Bu Amber ve Shocks'un hikayesi. Amber dilsiz bir kız, Shocks ise boğazına ip bağlanmış vaziyette bulunan, deri lezyonları olan bir eşek.
Amber prematüre doğdu, tabi ki zorluklarla.
O minnacık hayatı kurtarılsın diye ameliyata girdi. Kurtarıldı evet, ama aynı zamanda ses tellerini de kestiler. Ve Amber sessizliğe mahkum oldu.
Bu kadar da değil, Amber'de serebral palsi hastalığı vardı.
Serebral palsi, beynin bir bölgesindeki hasar nedeniyle ortaya çıkan kas kontrol yetersizliğini anlatan bir terim. Hastalık olarak geçmiyor, çünkü tedavisi de yok. Sadece semptomları azaltılabiliyor. Genelde hareket kabiliyetini etkiliyor bu.
Ama o artık daha mutluydu, çünkü Shocks ile tanışmıştı.
Annesi onların hemen bağ kurduklarını söylemiş. Birbirlerine çok nazik davranıyorlarmış.
Amber biraz daha güçlendi, sağlığı daha iyiye gitti.
Bu eşek onun terapisi olmuştu. Sağlığı her gün daha da güçlendi, hareketleri daha iyi olmaya başladı.
Amber'in bir ameliyata daha girmesi gerekiyordu, belki de konuşabilecekti artık.
Ve evet, konuştu! Zorlu bir ameliyat geçirdi, ama bunu atlattı.
O minik ağzından çıkan ilk kelimeler ise insanı duygulandırmaya yeterdi. Amber ilk olarak "seni seviyorum Shocky" dedi!
Senelerdir konuşmamış bir çocuğun ilk kelimelerinin bunlar olması, sizce de çok duygusal değil mi?
Amber artık okullu oldu, ama en yakın dostunu unutmuyor.
Ailesi bununla ilgili bir kitap bile yazmışlar. Amber ise bunu dostuna göstermeyi unutmamış.
Ne dersiniz? İnsan kendi türünden göremediği iyiliği hayvandan mı görüyor?
Zorluklara Yenilmeyip Birbirlerini İyileştiren İki Dostun Hikayesi Amber ve Shocks!
En İyi Cevaplar