Hayvanlarla Mukayese Edileceğimiz Bir Zamanda Yaşıyoruz

İçinde bulunduğumuz durum o kadar vahim bir hâle gelmiş ki; hırsızlıktan tecavüze, tacizden sübyancılığa, cinayetlerden intihara, hanım dövmekten canlı canlı yakmaya kadar her türlü pisliği yaşamamız birçok insanın güvenini sarsmış durumda.

Hayvanlarla Mukayese Edileceğimiz Bir Zamanda Yaşıyoruz

Siz de fark ettiniz mi bilmiyorum ama özellikle son zamanlarda yaygınlaşan insanlara yönelik olan nefretin kapak fotoğrafları hâline gelmesi toplumsal yönden ne kadar acınılacak bir hâlde olduğumuzun somutsal delilidir. Ki son zamanlarda hayvanlara olan sevgi arttı. İnsanların katilleşmeye başlaması güven duygularını zedelemeye başladı. ''Bu devirde babana bile güvenmeyeceksin.'' sözü, ''Ne kadar çok insanla tanışırsam hayvanları daha çok sevmeye başlıyorum.'' atasözü ve daha binlercesi köşe yazılarında ve profillerde yerini aldı. Madem bu duruma düştük, o hâlde örnek alacağımız birileri olsun.

Erkek bir bekçi köpeği, saldırgan bir dişi kurda saldırmaz.

Hayvanlarla Mukayese Edileceğimiz Bir Zamanda Yaşıyoruz

Özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde bekçilik için tutulan Kangal köpeklerinin birincil görevi sürüyü dış tehlikelerden korumaktır. Eğer sürüye bir kurt yaklaşıp koyunları boğmaya kalkarsa Kangal köpekleri, kurdu etkisiz hâle getirir, yani kurdu boğar; çünkü onların görevi sürüyü korumaktır. Fakat sürüye dişi bir kurt yaklaşırsa kangal köpekleri kurdu boğmuyor, peşinden koşup sürüden uzaklaştırmaya çalışıyor. Bunun sebebi Kangal köpeğinin dişi kurda karşı duyduğu merhamet duygusudur. Ki bu sadece köpeklerde değil, birçok hayvanda vardır. Köpek balıkları bile insanlardan erkeklere saldırır. Öyle ki %90'ı erkeklere saldırmıştır. Penguenlerden fok balıklarına kadar birçok hayvan dişiyi dış tehlikelerden koruma görevinde bulunmakta. Kadına artan tecavüzün, şiddetin kısaca bir başlık altında değerlendirmek gerekirse ''iğrençliğin'' hayvanlarda bulunmaması değil onlarla mukayese edilmek, onlardan daha aciz olduğumuzun bir göstergesidir.

Kargalar kadir kıymet bilirler; birbirlerinin arkasını kollarlar.

Hayvanlarla Mukayese Edileceğimiz Bir Zamanda Yaşıyoruz

Kargalar hayvanlar aleminde şempanze ve yunuslardan sonra bilinen en zeki hayvanlardır. O kadar zeki ve kurnazdırlar ki, Oxford Üniversitesi'nde yapılan deneylerde, kargaların ince tüpün içerisinde bulunan yiyeceği alamaması üzerine ince teli gagalarıyla kanca hâline getirip tüpün içerisindeki yiyeceği çıkardıkları gözlemlenmiştir. Ağaçlardan aldıkları kabuklu meyveleri özellikle de cevizi gagaları ile kıramamaları durumunda, bu kabuklu meyveleri, trafiğin işlek olduğu yollara bırakıp arabanın üzerinden geçmesini beklemektedirler. Bu sayede kırılan kabuklu meyveyi rahatça yiyebilmektedirler.

Hadi herkes zeki ve uyanık olmak zorunda değil. Ama kargalar birbirlerine karşı o kadar yakındır ki, bir karga bir insan tarafından zor durumda bırakılırsa diğer kargalar onun yanından asla ayrılmaz. Grup içerisinde dayanışma vardır, birbirlerinin arkasını kollarlar. Kurnaz planlar yaparlar ve gruplara ayrılırlar. İki karga leşi yiyen hayvanı oyalar, diğer iki karga ise leşi çalar. En sonunda bu yiyeceği pay edip yerler. Onlar için sadece birbirlerinin sırtını korumak değil, paylaşmak da çok önemli bir kural.

Bir köpek, bir insandan bin kat daha vicdanlı çıkabilir.

Hayvanlarla Mukayese Edileceğimiz Bir Zamanda Yaşıyoruz

Bangkok'ta bir bebek, daha kordonu kesilmeden çöp kutusuna atılır. Başıboş bir köpek o bebeği ağzıyla çöp kutusundan çıkarır ve bir evin kapısının önüne koyar. Kapı açılana kadar da kapı önünde havlamaya devam eder.

Ve o köpek kahraman ilan edilir.

Hayvanlarla Mukayese Edileceğimiz Bir Zamanda Yaşıyoruz

Köpeğin bu hareketi ''kahraman'' ilan edilmesine neden olur. Şayet o köpek o bebeği çıkarmasaydı ne olurdu ? Bebek çöp yığınlarının arasında ezilirdi. Ya mikroptan ölürdü ya da susuzluktan. Şimdi bu köpekteki merhamet, o bebeği doğuran sözde annede var mı sizce ?

Bunlar Türkiye'de olmuyor mu sanıyorsunuz ?

Hayvanlarla Mukayese Edileceğimiz Bir Zamanda Yaşıyoruz

Mersin'de istenmeyen bir bebek için ormanın çöplük bölgesine atılan bir melek. Orada bebeğin koku ve mikrobun arasında; susuz, aç, ilgisiz bir şekilde can vermesi vicdanın kalmadığının bir göstergesidir. Artık cami avlusuna bile terk etmiyorlar, direkt çöpe atıyorlar.

Bir filin yavrusuna dokunursanız kıyameti koparır.

Hayvanlarla Mukayese Edileceğimiz Bir Zamanda Yaşıyoruz

Filler, yavrularına en düşkün hayvanlardandır. Yavruları için hayatlarını verirler. Bir yırtıcı hayvan yavrusuna yaklaştığı zaman kıyameti koparır. Belgesellerde çok kez denk geldim, yavrularına fillerden başka hangi hayvan yaklaşırsa diyaframdan gelen bir sesle ortalığı galeyana getirirler. Ki zaten kobra hariç bütün hayvanlarda var bu. Kobra, yumurtayı bıraktıktan sonra yavrusunu terk eder. Sebebi onu öldürmek istememesidir. Çünkü kobraların elinde olmayan bir davranış bu. Yavrusuna zarar vermemek hatta onu öldürmemek için terk eder. Elinde olmayan bir nedenden ötürü zamanında doğru bir karar almış olur. Bütün canlılar yavrularının iyiliğini düşünür.

Ama bazı canlılar hariç.

Hayvanlarla Mukayese Edileceğimiz Bir Zamanda Yaşıyoruz

Maalesef birçok anne çocuklarına gereksiz yere şiddet gösteriyor. Bunun örneği daha çok. Evladına küfür edenler, işkence edenler var. Şimdi bunların şefkat duygusu hayvanlar kadar var mı ?

Bir köpeğin, bir kedinin veya herhangi bir başka hayvanın dostluğunu kazanmak sessiz yaşanan bir ayin gibidir; onların bakışlarında gizli olan cevaplara insan ancak bu şekilde ulaşabilir ve eğer bu hayvanların sahip olduklarına sahip değilseniz kendinizi sorgulamayı deneyin.

Hayvanlarla Mukayese Edileceğimiz Bir Zamanda Yaşıyoruz
Cevapla