Kadınlarda her daim aşağılık duyguları hakim gelir. Çoğu kadın, toplumun her şeyi erkeğe mübah gördüğünü ama devamlı kadınlara engeller çıkardığını düşünür. Hem erkeklerin sosyal yaşantıdaki her yönden avantajlı durumu -hele de bizim toplumumuzda-, hem bedensel olarak kuvveti, hemde biyolojik sebeplerden ötürü kendisinin tam tersi bir şekilde acıdan uzak bir yaşam geçirmesi erkeğe karşı hissedilen aşağılık duygularını pekiştirir.
Kadının adet görmesi,bakireliğin kaybı, cinsel birleşmede edilgen durumu, hamilelik ve doğum sancıları, akabinde vücudundaki bir canlıdan kopma süreci, ve menopoz onun yaratılış olarakta acı çekmeye meyyal olduğunu, yani onda melankolinin ağır bastığını düşündürtüp, ona güçsüzlük ve eziklik atfetmemize sebep olur. Duygusallık ve gözyaşı daima kadınla özdeştirilir misal.
Erkek ve kadın arasındaki uçurum bu kadar barizken,erkeğin bir şeyleri daha kolay elde edebilmesi söz konusuyken bir kadının başarılı olması için kendine biçilen tüm rollerden sıyrılıp, üstünlüğü kabul edilmesi gereken bir varlık olan erkeklere mi benzetmesi gerekir kendini?
Erkeklerin üstün olması niye kabul edilmesi gereken bir şey peki? Şöyle ki erkeklerin üstün olduğunu feministler kadar vurgulayan kimseler yoktur. Eğer üstünlük feministlerin kadınlara kazandırmaya çalıştırdığı entelektüelite,kariyer, güç,para vs ise erkeklerin üstünlüğü kabul edilmesi gerekilen bir şey olup çıkar karşımıza.Yok eğer bunlar üstünlük değilse siz neyin davasındasınız hala? Yok eğer üstünlük olduğunu kabul ediyorsanız misal kadınlarında en az erkekler kadar zeki olduğunu savunuyorsanız tarihteki liderler, yazarlar, düşünürler, müzisyenler, bilim insanları vs gibi insanlığa faydası dokunmuş,ürün verebilmiş kişilere bakmak yeterli olur. Kadınların erkeklere nazaran başarıszlıklarını ataerkil toplum yapısı ve yetiştirilme tarzına bağlıyorsanız niye şu 21. yüzyılda kadınlara sınırsız özgürlük verilmesine karşın erkekler kadar büyük bir başarı ve atılım gösterilemiyor?
Kadın, ağlamamak, duygularını bir kenara bırakmak, her daim başını dik tutmak, hatta belkide evlenmeyip bir erkeğin himayesi altına girmeyi reddedip, doğurmamaya kadar vardırmalı mı bu direnişi? Kendi cinsiyetine ve doğasına ait tüm bu özellikleri tanımamazlıktan gelip, erkeğin bedenine ve yaşamına özenip bir kadın olarak erkeklerin hayatını yaşama işleminin "feminizm" diye tanımlanması eşine çok az rastlayacağımız türden bir ironi değil mi sizcede?
Sen kalk kadınların erkeklere olan eşitliğini savun. Sonrada tüm dişi niteliklerinden tiksinip, giyiminden konuşmana, karakterinden düşünüş tarzına, eğitiminden zevklerine her şeyini erkek egemen dünyaya uydur. Asıl aşağılamak kadınların erkeklerle eşit olduğunu göstermek için dişiliklerini yok saymak ve bunu iğrenilecek bir şeymiş gibi algılamak değil midir?
Ha birde çocukta yaparım kariyerde kafasındaki ablalar var ki onların benim kastettiğim konuya uyanmış olup falso vermemek için dişiliği benimsediklerini düşünüyorum. Eğer sen erkeklerin karşısında bir kadın olarak kendini 'rakip' görebiliyorsan zaten dişiliğini kaybetmişsindir demektir.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar