Düşen Reytingler Beni Mutlu Ediyor

Teknolojinin bizden götürdüklerini düşündüm. Çocukluğumda, genç kızlığımda yaşadığım dönem ile şimdileri değerlendirdim de, teknoloji bize yaramadı be..

Çocukluğumda sokakta oyun oynayamadığım geldi aklıma, komşularımızın ekmek, yumurta gibi kıvır zıvır ihtiyaçları yüzünden bölünen oyunlarımız vardı, bahçesinde dut, dalında incirleri sarkan ağaçlarına daldığımız Pakize Teyze'mizin kızmaları, acıktığımızda her evin mutfağında salçalı ekmek bir bardak soğuk su hakkımız vardı bizim..

Şimdilerde çocuk olmak avmelerin oyun alanlarıyla, internette bebek giydirmek ancak.
Düşen Reytingler Beni Mutlu Ediyor

Sosyal ağımız whatsapp grubumuz akşam oturmalarıydı, ne olmuş ne bitmiş kimin ne ihtiyacı hal olmuş ya da artmış gündemde neler olmuş yüz yüze konuşulurdu. İnsanlar birbirlerini görmeye giderken evin şekli, koltuğu, perdesi mühim değildi. Akşam yemekleri tıka basa yenilse de ev sahibi asla ikna olmazdı misafirin tokluğuna, çay içilmeden dedikodu, meyve yenilmeden son bulmazdı gece. Şimdi milyonların önünde koltuklar, tabaklar bütçeler konuşulur oldu.

Kendini tanımak için astrolojiden medet umanlar, tüm dünya onları tanısın istiyorlar yazık..

Mahremiyet diye bir şey vardı, şimdi sadece siyasilerin, parti içi meselelerini anlatan cümlelerde kullanılan alelade bir söz oldu, ucuzlaştı.

Edepli kız olmak efendi adam olmak diye büyütüldük biz, insanın vakuru makbul, naifi yeğdi her zaman. Şimdilerde edepsizlik popülerlik nedeni iken, ağır olmak kaba olmak sanılır oldu.
Düşen Reytingler Beni Mutlu Ediyor

Bir dizi vardı Yalan Rüzgarı rahmetli annem ve babam da izlerdi, her akşam yayınlanan tek izlenen yabancı diziydi sanırım. Sonra bizim dizi sektörü çıldırdı, tek başarılı olduğumuz sektör de sanırım bu oldu, ihracatı bile yapmaya başlandı. Ne var ki çok olan mal ucuz olur her zaman ve bu da ucuzlaştı. bir bilgiyi öğrenmek adına izleyici aptal yerine koymaya başlayan senaristler yazdı, yönetmenler çekti, kanallar sundu, annesi ile tanışan kız iki sezon boyunca o tek bir cümleyi duymadı bir türlü:)

Artık televizyon izlemek beni mutsuz etmeye başladı, reklamların alt metni değersiz oluşum bu arabaya binersen, şu evde oturursan, şu markayı kullanırsan değerlisin demesi sinirlerimi bozuyor, başında heyecan duyduğum dizi ufacık bir detay için beni haftalarca esir alabilip aptal olduğumu hissetmemi istiyor, saçma sapan konuşmaktan bile aciz insanların çıkıp başkalarının üstüne basarak bir yerlerde olduğunu anlatmaya çalışması zavallılıklarına üzülmeme neden oluyor.

Tüm bu dayatmaları tek gören ben değilim elbette ama bir büyük kısım var ki bunlarla zamanını öldürürken, mutlu olmayı başarıyor..

Ne kadar basit, sıradan senden benden insanlar o aptal kutunun içinde değil mi? ne kadar çok ünlü, ne kadar çok popüler, ne kadar çok bayağı olduk biz? Tüm bunları neden yazdım bilmiyorum, sizde neden okuduğunuzun farkında değilsiniz bence:) Ama neyi fark ettim biliyor musunuz?

O salçalı Ekmeği özledim ben :)

Keşke burada ki genç arkadaşlar onun tadını öğrenebilseydi :)

Saygılarımla

Payidar

Düşen Reytingler Beni Mutlu Ediyor
Cevapla