İnsanoğlu yaşanmışlardan ders almalı ve toplum olarak ilerlerken, aynı yoldan bizden önce geçmiş olanların nerede hata yaptıklarını gözlemlemeli, basit bir dil ile kopyala-yapıştır bir çağdaşlaşma anlayışı yerine, iyi gözlem ve doğru analizlerle, aynı hataları tekrar etmeyecek önlemleri önceden almalıyız. Her ne kadar katılmasam da, bu site de sık sık vurgulanan argo söz, "cinsel açlığın Afrikası olmak" ifadesi ile, yukarıda yazdığım gözlem ve analizleri birleştirdiğimizde, büyük resim göstermektedir ki, toplumumuzda demokrasi ve eşitlik adına yapılacak her medeni yasal düzenleme, daha çok tecavüz ve tacizi beraberinde getirecektir.
İnanıyorum ki, cinsiyeti fark etmeksizin, site üyelerinin %90 oranında aklı belinin altında da olsa, vizyon sahibi, düşünebilen ve düşündüklerinin üstüne bir taşta kendisi koyabilecek, hayata daha ciddi bakabilen üyeler vardır. Dünyada demokrasi ve insan hakları konusunda bizden çok daha ileride olan ülkelerin, tecavüz ve taciz konusunda, dünya şampiyonu olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce, nerede hata yaptılar ve nasıl önlem alınabilir?Görsel kendini anlatıyor.Avrupa cinsiyet eşitliği indeksi.Her 100 Bin kişi için tecavüz sayısı. Türkiye son sıralarda.
Cinsiyet eşitliği, başka bir tehlikeyi mi doğuruyor?
Suçlu televizyon, internet ve medya. Hata herşeyin yayınlanması ve insanların iyi kötü ayırmadan izlemesi. Ben güzel bir ailede büyüdüm. Yalnız büyümeye başlarken tanıdığım tek yabancı olan televizyonda verilen mesaj sürekli şunlardı. baba evi boğar, özgürlük için hadi evi terket. Seni kimse anlayamaz, gerçek dünya dısarıda., sadakat mi o ne? Kime sadık kalacaksin hepsi kötü. cinsellik mi? herşeyle herkesle yaşa.önemli olan zevk. kısaca düse kalka, bata çıka, yanlış yapa yapa doğruyu bulacağımızı ve bulduğumuz şeyin kendimiz olduğunu yerleştiriyordu kafamıza. Peki ya kendimizi bulmak için unuttuklarimız.. Onlar nelerdi? Elimize verilenler harcadıklarımızla karşılaştırınca daha ağır basıyor mu? Devam edelim. Her an mutlaka aldatma, kötülük, yasadışı faaliyetler, nikahsız bebekler, şantaj göre göre depresyonun dibine ben bile girdim izlerken. Ve annem sürekli diziler izler. ayyy aklima geldikçe deliricem ya. neydi onlar? hala korkarım sesini duysam kaçırmazdı. Çok heyecanlı derdi. Ve bugün de hala kahvaltıda Müge Anlı izler. içtiğim çay mı gözyaşı mı ayırt edemem. Diziler yayınlar beni bile bu kadar etkilediyse diğer insanlara neler yapmaz? Kısaca öze döneyim; her insan eşit haklara sahip. Her canlı eşit. Insanları bu kadar kötü ve ahlaksız yapan ise televizyon ve internet yayınları. Özellikle bebeklere saçma sapan çizgi filmleri izletmeyin annler sevseler de.
Ben öyle düşünmüyorum mesela İsveç’te fazla tecavüz taciz olur denir. Eğer gidip görme şansı yakalarsanız biraz fazla garip insanlar olduklarını anlarsınız. Hani bizde merhaba diyorlar diye bir şey ortaya çıktı ya, orada aynı bu kafa var sürekli birilerinin özel alanını işgal ettiğin gerekçesi ile şikayet edilebilme potansiyelin var. Eşim İsveç’te otobüste bir kadının yanına oturdu diye yemediği laf kalmadı polis istedi tabii biz anlam veremedik ama orada bu özel alan işgali olabiliyormuş aynı şekilde Arabistan’ı ele alırsak Arabistan’daki kadınların emniyete ulaşabilme imkanı daha az gerek kültür gerek hukuk. Pratik olarak örnek vermem gerekirse Almanya’da bir kadın olarak yaşa al çok daha kolay benim için ( Almanya’da yaşıyorum). Cinsel özgürlüğüm erkekler kadar var, istediğim kıyafeti çekinmeden giyebiliyorum, gece dışarı çıkabiliyorum parklarda gezebiliyorum tek başıma. Çünkü biliyorum başıma bir şey gelirse beni koruyacak kanunlar var ve ne gariptir ki kimse de sana niye dışarıdasın niye böyle giyindin diye sormaz çünkü sanırım “benim hormonum” var kafası doğulu erkeklerde daha fazla ve başına bir şey gelirsede toplum sana o da öyle giyinmeseymiş demez bunun rahatlığı var. Tabii senin bir erkek olarak bu gibi özgürlüklerin bir kadına neler hissettirdiğini anlaman mümkün değil erkek egemen toplumda bir erkek olarak mutlusun ve bunun değişmesini istemiyorsun. Kısaca medeni olarak adlandırılan toplumlarda hukuka erken ulaşma hakkı ve özgürlüğü var Doğu toplumlarında o kadar kolay değil.
Gerisini de okuman için yazdım şiir değil onlar. herkes benim dediğimi düşünecek diyorsan Niye soruyorsun burada bir tezatlık yok mu? Sana mantıklı bir açıklama yapıyorum sen dar pencerenden bakmaya devam ediyorsun
Bir ülkede ağır cezalar verilmediği sürece insanlar yapmaya devam eder. Bana göre bazı suçlara idam getirilmesi gerek. Bazı insanlar canilik olarak adlandırıyor ancak bir insana taciz eden birisinin benim gözümde yaşamaya hakkı yoktur. Kimse bunu yapacak kadar nefret duyduysa öldürdüğünde veya tecavüz ettiğinde bir odaya tıkıldığı için pişmanlık duymaz. Duyduğunu söylüyorsa yalandır. Ayrıca kadın ve erkek her konuda eşit değildir. Farklılık gösterir ancak genel olarak bakıldığında herkes eşittir. Toplum geri kafalı oldukça ve dilini erkek egemenliği üzerine kurmayı sürdürdükçe taciz ve tecavüz artmaya devam edecek.
Eşit ve özgürlükçü yasal haklar, uygulamada kadını korumaktan uzaklaştırıyor mu? Ya da daha basit bir ifade ile... Gece sokakta özgürce, güven içinde gezen yalnız bir kadını, azgın bir erkeğe kurban mı ediyor?
Erkekler gezebiliyorsa özgürce, kadınlarda gezebilir ÖZGÜRCE, kadınlara çıkmasınlar diyeceklerine erkeklere çıkmayın dense her şey daha kolay olacak ve kadınlar erkeklerin kurbanı olmayacak.
"Erkekler gezebiliyorsa özgürce, kadınlarda gezebilir" ... Evet buna katılıyorum. Ancak bu erkek tarafından kadının zayıf noktası olarak algılanıyor...
soz konusu Turkiye ise kendi kulturel kural deger rol ve statulerinden ve ozunde gercekten roma ve Turk medeniyetini harmanlayan esi benzeri olmayan bir potansiyel var... cinsiyet esitligi sozu zaten zirvaliktir bu ne yazik ki yanlis anlasilir onemli olan edinilmis dogustan gelen statulerle degil.. kendi emek beceri ve zekalariyla kazanilan statuleridir.. toplumlar bu tur bireylerle muasir medeniyet seviyelerine cikar... bir tane ulkenin kanun metinlerini alarak.. maddesinde kadin erkek esittir yazarakla olmaz bu isler.. bu kendini kandirmaktir ki Turkiyeninde son asirda yaptigi budur... caddeler isil isil renkli isikli vitrinleri var ama arka sokaklari harabedagilmis sekilde.. iste Turkiyenin cagdaslik anlayisi bu... sadece boyadan ibaret... kisilerin akademik ve fen endustri teknolojilerini anlatmasi yerine andlar marslarla balon bir duzen... kendi ozgun anayasasini yapamayan cumhuriyet mi olur yahu :D atalar balik bastan kokar demis.. toplumlarin gelismesi bu tur adaletsiz veya hukuk onunde esitsizlikleri ortadan kaldirmasi icin once bireye yatirim yapmasi gerekir.. buna beseri sermaye denir... bir insani cok guzel kiyafetler giydirebilirsiniz.. mercedese de bindirebilirsiniz.. en pahali saraplari viskileride icirebilirsiniz ama bu sizi muasir medeniyet yapmaz... bir toplumun kadin veya erkek olmasi onemli degildir... birey olmayi basarmasi onemlidir... yoksa bu istatistiklerden de gordugumuz gibi hayvandan farksiz olursunuz en pahali metalari tuketirsiniz ama sonuc igrenc bir fotograf verir...
Bazı kadınlar kendi haklarını istemezken İstanbul sözleşmesi ve daha niceleri reddedilirken tacizciler serbest bırakılıp tacizi önleyen kadir şekerci gibi insanlara ceza verilirse biz daha çok ölmeye devam ederiz daha çok taciz edilme daha çok şiddet görmeye daha çok kısıtlamaya devam ederiz bu işin çözümü maaleski idam değil çünkü bu ülkedeki sadece duvarda yazılan adalet kavramı yüzünden eminim ki masumlar idam edilir. Köklü bir değişim lazım bize cumhur başkanı değişmeli ama diğer partilere bakınca çok da fark göremiyorum, aşırı derecede fazla camii var ülkemizde yetmiyormuş gibi en çok gidilen turistik yer Ayasofyayı ibadete açıyorsunuz, kendine zam yapmak yerine yoksullara her ay belirli bir düzeyde para versen ülkenin refahı biraz olsun yükselir. Hapise girmekten korktuğumuz için kendi fikirlerimizi söyleyemiyoruz. Veya hadi ülkenin eğitim sistemini konuşalım mesela edebiyat, Türkçe olmadığı ve Farsça dolu olduğu için anlamadığımız doğan edebiyatı şiirlerini okuyoruz ve bunların hangi türe ait olduklarını öğreniyoruz. Hayatımız boyunca asla kullanmayacağımız bir bilgi, ve bu yüzden de belkide edebiyattan nefret ediyoruz ama bunun yerine ya şöyle bir edebiyat işleseydik, farklı farklı metinleri okuyoruz bu okuduğumuz metinelri analiz ediyoruz bu metinler cinsiyet eşitliği üzerine, sosyal sınıflar, kapitalizm üzerine, kapitalizmin üst sınıftan alt sınıfa kadar herkesi naisk etkilediği üzerine. Güncel meseleleri tartışıyoruz edebiyatı aslında kültürlü bir hale gelebilmek için araç halinde kullanıyoruz başkanların konuşmalarını inceliyoruz insanları ikna etmek için hangi teknikleri kullandıklarını görüyoruz ve bundan sonra her bir konuşma dinlediğimizde bu tekniklere dikkat ederek dinliyoruz ve daha bilinçli oluyoruz daha iyi olmaz mıydı aslında daha yazardım ama parmağım yoruldu bir düşünün yazdıklarımı ayrıca bir parti tutmuyorum çünkü yukarıda dediğim gibi hiçbir partinin iyi olduğuna inanmıyorum bize Joe gibi birisi lazım
Cinsiyet eşitliği ile cinsiyetine göre görev sınıflandırmasını gözden kaçırıyoruz. Tabiki kadın ve erkek insan olarak eşittir. Ancak; kadının ve erkeğin biyolojik istekleri aynı iken, fiziksel yaptırımları farklıdır. Bir kadından hamallık yapmasını isteyemezsiniz çünkü bedensel durumu bunun dışında gelişir. Ancak, yönetici pozoyonunda bu görevi yapabilir. Cinsel açlığın afrikası sözü; tamamen bizi aşağılayan ve medeniyeti cinsel serbestlik sanan beyinsizlerin uydurmasıdır. Ne yazıkki yabancı hayranı eblehler bu aşağılamaya övgü gibi yapışarak söyleyenlerden daha çok dillendirmeye devam ediyorlar. İnsanca yaşamayı ve insana değer vermeyi bilen toplumlarda canlı-cansız her varlık değerlidir ve kendi alanında eşittir. Ben ve sen diye ayrım yapılan her toplum cahildir çünkü ben sana muhtaç iken sende bana muhtaçsın. Bunu göremeyecek kişilere cahilden daha aşağı kelime henüz icat edilmedi.
Bizim sorunuzum "ay onlar medeni"diyip koru kürüne taklit etmeye çalışmak medeniyet dersen kadın erkek eşitliği dersen eski Türklere bakacaksın ilk turklwr kadına nasıl değer verilmesi gerektiğini tüm dünyaya gösterdi üstelik bu ulkerw disinda kadın ve erkeğin eşit görülmediği erkeğin üstün tutulduğu yerlerde işler daha da kotu
Cinsiyet eşitliği bir anlamda kadınların da erkekler gibi kendilerini koruyacağını savunur. Bu yüzden kadınların kendilerini özgüvenli hissetmelerini sağlar. Aslında bu iyi bir durumdur kadınlar açısından. Ama kadınlarımız maalesefe her ülkede olduğu gibi bu ülkede de en çok kötülüğü çekiyorlar. Erkekler vücut yapısı itibariyle daha güçlüdürler kadınlardan. Ancak kadınların bazıları da spora giderek kendilerini geliştiriyorlar. Ama Türk Kanununda Kadın'ın daha fazla korunması gerekir.
Bir yerden kısmak başka bir yersen sorun çıkarmaya neden oluyor. Bu yayınladığın tablo gerçekleri ya sitsada bizim ülkemizde ve bu sitede kendi ülkesini yerden yere vuran herseyde elestirenler bu gerçekleri duymazlar ya da görmezler. Avrupada yaşamayıp orda olan şeylerden bi haber yaşayıp bu ülkede bir olay olduğunda avrupa çok medeni insancıl diyenler var. Güzel konulara değiniyorsun ama bu sitedekiler objektif olmaktan çok uzak kişiler çoğunlukta. Ne yapılabilir hiç birşey yapilamaz
Kapitalizm kötüyse herkese kötü, onu üretenler çarka sürerler herkesi. Tabi birde üstüne mutaassıp-şekilci düşünceler varsa , hastalıklar dışa vutum olur, korku duvarları örülür. Yani her durumda entellekturl birey, düşünen toplum. Norveç ve bazı uzerinr varsayım yurutulenler ayni klasmanda değerlendirilemez. Cinsellik en basit mesele , asil sorunlar çok daha büyük, bizde biraz daha dipte.
Ben bunu anlamıyorum benim mesela iktidarda sevdiğim parti olsaydı herşey beni memnun etseydi yanında da 3-4 kadın fuckbody olsaydı bu iktidarla beraber da işim gül gülistan olsaydı sorgulamazdım. Herşey yolundaysa ve sizin hayatın 3/1 Akparti ile mutlu mesut geçtiyse demokrasi var mi şariat var mi diye sormazdım. Iç ye dua et sik iç ye dua et sik daha ne olsun
Eşitlikten çok aile yapısı, yetişme tarzları gibi bir çok neden var ama şurada birine sor Türkiye en kötüsü lanet olsun buraya diye bin laf edip duruyorlar Avrupa özentinliğinden gerçekleri görmiyolar. Türkiye bir aile kavramı var geleneksel ve dinine göre yetiştiriliyor tabi ki aralarından kötüsü de çıkacak ama çok şükür diğer ülkelerin haline bak bence bu büyük bir etken. Eşitlik konusu değil rahatlık konusunu daha çok.
Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar desek yeridir ki medeniyet hala kadın erkek eşitliğini çözemedi. Kimisi etik ahlakla kimisi epik kültürle çözmeye çalışmakta. Bu sorun ebedıyen bir düzlemde kalacaktır. Unutmayın medyada yeralan herseyin bir kısmı yalandır. Tecavüz sayısı az diye o ülke ahlaki açıdan üstündür diyemeyiz.
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Cinsiyet eşitliği ve taciz/tecavüz tamamen birbiriyle alakasız birbirinden bağımsız konular Saçmalamışsın.
Eşitlik arttıkça kadının kadınların yasal koruma engeli de paralel olarak azalıyor... Kadın özgürlüğü erkek tarafından, zayıf nokta olarak algılanıyor... Yasalar ne kadar adil olursa olsun, ilkel dürtüler kadının bu özgürlüğünü, erkeğin kötüye kullanmasına neden oluyor. Sonuç olarak başa dönüyoruz ve "her kadının korunmaya ihtiyacı vardır" sonucuna ulaşıyoruz..
Hayır... Eşitlik kavramını daha derin incelemeli, kadın onurunu zedelemeyecek ve baskı altına almayacak, ancak bununla birlikte erkek tarafından bunun bir zaafiyet olarak değerlendirilemeyeceği yasaları, kültürümüze uygun olarak geliştirmeliyiz. Hayatı siyah ve ya beyaz olarak değerlendirmemeli, grileri de hesaba katmalıyız. Kendimize özgü medeni hukuk yapmalıyız.
Ahlaksal ve duygusal aşılama yetersizliğinden oluyor bunlar. Başka bir sebebi yok. Ha bana kalırsa da kadın ve erkeklerin fazla yakınlık kurması iyi değil çünkü hoşlantı oluyor aralarında ama tecavüz için aynı şeyi düşünmüyorum.
Çözüm: Taciz, tecavüz olaylarında sucluyu hadım etmektir. Ve bunu aptal, beyni orasında " insan " müsveddelerine izletmektir. Sıkıysa bu olaylar tekrarlasın. Bahse varım 1 hafta gibi kısa bir sürede bile vakalar azalacaktır. Ama işte nerdeeeeeee
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Avustralya ve Yeni Zelanda şaşırttı. :D Keza Kuzey Avrupa ve Okyanusya başı çekiyorrr.