Size bir hayat kadınının hikayesinden bahsetmek istiyorum, 9 yaşında tecavüze uğrayıp 240 liraya eşi tarafından geneleve satılan bir hayat kadınının hikayesinden.
Amca dahi demek istemediğim Ali Rıza isimli kişi evdeydi ve içki içiyordu. Sarhoş olduktan sonra beni bir odaya getirdi ve (sakın korkma) diyerek tecavüz etti. 3.5 ay süreyle her gece odamda tecavüze uğradım. Ölümle tehdit ettiği için kimseye anlatamıyordum. Bebeklerle oynayacağım yaşta kadın oldum. İşte ben o gün öldüm.
Sonrasında, alkolik babasından dayak yiyen, 22 yaşında evlenip yine dayak yiyen, ikinci kez evlenip yine dayak yiyen ve sonunda geneleve satılan bu kadın, genel seçimlerde İstanbul 2’nci Bölge’den bağımsız milletvekili adayı olan eski hayat kadını Ayşe Tükrükçü.

Üçüncü evliliğinde kurtulmaya umutlanıyor ama düştüğü yer yine bir genelev. 2.5 yılda 6 farklı şehirde bedenini hatta hayatını satıyor, sonrasında kurtuluyor.
Genelevi şu sözlerle anlatıyor; ''Genelev, kedinin köpeğin bile orada kalmaması gereken bir yer. Sabah 09.00’da uyanırsınız. Saat 10.00’da kapılar açılır. Bu süre içerisinde süslenirsiniz. En “albenili” biçimde saat 10.00’da salona inersiniz. Mesainiz gece 23.00’e kadardır, yemek yemek için 15-20 dakikalık vaktiniz vardır. Çayı, kahveyi ayakta içersiniz. Kasaptan et alırken hani, ete bakılır ya öyle bakıp seçip, beğenilirsiniz. Günde 30’a yakın insan gelip paranızı verdiği için sizle birlikte olur. Bayram günleri ve asker sevkiyat dönemlerinde bu sayı 50’lilere yaklaşır. Hatta bir bayram gününde 70 erkekle birlikte olmak zorunda kaldım. Hasta olmanız diye bir şey mümkün değildir. Kürtajdan üç saat sonra işe dönersiniz.''
Gün içinde geçirdiği baygınlıklar kolonya dökülerek ve ''hiçbir şeyin yok, kalk çalış'' denilerek sonlanıyor; dışarı çıktığında kaçmaması için yanında birkaç adam daha oluyor.
Şunu herkes bilsin, geneleve düşen kadınların yüzde 90’ı tecavüze uğrayıp ailesi tarafından satılan kadınlardır. Ben de, o kadınlar da analarının karnından vesikayla doğmadı. Bu hayatı seçmedi.
Beş çocuklu kapalı bir kadının geneleve satıldığına ve bir başka kadının kaçmaması için ayağından vurulduğuna şahit olan Ayşe Tükrükçü, Konya’da bulunan Şefkat-Der Kadın Sığınma Evi’nin Genel Başkanı Hayrettin Bulan'ın kendisini aramasıyla ve “Benim bir ablam var, gel buraya sen de benim ablam ol” cümlesiyle hayatını kurtarıyor.

- Hiçbir erkek, eşinin, çocuğunun, kardeşinin o şartlarda olmasını istemez, değil mi? Ama genelevleri ayakta tutan yine erkekler. Ayşe Tükrükçü'nün üzerinde, babası yaşındaki üç adam kalp krizi geçirip ölüyor, hangi kadın bunu yaşamayı hak eder, hangi kadın bunları hak eder?
- Peki, şu cümleler, bunları bir insanın ağzından duymak?
''Genelevlerde çalışan kadınlar etlerini satarken, rahmetli Manukyan’a madalya veren devletimin mahkemeleri geneleve 18 yaşında düşen genç bir kıza 21 yaş belgesi vererek onun hayat kadını olmasına göz yummamalı. Devleti yönetenler, devletin emniyet güçleri geneleve gidip orada tutulanların kendi rızalarıyla mı baskıyla mı kaldıklarını sormalı. Devletin polisi, bekçisi genelevlerin kapısında vatandaşlarının satılmasına tanık olmamalı. “Sahipsiz bir kadın ceseti bulundu” diye haberler yaparsınız, o kadınların birçoğunun genelevden kaçmak istediği için öldürüldüğünü biliyor musunuz? Ben, Diyarbakır’da uyuşturucuya alıştırılan üç arkadaşımı kurban verdim. Onlar hayata o* olmak için mi gelmişti?''
Ne olursa olsun, ölüm pahasına bile olsa Allah’ın izniyle bir daha o batağa geri dönmeyeceğim. Ve hayatımın geri kalanında da girdiği bataktan çıkmaya çalışan kadınlara yardım etmeye çalışacağım. Bir kadını bile kurtarsak kârdır. Herkesi, daha duyarlı olmaya çağırıyorum. Kimse bizlerin neler yaşadığını tahmin edemez ama en azından anlamaya çalışabilir.
Türkiye'de yaklaşık 35.000.000 kadın vardı bu cümleler yazıldığında, yani her 350 kadından biri fuhuş batağında. Genelevlerde tescilli hayat kadını sayısı 15.000, vesikasız olanlar ise yaklaşık 100.000.
Fuhuş sektöründe bir yılda dönen paranın asgari 3-4 milyar dolar olduğu belirtiliyor. Bu paradan, patron, bar, pavyon, disko, gece klüpleri, otelci, taksici, eğlence yeri sahibi gibi onbinlerce insan pay alıyor. Pasta bu kadar büyük olunca devreye fuhuş mafyası giriyor. Fuhuş mafyası, küçük kız çocuklarını kaçırmaktan tutun da zorla fuhuş yaptırmaya kadar her yola başvuruyor.
- ''Kadınların yüzde 30’u kocası, yüzde 10’u baba, anne, ağabey gibi diğer yakınları, yüzde 3.4’ü de beraber oldukları erkekler tarafından satılıyor. Para karşılığı cinsel ilişkiye girenlerin yüzde 63.4’ü resmi, yüzde 12.2’si ise imam nikahlı olarak evli kadınlardan oluşuyor.''
Buradan detaylara bakabilirsiniz, benim yazmaya daha fazla içim elvermiyor. Umarım bu yazıdan özellikle birtakım erkekler ve ''onlar da genelevde çalışmasaydı'' diyenler bir şeyler anlayabilir.
Sevgi, saygı ve bilinçle kalın...
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar