Dünyadaki ülkelere göre sınıfta kaldığımız bir konu bu. Çok iyi insanlar var olmasına rağmen onların bin katı kötü insanlar da var. Bunu Leyla'nın hikayesi ile anlatacağım.
Leyla Mardin'de yaşayan yavru bir köpekti. Oranın bir kesiminden aldığı sert ve ağır darbeler sonucu ömür boyu felç kalacak.
O şekilde bir başka ile arkadaşı ile barınağa gitti. Bir süre o şekilde yaşadılar. Çok fazla zayıflamışlardı ve hastaydılar.
Yemek sayısı çok azdı ve onlar sağlam köpekler yüzünden çok yemek yiyemiyorlardı. Ardından onlar için iyi günler başladı. Barınakta onları bazı hayvan sever kişiler fark etti. Hemen nakil yapılarak İstanbul'a gittiler. Orada tedaviler başlandı. İkisi de kanlı ishal olmuşlardı.
Barınakta bir isimleri bile yokken koyu renkli olana Peri, açık renkli olana Leyla dendi.
Ancak ne yazık ki Peri daha fazla dayanamadı. Hastalığı onu melek yapmıştı. Onu sahiplenen kişinin söylediği cümle ise "onu ilk gördüğümde olan bakışlarını hiç unutamıyorum” demişti. Peri'yi özlüyorlardı.
Ardından Leyla'ya biraz daha fazla yoğunlaşıldı.
Küçük Leyla için yurt dışından yürüteç getirildi. Git gide kilo aldı ve sağlığı yerine geldi. Ardından geçici evine koyuldu.
Şu an ömürlük evini aramakta.
İnsanlar bu konuda daha da bilinçlenmeli. Hayvan öldürmek suç olmalı. Vurmaya bile korkmalı insanlar. Lütfen etrafınızdaki canlılara sahip çıkın. Belki de hayattaki en büyük sınavınız odur.
Türkiye Sınıfta Kaldı: Hayvanlara Ne Kadar Önem Veriliyor?
Ülkemizde hayvan haklarını savunacak bir ceza yasası bile yok. Bir tuvalete bağlanıp aylarca 3 tane p*ç tarafında sırayla tecavüz edilen köpeğin canı karşılığında toplamda 300 lira para cezası verildi.
Hangi hak yahu.. Bizde ki hayvan sevgisi dönerden, kepabtan geçiyor.. Emeğe saygı
İleri dediğimiz ülkelere gittiyseniz pek sokak hayvanı görmezsiniz. Kökü kurutulmuş gibidir. Haliyle zor durumda hayvan sayısı çok azdır ya da yoktur. Bu onları gelişmiş yapıyorsa ben sokaktaki köpeği sevip beslerken mutluyum bana geri demelerinde sakınca yok. Zorda olan hayvanlara yardım edilmiyor ama bu bir gerçek. Bir kenarda ölsün ya da birisi belediyeye söylesin birileri bir şey yapsın diye bekliyoruz. (Gerçi her konuda hep birileri bir şey yapsın diye bekliyoruz o ayrı)
Amerika, Almanya, Fransa çocukluğumdan beri sürekli ailemle gitmek zorunda olduğum yerler. Amerika da caddede geyik geziyor insanlar kalkıp hodo oldorolom demiyorlar. Bizim ülkede Üsküdar'da kediye ev yapılıyor adam ortalığı ayağa kaldırıyor. Kültür farkı mi dersin din mi bilemem ama orada hayvanlar öldürülmüyor. Aksine her evde bir hayvan var.
Ülkemizde hayvanlar tecavüze uğrayacak kadar güzel, çekici ve kıymetlidirler. O yüzden bir çok sapık vatandaşımız değer verir onlara. Ayrıca bir çok hayvan insanların yaptığı şeyleri yapmadığı için kıskanılır. :-D
En İyi Cevaplar