Dukhanlar, ya da Duhalar, veyahutta Hövösgöl uygurları. Tarih öncesini, yani 10 000 yıl öncesini günümüzde yaşayan bir halk. Bulduklarını, tuttuklarını, etini, sütünü, avını birlikte paylaşıyorlar.
Avcılar
Kadını erkeği eşit, suçu savı aralarından eksik, çalmazlar, çırpmazlar. Töreye dayalı gök tanrı inancıyla yaşarlar.
Moğolların resmi olarak Tsatan dedikleri bu halk, Tuva Türklerinden, azacık aşım, kaygısız başım düsturu il mutlu mesud yaşıyorlar, lakin sayıları çok azalmış durumda.
44 aile ve yaklaşık 450 kişi. altmışlı yaşlarda bile doğum yapabilen, oksijen dolu tertemiz bir doğada yaşayan, o doğaya asla saygıda kusur etmeyen, " çevrende gördüğün her şeyin, bir ruhu var."(size de kızıl derilileri hatırlatmadık mı? Bakalım oraya kadar gidebilecek miyiz.) diyen, bu saygı değer insanlar, Moğolistanın Kuzey batısındaki Sayan dağlarında, besledikleri ren geyikleri ile dağ bayır, göçebe yaşarlar.
Asla dere içinde temizlenmez, mutlaka suyu bir kova ile dışarı alıp, temizliği dışarda yapar, asla deyi kirletmezlermiş.
Peki bu Dukhanların bizimle aynı milletten olmak dışında, bir ilişkisi olmuş mu?
Bu insanlar on beşinci yüzyılda Moğol istilası ile Erzuruma gelip yerleşen Dukanlardan olan Duharlu sülalesi Anadolu tarihinde aktif bir rol oynamış.
Umarım biraz olsun size Dukhanlark tanıtabilmişimdir. Sürç-ü klavye varsa affola.
Türklerin doğaya saygısı ve inanışları kızılderililerle çok benziyor gerçekten. bir ara onların da Türk olduğu söyleniyordu. Bozkırda yaşayan ve coğrafyanın getirdiği zorluklarla mücadele eden insanlar onu yok ederek değil yaşatarak ve ona uyum sağlayarak hayatta kalmışlar. Hayvanlara ve ağaçlara saygı gösteren, ihtiyacı olmadıkça hayvan öldürmeyen bir ırktan bahsediyoruz. Gerekmedikçe hayvan kanı dökmeyen bir ırkın savaşta masumları ve savunmasızları öldürebilmesi mümkün mü? Katliam yapması veya işkence edebilmesi mümkün mü? Doğaya saygı duyan bir milletin kadına saygı duymaması mümkün mü peki? Eşitlikçi ve özgürlükçü ve adaletli davrnan bu insanlar kadınlarını erkeklerden ayırmadıkları gibi onları daha üstün ve daha değerli kabul eder. Ve biz bu kültürden uzaklaşıyoruz, olacak şey mi?
Sadece hayvanlar değil, yaş ağacı bile kesmeyen, her şeyin ruhu olduğuna inandıkları için, sadece canlı varlıkları değil, cansız varlıkları bile tahrip etmemeye özen gösteren bir Töre'den söz ediliyor.
Çok güzel ifade etmişsin. Aslında Türkler ve kızıl derililer konusunu araştırıyorum, bana göre Türkler ama daha çok araştırmam lazım. Türklerin, Bering boğazını geçtiğine inanıyorum. https://i.hizliresim.com/LQNYpZ.png daha çok araştırmam lazım, ayrıca şu iki satırda yazdıklarına bakıyorumda, çok güzel bencelerini beklemeliyiz.
Maalesef araştırmadım bu konuyu. Sadece duydum. Herkesin Türk olduğunun iddia edilmesinden hoşlanmıyorum o yüzden pek ilgimi çekmedi :) Ama olabilirler, doğaya bakış açıları benziyor..
Yazmışsın yorum, neden yazamadım diyorsun.. Bence yazmaya kalksam akademik tez yazıyor gibi eni konu araştırırım, zor geliyor :D Bilgileri topluyorum, ara ara.. belki bir gün bir yazıda toparlarım ama burada yayınlamam öyle bir şeyi :)
Eline sağlık azelcan. Bu gün kullandığımız Uygarlık kelimesi Uygur'dan gelmektedir. Yani uygarlaşmak demek Uygurlaşmak demektir. Çağdaş Uygarlık diyorsak eğer, Uygur Medeniyetine, onun töresine doğru evrilmekten söz ediyor olmalıyız. Biraz bize Uygurlardan ve bilhassa TÖRE'den daha fazla söz eder misin?
Tuva Türk'lerinden sonra yazacaktım. Galiba daha önce yazmalıyım bu bilgiyide kullanıcam, ama bu sefer daha detaylı olmalıyım. i.hurimg.com/.../55eb3c4df018fbb8f8b41269.jpg bu güzellikler eksik kalmasın😊
Yani doğum yaşı onlarda çok geç bile oluyormuş. Çoğalmaları ancak bu şekilde olur. Yerleşik düzenlerini bozmadan birşeyler yapılmalı. Çok sevimliler ve doğa ile içi içeler. Zaten bunları kozmopolitan bir yere alsan yapamazlar.
En İyi Cevaplar