Bizler, insanız. Hayatın zorlukları karşısında, kötüleşip, nefret edilecek bir varlık haline gelmemiz dışında hepimiz saf, temiz ve belki de bu gezegendeki en aciz cins olarak doğduk.
Buraya gelirken fikrimiz dahi sorulmadı. Nasıl davranacağımız, nasıl dayanacağımız, nasıl yaşayacağımızı sorgulamak zor oldu. Ne için yaşayacaktık? Ne için ölecektik? Tüm bu sorular fazlasıyla kafa karıştırıcı oldu bizim için. Bu soruların cevaplarını bir türlü bulamayan insanlar saf, temiz kalplerini yitirdi.
Bu evrende tek sahip olduğumuz şey birbirimiziz. Bize, bizden başka yardım edecek, sorunlarımızı anlayacak birisi yok.
Birbirimizi eğiten, birbirimizi destekleyen, birbirimizi seven yine biz olmalıyız. Çünkü dünya zor, yaşamak zor. Tüm bu hüzne karşın delirmemek için birbirimize ihtiyacımız var. Birbirimizin fikirlerine ihtiyacımız var. Ve herkesin farklı düşünceleri var ki bu mükemmel bir şey. Bir çok farklı düşünceyi mikslersek ortaya harika şeyler çıkacağına eminim. Fakat bizler, daha çok kendi düşüncemizi takip etmeyi seçiyoruz. At gözlüklerini takıp, fikir ayrılıklarını kabul etmiyoruz.
Fikir ayrılıkları bizi birbirimizden ayırmasın. Çünkü burada, bizim bizden başka hiçbir şeyimiz yok.
Birbirimizi dinleyelim, birbirimizi sevelim ve bu sınavı en güzel biçimde verelim. Yaşadığımız yüzyıl, sınavdan başka bir şey olamaz çünkü. Birbirimize sahip çıkalım, koruyalım. Yaşamak için yaşayalım. Birbirimiz için yaşayalım.
Güzel bir başlık olmuş, Dünya üzerinde en fazla fikir ayrılığı ve görüşün olduğu bir ülkede yaşadığımız gözönünde bulundurulursa, bu konuda herkesin düşüncelerini açıkça burada tartışmasının faydalı olacağı kanaatindeyim. Herkesi kucaklayacak ve ortak paydalarda buluşturacak mevzularla başlamalı, sanat, müzik, bilim, dürüstlük gibi...