Cesur insanları şekillendiren, yaşadıkları güçlüklerdir aslında. Bugün sizlere cesaret sahibi genç bir kadın olan Sophie Scholl'dan bahsedeceğim. Onunla tanışmak için Hitler Almanya'sına gideceğiz.

Kendisi gibi yurttaşların haksızca ve zalimce infaz edilmesini göz ardı etmek yerine korkmayı ama korkusu ile yüzleşmeyi seçen bir kızın yaşadığı yer ve zamana yolculuk yapacağız
Şubat 1943 yılında "beyaz gül" adında bir direniş grubu oluşturan genç bir grupla birlikte Sophie'de vatan hainliği ile suçlanmış ve giyotin ile idam edilmişti.
Çok ilginçtir ki özgürlük düşmanlarını ortadan kaldırmak için Fransız Devrimi sırasında kullanılmış araç, bu ilkeyi en çok savunan insanlardan birinin yaşamını sonlandırmıştı.

“Savaş sona erdiğinde, yabancı taburlar içeri girecek. İnsanlar bize işaret edip Hitler’e karşı durmak için hiçbir şey yapmadığımızı söyleyecek.” – Sophie Scholl
"Bizim aracılığımız ile binlerce insan uyanıp eyleme geçecek ise benim ölümümün ne önemi var ki?"

İşte Sophie'in ölmeden birkaç saat önce söylemiş olduğu sözler. Öldüğü zaman Sophie yalnızca 21 yaşında idi. Nazi rejiminin kendi düşüncelerine karşı çıkan herkesi tehdit ve kontrol etmesine karşın Almanya'da onların karşısına çıkmaktan tereddüt etmeyen küçük küçük gruplar vardı.
Ellerinde ise çok az kaynak vardı ve ne yazık ki destekçileri de çok azdı.

Rejim, adalet, eğitim, sağlık ve orduyu kontrol etse bile iradelerinin kırılmasına asla ama asla izin vermeyeceklerine karar vermişlerdi.
Keşfedildikleri takdirde karşı karşıya oldukları risk ve bedelin farkında idiler. Bu bedel kendi hayatları idi.

1937 yılında bu rejimin tehlikesi giderek daha çok yaklaşmaya başladı. Sophie'nin ağabeyleri ve arkadaşları, Alman Gençleri grubuna üye olmak ile suçlandılar.
Yasa dışı bir şekilde de tutuklandılar.

Sophie, Münih Üniversitesinde biyoloji ve felsefe de okumaya başlamıştı.
Ama asıl yapmak istediği mesleğin ise öğretmenli olduğunu anlamıştı.

Tüm yapılan direniş hareketlerinin birer adı vardı ve Beyaz Gül de kahramanımızın katıldığı grubun adı idi. Üniversitede farklı nasyonel sosyalist grupların toplantılarına katıldıktan sonra, cesaretleri nedeni ile bu grubu beğenmişti.
Beyaz Gül, broşür ve duvar grafitileri ile mesajlarını yaymakta hiç tereddüt etmediler.

Yalnızca entelektüel toplantılar yapmakla kalmıyor, ayrıca yer altında çalışarak Almanya'nın sessizliğinin Hitler'in suçlarına ortak olmak demek olduğu mesajını da her tarafa yaymaya çalışıyordu. Hali hazırda gruba üye olan ağabeyi sayesinde Sophie, "Beyaz Gül" propogandasının taşıyıcısı olarak çalışmaya başlar. Bu çok tehlikeli bir iştir.
Çünkü propaganda yazıları ile yakalandığı takdirde ihanet suçundan kurtulmasının hiçbir yolu yoktu.

18 Şubat 1943 yılında Sophie, okulun çatısına tırmanarak elindeki tüm broşürleri oradan atmaya karar verir.
Onu görüp rapor eden Nazi partisi üyesi kapıcılar olmasa idi Sophie hiçbir sorun yaşamayacaktı.

Sophie bu yaptığından dolayı yakalanarak hapse atılır. Hüre arkadaşlarından biri yine Gestapo'nun yakaladığı arkadaşlarında biri idi. Böylece bilgi edinip grubu dağıtmaya çalışıyorlardı.
Ne var ki Sophie'nin arkadaşı kendine verilen bilgi alma görevini yerine getiremediği gibi Sophie'nin yaydığı güç ve enerji karşısında da şaşkına dönerek onun mesajına daha da çok ikna olmuştur.

Sophie ve yakalanan tüm dostları, yapılan tüm işkencelere rağmen arkadaşlarına hiçbir zaman ihanet etmediler. Bugün bile Beyaz Gül, bir özgürlük sembolü olmaya devam etmektedir.
Birçok okul, sokak, park ve meydan Scholl kardeşlerin adını almıştır.

Dostça ve sağlıcakla kalın...
Sibel Erdem - 03.04.2018
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar