Unutulmuş Çocuklar, İhmal Edilmiş Hayatlar!

Bugün ben sizlere aileleri tarafından unutulan, anne ve babaları tarafından hiçbir zaman sevilmemiş, bir köşede öyle saksı misali büyümüş olan onlarca çocuktan bahsetmek istiyorum bugünkü yazımda. Bu çocuklar yıllar boyu hatta ve hatta yetişkinliklerin de bile o unutuldukları köşelerinde sıkışıp kalacak çocuklar. Çünkü bu çocukların ne yazık aileleri tarafından ÇOCUKLUKLARI çalındı ve aile sevgisinden mahrum bırakıldılar. Bu çocuklar ne yazık ki "Çocukluk Travması"nın içinde sıkışıp kaldılar.

Psikiyatır ve profesör Daniel J. Siegel’ın kaleme aldığı Parenting from the Inside Out (A’dan Z’ye Ebeveynlik) adı kitabında unutulmuş bu çocuk için mükemmel terimi sunuyor : "Utanç Kültürü". Bu kelimelerin ardında aslında farkında olmadığımız bir gerçeklik gizli.

Tipik bir aile içeresinde yaşayamadıkları için utan ve akıl karışıklığı içinde yaşamaya mahkum olan bu minicik çocuklardan bahsediyoruz. Takdir, merhamet, ilgi ve güvenlikten mahrum yaşar bu çocuklar.

“Çocukluk uzun sürmez ama herkes bir çocukluğu hak eder.” Wendy Dale

Unutulmuş çocuklar hiçbir zaman evde rol sahibi olamazlar. Bu, asla istemeyen ve hiçbir şey almayan çocuk, ağlamanın da faydasız olduğunu öğrenmişlerdir.

Unutulmuş Çocuklar, İhmal Edilmiş Hayatlar!

Kendini anne ve babasının gözlerinin içinde hiç bir zaman görememiş, onların kucaklamasını da hiçbir zaman hissetmemiş çocuklardır. Bu unutulmuş çocuklar, hiçbir zaman özgün bir yuvaya sahip olamamışlar, her şeyin yolunda gideceğini söyleyen anne ve babasının okşayışları ile hiçbir zaman yatıştırılmamıştır bu çocuklar...

Hiç kimse onlara sihre, evrene ve hatta kendine inanmayı öğretmemiş.

Unutulmuş Çocuklar, İhmal Edilmiş Hayatlar!

Utanç kültüründe yetişen bu çocuklar, köklerinden koparılarak öfke ve sessizlik içerisinde kendilerini kaybediyorlar. Ve ne yazık ki toplumumuzda bu olay çok yaygın ve cesaret kırıcı bir senorya halinde.

Unutulmuş Çocuklar, İhmal Edilmiş Hayatlar!

Unutulmuş çocuklar, ihmal edilmiş hayatlar...

Unutulmuş Çocuklar, İhmal Edilmiş Hayatlar!

Unutulmuş çocuk dendiği zaman ilk akla gelen işlevsiz aileler oluyor. Bunlar fiziksel ve sözlü tacizin, olgunlaşmamış anne babalar ve ruhsal travmanın olduğu çevrelerdir. Böyle bir ailenin içerisinde çocuk ne yazık ki kıyıda köşede kalmıştır. Duygusal dengesizlik, güvenlik ve korkunun belirlediği bir çevre.

Bu noktada bazı şeyleri açıklığa kavuşturmak önemli aslında. Unutulmuş olan bu çocuklar aslında düşündüğümüzden çok daha yakın yaşarlar bize. Belki de üç katlı şık bir evde yaşamaktadırlar ya da hep cana yakın gözüken ve gülümseyen ebeveynlere sahiptirler. Belki de sessiz çocuklarının elinden tutmuş giderken görürsünüz çoğu zaman bu aileleri.

Unutulmuş çocukları aileleri okula götürürken o çocukların gözlerinde her zaman için gizli bir üzüntü vardır aslında.

Unutulmuş Çocuklar, İhmal Edilmiş Hayatlar!

Bu çocukların kendi anahtarları vardır, yalnız başına eve girip çıkarken görürsünüz çoğu zaman. Çünkü anne babası her gün çalışmaktadır, olması gerektiği gibi. Ve akşam olup eve yorgun argın geldikleri zaman çocukları ile ilgilenecek onu dinleyecek enerjileri kalmamıştır. Tüm bunlar doğrudur ama çocuğunuzu ihmal ediyor olmak ne yazık ki yapılmaması gerekiyor. Bu durumda elbet şiddet yoktur ama işlevsizlik olduğu da ne yazık aşikar ortadır. Aslına bakarsanız bu da bir çeşit kötü muamele türüne girmektedir.

Gerçek sevgi eksikliği, bilinçli ve çocuğunun yanında olan bir ebeveynin eksikliği, çocuğu anlayan bir ailenin eksikliği.

Unutulmuş Çocuklar, İhmal Edilmiş Hayatlar!

Hiçbir çocuk bir köşede yaşamamalı

Unutulmuş Çocuklar, İhmal Edilmiş Hayatlar!

Hiçbir çocuk aile sevgisinden uzak, şefkatten yoksun olarak karanlık bir odada yaşamamalıdır. Gölgelerle dolu ve şefkatten yoksun bu tür ortamda çocukluk geçiriyor olmak, çocuğun iç dünyasında çatışmalara yol açacaktır. Ve ne yazık ki çocuğun bu çatışmaları çözümleyebilmesi yıllarını alacaktır.

Çok ilginçtir ki Elisabeth Kubler-Ross On Grief and Grieving “Yas ve Yas Tutma Üzerine” adlı kitabında travmatik çocukluk geçirmiş kişilerin çok özel bir yaş sürecinden geçtiğini yazmaktadır.

“Hayatta başınıza gelebilecek en büyük şanslardan biri, bence, mutlu bir çocukluktur.”

– Agatha Christie

İsviçre kökenli Amerikalı psikiyatr, bunun kutularda saklı bozuk duygu dizileri üzerinde ameliyata başlamaya benzediğini söylemektedir. Ve derine inmeye başladıkça da her kutu ne yazık ki daha fazla dağılmaya başlar. Her şeyin aynı anda var olduğu kaotik bir iç dünyadır bu. Öfke, kızgınlık, aldatmaca, ihmal ve depresyon.

Unutulmuş Çocuklar, İhmal Edilmiş Hayatlar!

Unutulmuş çocuklar çoğu zaman ulaşılması güç birer yetişkin oluyorlar. Bu çocuklar kendi içine kapanan ve uzun süreli anlamlı ilişkiler kuramayan birer bireye dönüşebiliyorlar.

Unutulmuş Çocuklar, İhmal Edilmiş Hayatlar!

Bunun ise tek nedeni bir anlamda halen bu utanç kültüründe yaşamaları ve sürekli bir şekilde de kendilerine sevgiyi hak etmemek için ne yapmış olabileceklerini sorguluyor olmalarıdır. Bir birey olarak büyüyüp gelişmek için gerekli olan aile sevgisini hiç görmemişlerdir.

Hiçbir çocuk bir köşede yaşamak istemez. Küçük çocuklar şefkat dolu sözler ve ilgi görmeyi her zaman hak ederler.

Unutulmuş Çocuklar, İhmal Edilmiş Hayatlar!

Ailesi olarak uzun ve yorucu bir gün geçirmiş olabilirsiniz. Ama günün sonunda zamanınızı çocuklarınızın isteme hakkı vardır. Dahası tükenmek bilmeyen sabrımızı ve teselli sözlerimizi her zaman hak eder çocuklar.

Birer ebeveyn olarak daha fazla unutulmuş çocuk olmasın. Her unutulmuş çocuk bizler için kayıp demektir. Eylemlerinizi, çocuğunuzun yaşamının geri kalanı üzerindeki etkisini bir kere daha düşünün derim...

Unutulmuş Çocuklar, İhmal Edilmiş Hayatlar!

Dostça ve sağlıcakla kalın...

Sibel Erdem - 15 Şubat 2018

Unutulmuş Çocuklar, İhmal Edilmiş Hayatlar!
Cevapla