Göç nedir?

Kısaca bir ya da birden fazla insanın herhangi bir gerekçe ile yaşadığı yeri değiştirmesi olayına göç denir. İlk göç eden ilk insan olduğu düşünüldüğünde insanlık tarihi ile eşit yaşta bir sosyolojik olgudan bahsediyoruz desek abartmış olmayız.
Neden göç?

"Daha İyi" Göç kavramını açıklayacak tek söz budur aslında insanlar daha iyi olacağı ümidiyle göç ederler. Göç etmenin birçok sebebi olsa da sonuçta arzulanan tek çıktı iyiye ulaşmaktır. Göç bireysel ya da toplumsal olabilmektedir. Kişi, ailesi, akrabaları, şehri ya da ülkesi il birlikte göç edebilir.
Her göç olayı daha iyi ye ulaşma arzusu ile başlar (sonuç iyi olmasa bile).

Göçün en önemli nedeni şüphesiz ki ekonomiktir. Ekonomik olmayan nedenlerin dahi sonuçları ekonomiye dayanmaktadır.

Göçün nedenlerine tablodan bakarken doğal nedenler, sosyal ve siyasi nedenler olarak ayrıldığını göreceksiniz ancak sonuç olarak bütün bu nedenler ekonomik neden çatısı altında birleşmektedir.
Çocuğunun daha iyi eğitim alması için göç eden kişisinin aslında ilerde çocuğunun daha fazla gelir kazanarak daha rahat yaşamasını düşündüğü aşikardır.

Tabii ki farklı isimler altında birçok farklı nedenden bahsedebiliriz ancak değişmeyen gerçek daha iyiye ulaşma arzusu ve ümidi olacaktır ve bu dünyanın son gününe kadar devam edecek.
Göçlerin yapısı

Göçler milletçe(kavimler göçü) ya da kısıtlı bir toplulukla ya da bireysel olarak yapılabilir. Kavimsel anlamda göçler daha çok büyük felaketlerin yaşam alanında hayat güvenliğini tehdit etmesi üzerine bölgenin tamamen boşaltılması anlamına gelir. Sonuçları tüm dünyayı etkileyecek kadar büyük olabilir, yaşadığımız dünyanın demografik yapısı kavimler göçünün bir sonucudur.
Kısıtlı toplumlar düzeyinde göçler ise bir bölgede yaşanan ve o bölgede yaşamı tehdit eden olaylardan kaçmak olarak karşımıza çıkar. Sonuçları bölgesel düzeyde ciddi etkiler yapabilir. Bölgesel savaş, kuraklık ve açlık, baskı ve terör gibi nedenler en önemli nedenleridir. Tehlike sonrası büyük oranda geriye dönüş başlar.
Bireysel düzeyde göçler ise kişilerin ailecek ya da tek başlarına yaptıkları göçlerdir. Ailecek köyden kente daha iyi bir yaşam sürmek için yapılan göçler, kan davaları, eğitim amaçlı veya beyin göçü şeklinde karşımıza çıkar. etkileri çoğu zaman bireysel olsa da sayı çoğaldığında toplumsal ya da toplumlar arası sonuçlara gebedir.
Nüfus mübadelesi günümüzde olmasa da geçmişte savaşlar sonrası nüfus değişimleri büyük göç dalgaları oluşturmuştur.
Ülke içerisinde yapılan göç hareketlerine iç göç, ülke dışına yapılan göç hareketlerine dış göç denilmektedir.

Göç eden birey ya da toplumların sıkıntılı durumdan kaçışları itici sebeplerin sonucudur. Göç edenler en hızlı şekilde bulundukları durumu terk etmek isterken en rahat edecekleri sonuca ulaşmayı hedefler. Yaşamsal tehlikenin boyutu arttıkça kaçış bilinci azalır. Örneğin daha iyi bir iş imkanı arayan kişi seçenekleri süzüp zamanı kullanarak akılcı bir tercih yapmak isterken yaşam tehlikesi olan savaş kan davası açlık gibi nedenlerden dolayı göç edenler hızlıca düzensiz ve bilinçsizce davranışlar gösterebilirler.
Göçün sonuçları

Göçlerin sonuçları incelenirken iç ve dış göçlerin ayrı ayrı sonuçları olduğunu düşünmeliyiz. Göçün sebebi de sonuçlar üzerinde etkili olmaktadır. Çalışmak için göç eden mevsimlik işçilerin ya da çalışmak için yurt dışına gidenlerin oluşturduğu sonuçlar ile, terörden, kuraklıktan ve savaştan kaçanların oluşturduğu sonuçlar farklı yorumlanmaktadır.

Bu tabloda iç göçün olumsuz sonuçlarına yer verilmiştir. Ancak sonuçlar her zaman olumsuz değildir. Bilinçsiz ve programsız yapıldığında bu sorunlar ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde son 70 yılda göç hareketliliği genelde plansız programsız doğudan -batıya köyde-şehir merkezlerine doğru yapılmıştır.

Her ne sebeple olursa olsun bulundukları yeri terk edenlerin ilk hayali daha iyi bir gelecek inşa etmektir. Fakat sorunlar tam olarak burada başlamaktadır. Ülkemizde göçerin sorun olarak ortaya çıkışının temelinde kültür çalışmaları yer almaktadır. Kırsaldan kente göç eden insanların kırsalda ki yaşam biçimini kentte yaşamaya çalışmak istemesi kentleşme kültürüne yabancı kalmaları kentlerin demografik, sosyal, kültürel ve ekonomik yapısını olumsuz etkilemektedir. Bu kültür çatışması zaman zaman fiziki kavgalara yol açmıştır. Kırsaldan kente göç edenlerin tahmin edemedikleri durumlarla karşılaşmaları ve Türkiye'deki yönetimlerin göç hareketlerine karşı hazırlıksız oluşları bazı kötü sonuçlar doğurmuştur.
Özellikle konut ihtiyacı konusunda oluşan sıkıntılar gecekondulaşma ile sonuçlanmıştır. Ekonomik olarak yeterli duruma ulaşamayan aileler özellikle daha ucuz yaşam standartlarına yönelmiş bu durum şehirleri adet iki ye bölmüştür. Gecekondu semtlerinde yaşayan insanların ekonomik olarak kendilerini düzelterek daha lüks semtlere yönelme isteğine zaman zaman kültür çatışmaları engel olmakla birlikte kırsal yaşam kültürünü üzerinde atamayanların birlikte yaşam kültürü ile çatışmaları halen devam etmekte.

İç göçerlerin göç ettikleri yerlerde karşılarına çıkan toplumsal defansa karşı şiddet kullanarak kendilerini savunmaları suç ve ceza konusunda bilinçli olmamaları önceki dönemlerde bir hayli sorun oluşturmakta idi. Fakat zamanla yetişen nesiller eğitim ve kültürleşme anlamında ilk göçen ailelerin önüne geçmeyi başarmış ve birlikte yaşam ve kentleşme kültürü konusunda genel anlamda sorunları aşmıştır. Fakat ortaya çıkan sorunların tamamen temizlendiğini söylemek mümkün değildir. Ülkemizde kent modernizasyonu, gecekondulaşmanın önlenmesi ve kentsel dönüşüm çalışmaları son 30 yılda gündeme gelmiştir.

Dış göçlerde ise sonuçlar çok farklıdır. Beyin göçü ve iş göçü gibi nedenler göç edilen ülke için katkı göçü veren ülke için kayıp olarak görülür. Fakat savaş, açlık ve kuraklık gibi nedenlerden dolayı dış göçler göç edilen ülkeler için sıkıntılı sonuçlar ortaya çıkartabilmektedir. Dış göçlerin yoğun şekilde yaşanması "kavimler göçü" gibi ülkelerin demografik yapısı üzerinde değişimlere neden olur.
Göç sorunlarının çözümü ve tersine göç

Göç engellenebilir ve sorun olmaktan çıkarılabilir, bunun için öncelikle göçün sebeplerinin engellenmesi gerekir. Göçün sebeplerinin engellenebilmesi için eğitim, kültür ve sosyal alanda yapılacak çalışmaların ekonomik gelişimlerle desteklenmesi gerekir. İnsanların yaşadıkları yerlerde güvenlik, sağlık, eğitim, sosyal hizmetler ve kültür hizmetlerini sağlık ve kolay bir şekilde almaları sağlanırsa göç yavaşlar. Ekonomik kalkınmanın yerel düzeyde desteklenmesi ve iş olanaklarının arttırılması halinde tersine göç başlar. Göç eden kitle kendi yörelerinde hizmetlerin sağlık ve devamlı olarak sunulduğunu gördükçe tersine göç kolaylaşır. Türkiye'de göç hareketlerinin izlenmesi ve düzenlenmesi amacıyla T.C. İç İşleri Bakanlığı bünyesinde Göç İdaresi Genel Müdürlüğü 2013 yılında kurulmuştur.
Göç eden tek canlı insan değildir

Özellikleri kuşların ve bazı diğer hayvanların mevsim, hava, gıda bulma gibi amaçlarla göç ettiklerini biliyoruz. Hayvanların Göç sebeplerine bakıldığında tıpkı insanlar gibi "daha iyi" olma iyiyi bulma amaçlarının olduğunu görmekteyiz.

Göçmenlik hayvanlar arasında her ne kadar kuşlara yapışmış gibi olsa da birçok hayvan türü büyük göçler yapmaktadır.
Genelleme

Genel anlamda göç istenmeyen bir durumdur. Özellikle kitlesel olarak göç sıkıntıyı beraberinde getirir. Göçlerin sebeplerini ortadan kaldırmak amacı ile göçlerin yapılması hizmetin az olduğu yerlere hizmet göçü yapılması arzu edilen bir durumdur. Fakat insanlar huzur bulmak için göç etmekte iken başkalarının huzuru için göç etmeye ikna edilmeleri zor olmaktadır. Sadece ekonomik zenginlik elde etmek değil elde ettikleri ekonomik zenginliği rahat ve huzurlu şekilde kullanmak istemekte bu nedenle sıkıntıya girmekten kaçınmaktadırlar. Devletler bunu önlemek için bazı meslek guruplarını göç veren bölgelere zorunlu hizmete göndermekte bununla bir miktar çözüm sağlamayı amaçlamaktadırlar. Göç toplumsal hata global bir sorundur, çözümü ise bireysel ve toplumsal çaba istemektedir.
Birçok devlet kalifiye beyin göçünü istemektedir. Kalifiye insanların göç etmek yerine yaşadıkları alanda imkanlarının arttırılarak yerel gelişmeye katkı sağlamaları için gerekli önlemler alınmaz ise gelecek yüz yıl bugün den daha zor geçecektir.
Kısacası= Güvenli huzurlu yaşam, kazandığı parayı güvenli harcayabilme olanakları ve temel ihtiyaçlara kolay erişim üzerine kurulu bir sistem istiyor insanlar
Daha güzel daha yaşanabilir bir dünya için düzenli ve bilinçli göç çalışmalarının yapılması dileğiyle...
Konu çok daha uzun fakat bencemizde yer kalmadı. Sağlıcakla kalın....
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar