Kadına şiddetten bahsederken klişelere girmek istemiyorum çünkü duymaya o kadar alıştık ki, o kadar doğallaştırdık ki bu rezaleti, utanmasalar arada olur öyle diyenler bile çıkacaktır. Duyunca vah, tüh dediğimiz, sonra başımızı ünlü mankenin son firikiğini izlemeye çevirdiğimiz için çözülemeyen bir konu olduğunu düşünsem de, kimse kendinde sorun görmeyeceği için hiç o konuya da girmiyorum.
Size şiddet gören, şiddetin ağa babasını gören bir kadının notlarını bırakıyorum.
Şiddet bizde aile geleneğidir; kızını dövmeyen dizini döver

Tabağı mı düşürdü? At bir tokat. Kapıyı mı süpürmedi, küfret. Telefonu elinden düşürmüyor mu, çözüm basit; telefonu kafasında kır!
Kızdan hıncını alamazsan araya giren annesini de döv mesela. Yetmez çünkü, sadece kız çoğunu dövmekle fayda sağlayamazsın. Komple evde östrojen salgılayan sineği bile dövmen lazım. Baş edemiyor musun? Kolayı var, kocaya ver gitsin. Sevmesi önemli değil, bir de keyif alacak değil ya!
Şiddetini nasıl alırsın? Fiziksel, ruhsal, cinsel?

Zamanla tek düze vurup kırmak da lezzet vermeyebilir. Bunu biraz çeşitlendirmek lazım. Mutfak gibi düşünün mesela, ne kadar geniş bir yelpazen olursa o kadar tatmin olursun. Erkeklerin bazıları da böyledir. Şiddeti çeşitlendirmekten sadist bir keyif alır, olmayan karakterlerini tatmin etmek için kadının üzerine oynarlar. Burada tabii göz görmeyince gönül katlanıyor, ruhsal veya cinsel şiddeti duyduğumuzda diyoruz ki:
''Yahu bu neyin entelliği? Kocandır arada söylenir, arada sen istemeden üstüne atlar ne var? Tecavüz öyle bir şey değil ki, tecavüz zorla sana sahip olunması. Belediyeden imzalı sevişme belgesi varsa onun adı tecavüz olmaz çünkü.'' Öyle mi? Gerçekten öyle mi?
Kendinizi boşa kandırmayın sadist zihinler, budalalar ve anlamamakta ısrar eden düşüncesizler! İstemeden sana birinin dokunması tecavüzdür. Bunu yapan tecavüzcüdür! Bunları ne ara normalleştirdik, ne ara bu kadar hıyarlaştık bilmiyorum ama siz de biliyorsunuz. Hepsi gerçek.
Okuyanla okumayanın kadınlığı bir mi?
Şimdi şey diyenler türeyecek, erkek eline bakan, çalışıp üretmeyen kadınlar şiddete maruz kalıyorcular. Çok bilmeyin rica ediyorum. Bakın size bir araştırma sonucunu ileteyim.

Bu bilimsel bir makaleden alındı. Okumak, para kazanmak, boy, pos, göz rengi, memleket... Şiddetten kaçmak için hiçbiri çare olamıyor. Avrupa'nın göbeğinde yaşaman ya da Afrika'nın çöllerinde sürünmen de öyle. Kaçamıyorsun ya, kadın kaçamıyor arkadaşlar. Bu şeref yoksunlarının elinden bir yere gidemiyoruz. Ama biliyor musunuz, gitmeye de hiç niyetimiz yok!
Sesin özgürlüğün anahtarı, sesimiz olur musun?

Bakın biz kimsenin anası, bacısı, karısı falan değiliz. Yani öyleyiz ama öyle anılmak istemiyoruz. Ana bacı duyarı sakın yapmayın. Biz insanız ya, insanlığın devamı için üreteniz, kutsal olanız, ayağının altı öpülesiyiz. Bizim birilerinin bilmemnesi olmaya ihtiyacımız yok yani. Kendimiziz, kadınız! Lütfen kirli ellerinizi çekin kadınlardan.
Çekmeyeni görünce tepki verin, sesinizi çıkartın, polisi arayın, ayırın veya hiçbir şey yapamıyorsanız bağırın! Çığlık çığlığa duyurun şiddeti. İyiler kötülerden fazla sesini çıkartmazsa çözülmez. Kadına şiddeti durdurmak için senin sesine ihtiyacımız var. Sen de ses çıkar,
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar