadın düşmanlığı vardır. Üstelik eleştirdikleri toplumlara şekil verenler erkek olmasına rağmen.

Oysa savaş başlatan; kan döken, sömüren, yağmalayan ve katliamlar yapan erkeklerin kurdukları krallıklardaki erkek askerler iken, neden düşmanlık çoğunlukla kadınlara çevrildi?

Yazılacak binlerce madde var. Geçmişe gidip baktığımızda aslında günümüzde kadınların güçlü olma çabalarını daha iyi anlayabiliriz. Hani günümüz cinayet ve tecavüzlerinden yakınıyorsunuz ya, geçmiş çok daha karanlık.
Çok sayıda kadın diri diri yakıldı.
Çok sayıda kadın diri diri yakıldı.
Arthur Schopenhauer
Arthur Schopenhauer
Arthur Schopenhauer
Arthur Schopenhauer
Nedir kadınların bu erkeklerden çektiği?
Cevapla