Tamamen kendi yaşadığım olaylardan derlemeler yapayım konuyu anlatırken. İnsan olmanın önemini hepimiz biliyoruz. Bana göre zor oyunu bozmamalı. Çember daralınca da karakterimizden ödün vermemeliyiz. Bazen öyle anlar geliyor ki, muhatap aldığımız kişilerin gırtlağına yapışmak istiyoruz. Tabii kişiliğimizden ödün vermemek için çok sinirlensek bile o an hayal ettiğimiz şeyleri yapamıyoruz. Çok nadir de olsa yapan psikopatlar çıkıyor. Allah kimseyi o psikopatlarla karşılaştırmasın diyelim.
Taksi şoförleri

Elimde paketlerim var ve Eminönü’nden Beşiktaş’a gitmem gerekiyor. Hafiften de yağmur çiseliyor. Yolun başında bir taksi görüyorum ve kibarca;
“Pardon müsait misiniz?”
“Nereye gideceksin?”
“Ebenin ….” demek istiyorum ama diyemiyorum. O an tüm şalterlerim atıyor, yine de cevap vermeden ilerleyip başka bir taksi bakıyorum. Sırf iyi niyetim yüzünden soruyorum müsait olup olmadığını. Bir şey demeden oturup “Sür” demesini de bilirim. Mesafeye göre müşteri kabul eden taksi şoförleri beni delirtiyor.
Garsonlar

Ayaküstü veya oturup bir şeyler yiyebileceğimiz restoranlardan bahsediyorum. Mesela Beşiktaş’ta bir dönerciye işlerinin yoğun olmadığı bir zamanda gittim.
“Buyur abim hoş geldin, nasılsınız?”
“Teşekkür ederim, siz?”
“Ben de iyiyim. Abi seni sigara içmiyorsan klimalı bölüme alayım, içiyorsan da teras da çok güzel. Nasıl istersen öyle yapalım.”
“Terasa çıkayım ben.”
“Tamam abim buyur şuradan.”
Döneri de efsane. Gayet memnun ayrılıyorum. Bir Cumartesi yine yolum düştü aynı dönercinin önüne. Bayağı bir yoğunluk var. İçerde hiç yer olmadığı belli. Ben de bir dürüm alıp yolda yerim diye girdim içeriye. Aynı garsonu görünce kibarlıktan nasılsın diye sorayım dedim. Keşke sormasaydım.
“Merhaba, nasılsın?”
“Ne istiyorsun abi, dürüm, tombik, ekmek?”
“Dürüm istiyorum.”
“Tamam şöyle kenarda bekle abi.”
Dedim ya zor oyunu bozmamalı. İnsan olan o yoğunluğun içinde bile “İyiyim” cevap vermeli. O an o garsonu oraya yatırıp, ağzını yırtmak istedim ama efendiliğimden ödün vermedim. İçeri girer girmez “Bir dürüm bir kola ver” demesini de bilirdim.
Gece kulüpleri

İstanbul’da ki gece kulüplerinin hali ortada. Eğer tanıdığınız yoksa tek başınıza giremezsiniz. Damsız almıyoruz derler genelde ve haklılar. Biz toplum olarak beraber eğlenmeyi bilmediğimiz için çok fazla üzerinde durmuyorum o durumun. Ancak başıma gelen bir olayı anlatmadan geçemeyeceğim. Çınarcık, İstanbul’a çok yakın ve arada kafamı dinlemeye giderim oraya. Sezon başında bir Cumartesi gecesi çıkayım dedim. Nereye gitsem inanılmaz ilgili ve alakalı karşıladılar. Tek bir yerde takılı kalmadım. Gönlümce eğlendim tek başıma. Belirli arkadaş grupları vardı sadece ve onlar da eğleniyordu. Kalabalık değildi anlayacağınız. Okullar kapandı ve sezon ortası tekrar gittim. Az tanınan hatta tanınmayan ama benim sevdiğim Dj’lerden birinin performansı vardı bir kulüpte. Kapıdan nasıl olsa damsız alıyorlar diye direkt girdim. Arkamdan bir ses;
“Hoopp hocam nereye?”
“İçeri.”
“Damsız almıyoruz.”
“Hadi ya girmiştim daha önce.”
“Bugün alamıyoruz kusura bakmayın.”
Kusura bakmayın dediğine bakmayın. Bildiğin “Hadi kardeşim başka kapıya” der gibi söyledi. O an o adamı ters çevirip bacaklarının arasından testereyle kesmek suretiyle ikiye bölmek istedim ama hem efendiliğimi korudum hem de çok kalabalıklardı.
Örnekleri çoğaltabilirim ama çok uzun yazılar sıkıcı oluyor. Konun özeti için verdiğim örneklerin yeterli olduğunu düşünüyorum.
İyi bir insan her durumda aynı kalmayı başarabilmelidir bana göre. İnsan olmak bunu gerektirir.
Uzadıkça uzuyor, yazdıkça yazası geliyor insanın. Devamını da görüşlerde siz eklerseniz sevinirim :)
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar