Atatürk ve Din Siyasi Çatışma Süreci İçerisinde Araç Niyetine Kullanılıyor

Bunu hayal kırıklığı içerisinde yazıyorum. Utanma sebebim yaşadığım toplumda bu kadar kör insanın bir arada olmasıdır. O kadar çok vurdumduymaz bir toplum olmuşuz ki her an Atatürk ve din altında kandırılabilirmişiz gibi.

Bir insan neden Atatürk'e saygı duymalı ?
Atatürk ve Din Siyasi Çatışma Süreci İçerisinde Araç Niyetine Kullanılıyor

Bu konu buraya sığmaz; lakin kin besleyenler için ufak bir hatırlatma yapacağım. Bazıları ''Sanki Atatürk ülkeyi tek başına kurtardı.'' diyor. Tarihte geçmişe dön ve bak ! Hangi lider tek başına zafer kazandı ? Fatih Konstantiniyye surlarını tek başına mı aştı ? Yavuz tek başına mı Sina Çölü'nü aştı ? Alparslan Malazgirt Savaşı'nı tek başına mı kazandı ? Ankara'da fillerin hepsini Timur mu idare etti ?

Atatürk İstanbul hükûmetine karşı çıkmasaydı işler bu kadar kolay olmayacaktı. Atatürk Sevr'e karşı çıkmasaydı bugün Ankara ve çevresinde başka ülkelerin mandası altında yaşıyor olurduk. Dışarıda duyduğunuz o ezan sesi çan sesi olacaktı. Doğu Karadeniz'den Van'ın güneyine kadarki bölge Ermenilerin, İzmir ve çevresi Yunanlıların, Adana ve çevresi Fransızların, Konya ve Kütahya da dahil Akdeniz Bölgesi'nin batısı İtalyanların elinde olacaktı. Bu ülkelerin çoğunluktaki dini inancı Hristiyan. Zaten araştırmayıp aileden kalan değer yargılarıyla hareket eden bir millet olduğumuz için dininiz de Hristiyan olacaktı. Bu sadece bir kısmı. Atatürk sizin bu kulvarda yer almamanız için mücadele etti. Sevmiyor olabilirsiniz ama en azından saygınız olsun.

Atatürk'e yapılabilecek en büyük saygısızlık hakaret etmek değil, siyasi çatışmada çıkar olarak kullanmaktır.

Din tarihte birçok toplum tarafından araç niyetine kullanılmıştır.

Atatürk ve Din Siyasi Çatışma Süreci İçerisinde Araç Niyetine Kullanılıyor

Firavunların, Tanrı Horos'un yeryüzündeki simgesi ve güneş tanrısı Ra'nın oğlu olarak kendisini kabul ettirmeye çalışması halkı üzerindeki yaptırım gücünü artırmaya yöneliktir. Eski Türklerde ve Osmanlı'da da yönetme hakkının kendisine Allah tarafından verildiği inancı hükümdarların siyasi otoritesini korumasıyla ifade edilir. Özellikle mutlak monarşi ile yönetilen devletlerde buna benzer faaliyetlere girilmesi tamamen devlet yöneticilerinin otoritesini sağlama almak istemesi yönündedir. Günümüzde de kimi toplumlarda siyasi liderlerin dine vurgu yaparak kendi eylemlerinin doğru ve adil olduğu imasında bulunduğu görülmektedir. Bu örnekler insanın vicdani yönünün sadece bir araç olarak kullanıldığını gösteriyor. Ki tarih sahnesinde bunun gibi daha birçok örneklerin yer aldığını görüyoruz. Söylesenize, sizin değer yargınızı silah yapıp sizi hedef alan bir insana neden saygı gösterirsiniz ki ? Hindistan'da kölelere ve çiftçilere hiçbir hak tanımayan hükümdarlar ''reenkarnasyon'' zımbırtısını ortaya atarak onları oyalamıştır. Reenkarnasyonun dinin bir parçası olduğunu empoze etmeleri de o dine inanan insanlar için yapılabilecek en büyük saygısızlık olsa gerek.

Kukla gibi yönetilmek hoşuna gider mi ?

Atatürk ve Din Siyasi Çatışma Süreci İçerisinde Araç Niyetine Kullanılıyor

Sosyal medyalarda yayımlanan bir haber üzerine bu Bence'yi yazmam an meselesi oldu. Bir şehirde Atatürk heykelinin kaldırılıp başka bir alana taşınması haberini değiştirip sadece ''kaldırdılar'' tabirini kullanmak saygısızca değil mi ? Bu yönde tahrik edilenler Atatürkçü kesim oluyor. Veya bir Arap şeyhinin televizyonda oruç ibadetini anlatması üzerine fotoğrafını alıp altına kendi dilinde yalancı ifadelerle ''Bir kadın huzursuzluk çıkarırsa onu dövün, gerekirse kemiklerini kırın !'' yazması da yeterince saygısızlık değil mi ? İşte buna inanıp karşı tarafın bütün değer yargılarını ayaklar altına alanlar haberin gerçek olmadığını öğrendikleri zaman kendilerini kukla gibi hissetmiyorlar mı ? Neden sürekli bir çatışma içerisindesiniz ? En çok merak ettiğim şeyler arasında Atatürk ve dinin olmadığı bir toplumda neyi tartışıp kıyaslayacağınızdır.

Atatürk ve Din Siyasi Çatışma Süreci İçerisinde Araç Niyetine Kullanılıyor

Siyasi partiler belli bir seviyeye gelebilmek için sadece değer yargılarını ele almazlar, birtakım şahısları piyon niyetine kullanırlar. Bunlardan biri de Atatürk ne yazık ki. Atatürk'ü silah olarak kullanıp bir çatışma ortamı hazırlayan şahısların ülkenin muasır medeniyetler seviyesinden oldukça uzakta olduğunu dile getirmesi de trajikomedi. Bizden istenilen bu değil. Başkalarının kukla gibi yönetilmelerine ses çıkaranların kukla gibi yönetilmeleri bir çatışma sürecinin olduğunu kanıtlar nitelikte. Bu çatışma sürecini hazırlayanlar da kukla iplerini ellerinde tutanlardır. O ipe sarılıp sarılmamanız da sizin tercihiniz, saygı duyarım. Ama lütfen benim dinimi ve atamı işin içerisine katmayın.

Atatürk ve Din Siyasi Çatışma Süreci İçerisinde Araç Niyetine Kullanılıyor
Cevapla