Kısaca hayatına göz atalım

Türk Futbolunun yetiştirdiği futbolcuların sayısını soracak olursanız bu sayı binlere, on binlere ulaşır. Ama bu soruyu ''Türk Futbolunun yetiştirdiği simge isimler kim'' şeklinde değiştirirseniz elinizde 50 den fazla isim olmayacaktır.Bu simge isimlere Baba Hakkı, Zeki Rıza Sporel, Metin Oktay gibi efsane futbolcuları örnek olarak verebiliriz. İşte bu simge isimlerden biri de Can Bartu, yani namı değer Sinyor.
Değil Türkiye'de dünya üzerinde hem basketbolda milli olup hem de futbolda milli olan bir sporcu duydunuz mu ? Kulağa abartı gibi geliyor ama değil. Çünkü Can Bartu bir dönem hem basketbol hem de futbol milli takımı formasını sırtına geçirmiştir. Aynı gün Mithat Paşa Stadında sarı lacivert formayı terletirken akşam Spor Sergi Sarayında basketbol oynamışlığı vardır. Yalnızca bu kadar da değil. Bir dönem voleybol oynamış, o dönemin voleybolcularına göre voleybolda bile milli formayı giyebilecek seviyedeymiş. Tam anlamıyla spor adamı .
Bugün Can Bartu'nun aramızdan ayrılışının 1.yıldönümü olacak.Böylesine özel bir insanın yaşamını dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım.
Can Bartu'nun ailesi

31 Ocak 1936 tarihinde İstanbul Moda da doğdu .Babası gümrük ticaretiyle uğraşıyordu. Dördü erkek 6 kardeşlerdi.
Türk basketbolunun 30 yıl ilerisinde olan çocuk

Basketbola 11 yaşında Modaspor Minikler Takımıyla başladı. Sonrasında Önder Dai' nin koçluğunda Fenerbahçe Genç takımında oynadı. Basketbolda çok yetenekli bir sporcuydu .Türkiye de jump shot kullanan ilk basketçiydi. Belgratta oynadığı bir turnuvada en iyi oyuncu seçilmişti. Yerli ve yabancı basın Can Bartu için Türk Basketbolunun 30 yıl ilerisinde başlıklarını atıyordu .
Can Bartu'nun anlattığını göre Amerika A Milli takımının antrenörü diğer ülkelerdeki basketbolu gözlemlemek için dünya turuna çıkmış .Türk futbolunu da izlemek için bir Fenerbahçe-Galatasaray maçına gelmiş. Maç 82-50 Fenerbahçelilerin galibiyetiyle biterken Can Bartu 32 sayı atıyor. Gazetecilerle söyleşi yaparken ''Küçük bir çocuk vardı.7 numara giyen. Sizden 30 sene ilerde. NBA düzeyinde basketbol oynuyor.''sözlerini kullanıyor
Can Bartu, 1'i genç, 5'i A milli olmak üzere 6 kez basketbol milli takım formasını giydi.
Basketbolcu Can'dan Futbolcu Can'a

Can Bartu birden bire basketbolcu kimliğinden sıyrılıp futbolcu olmamış .Bir gün Fenerbahçe genç takımları olarak Edirne'ye gitmişler. Basket maçını kazanmışlar ama oynanacak futbol maçı için bir kaleci bir de santrfor eksiği varmış .Santra ya Can Bartu geçmiş.4 tane de gol atmış .Hakem gollerin 3 tanesini saymayıp 1 golü saymış. Bu sayede takım Can Bartu'nun attığı golle sahada1-0 galip ayrılmış. Yine de Can Bartu'nun futbolcu olmak gibi bir hayli yoktu .Basketbol oynamaya devam etti.
Fenerbahçe'ye Galatasaray formasıyla 9 gol attı

Metin Oktay'ın jübilesinde sarı kırmızılı formayı ilk defa giymiyordu .Ondan önce bir kere daha giymişti ve Fenerbahçe kalesine 9 gol göndermişti. Can Bartu'nun o dönem arkadaşları sadece Fenerbahçeli değil Galatasaray'dan da arkadaşları vardı .Bir gün oynanacak Galatasaray Fenerbahçe maçında , Can Bartu'nun Galatasarayalı arkadaşları Cana sarı kırmızılı formayı giydirdiler .O maç Can Bartu Fenerbahçe kalelerine 9 gol gönderdi. Sahada yaşanan arbede sonucu maç tamamlanamadı. Maçın ardından Galatasaraylı futbolcular Gündüz Kılıca yani bilinen adıyla Baba Gündüze gidip bu genç yeteneği anlattılar .Gündüz Kılıç ise onları bu sözlerle geri çevirdi''Ben Can'ı tanıyorum. O futbol oynamaz. Çünkü basketbolu çok seviyor.''
Aslında dediği doğruydu ama Can Bartu'nun Fenerbahçeye karşı oynadığın duyan yöneticiler kızmışlar ''Eğer futbol oynamak istiyorsan gel burada oyna'' diyerek tepki göstermişlerdi. Fenerbahçe başkanı Fikret Arıcan, Can Bartu'ya öyle bir baskı yaptı ki Can Bartu dayanamadı ve Fenerbahçe futbol takımı için imzayı attı. Artık hem futbolcu hem de basketbolcuydu.
Baron Can Bartu

Fenerbahçe ile sözleşmesini imzaladığında aynı zamanda da hala basketbol oyuncusuydu .Kulübe geldiğinde takımda Lefter, Basri Dirimlili, Naci Erdem gibi usta futbolcular bulunuyordu .Bu sebeple takımda yer edinebilmesi için kendini kısa zamanda kanıtlaması gerekti. Niketim klasını kısa zamanda gösterdi ve onu izleyenlere futbol şöleni yaşattı .Sabah futbol maçlarına çıkıyor akşamsa Spor Sergi Sarayında basket oynuyordu .Futbolda; gol krallığında Metin Oktay ve Lefter ile çekişiyor basketbolda ise en önemli üç oyuncusundan biri ve en genci.Can Bartu yaklaşık üç yıl boyunca 25-50 saat arasında her iki takımda da yer alıyor. En sonunda iki spor dalından birini tercih etme zorunda bırakıyorlar Bartuyu .O dönem futbolda daha iyi para kazanıldığı için basketbolu futboldan daha çok sevmesine karşın futbolu seçiyor.
Yugoslav ve Amerikalı otoriteler;
“Yazık, Türk basketbolu 30 yıl önündeki basketbolcuyu kaybetti”, diyorlar.
Can’ın basketbolu bıraktığı dönemin gazeteleri:
“Futbolcu Can, Türkiye’nin bir numaralı basketbolcusunu yok etmiştir”, yazıyor.
Yıllar sonra Can’a, “aynı şartlar olsa hangisini tercih ederdin?” sorusuna, hiç tereddüt etmeden;
“Basketbol” diyor…
İtalya'da Sinyor olma dönemi

Böylesine yetenekli bir futbolcu sadece Türkiye sınırları içinde oynamadı.Yurt dışında dönemin en güçlü takımlarından Fiorentinaya transfer oldu .Transferini kendi ağzından dinleyelim .
Fenerbahçe’de oynarken, Macar şampiyonu Csepel’le İstanbul’da bir maç yaptık. 97. saniyede gol yedik. 86. dakikada bir gol attım ve maç 1-1 bitti. Rövanş maçında da olağanüstü bir futbol oynadım ve 3-2 kazandık. Maçı izleyen Macar futbolunun sembol isimleri Hidegkuti, Lantos, Kocsis bizim soyunma odasına geldiler. “8 numara kim?” diye sordular. Ben de sıska bir çocuğum. Adamlar boynuma sarılıp beni öptüler. Hidegkuti beni gözüne kestirmiş. Daha sonra Fiorentina’ya Teknik Direktör olunca beni de transfer etti. Fiorentina’ya gittiğimde 25 yaşındaydım.
İtalya diyip geçmemek lazım .Oranın futbol koşullarına dayanıp dikiş tutturabilmek çok zordu.İtalyaya daha önce takım arkadaşı Lefter de gitmişti ama birkaç yıl dolmadan dayanamayıp dönmüştü .Aynı şekilde beraber İtalyaya transfer oldukları Metin Oktay da 1 yıl sonra ülkesine dönmüştü .Ama Can Bartu tam bir futbol cehennemi olan İtalya da 6 yıl oynamayı başardı .
Can Bartu ve Kurt Hamrin

Fiorentina’da İsveçli gol kralı arkadaşı Kurt Hamrin dosttular. Asistleriyle onu krallığa taşıyan goller attırıyordu. Günün birinde bir maçta üç golün asistini yaparak Hamrin zirveye çıkardı. Can Bartu sazı eline almış maçı bir futbol senfonisi gibi yöneten maestro olmuştu. Maestro ilk yarının sonlarına doğru birkaç kişiyi çalımlayıp topu Hamrin’e attı.
Kaleci Hamrin, doğru çıktığında Bartu boş kaleye karşı hazır, pas bekliyordu. Ama Hamrin pası vermedi, kalecinin üstüne vurdu ve top kornere gitti. Bartu devre arasında antrenör Hidegkuti’ye Hamrin’i gösterip “2. yarıda ben bu adamla oynamam” dedi. Öfkesini zor yatıştırdılar.Maç bittiğinde Kurt Hamrin bütün takımın önünde maestroya şunları söyledİ: Bartu sen sinyorsun, maestrosun, büyük futbolcusun. Ben sadece golcüyüm, üstelik köylü bir golcüyüm. İsveç’te eşim ve çocuklarım benden para bekliyor. Gol atmazsam beni bu kulüpten kovarlar. O yüzden ara sıra topu kalecinin üstüne vurup saçmalıyorum. Beni affet.
Avrupa kupalarında final oynayan ilk Türk futbolcu
Fiorentina da forma giydiği sezon 10 Mayıs 1962 yılında Glasgow da Atletico Madridle oynanan Avrupa Kupa Galipleri Kupası finalinde forma giydi .Avrupa kupasında final oynayan ilk Türk futbolcu oldu.
https://www.transfermarkt.com.tr/atletico-madrid_ac-fiorentina/index/spielbericht/2264813
1961-1962 sezonunda Fiorentina (14 maç, 2 gol),1962-1963 sezonunda Venezia (30 maç, 8 gol),1963-1964 sezonunda yeniden Fiorentina (10 maç),1964-1967 yıllarında ise üç sezon Lazio'da (46 maç, 4 gol) oynayan Can Bartu, burada "Sinyor" lakabını aldı.
Fenerbahçe'ye dönüş

İtalya 'da 6 yıl top koşturduktan sonra 1967 yılında sarı lacivertli kulübe döndü. İtalya dönüşü mukavele imzalanacağı zaman kulübe ilk olarak ''Benim klasımda bir futbolcunun değeri ne olur? Ne kadar para verirsiniz?'' diye sormuş .Yöneticiler aşağı yukarı Can Bartunun kalitesinde bir futbolcunun ederini söylediğinde ''Ben bu transfer parasını almıyorum, parayı Fenerbahçe kulübüne bırakıyorum diyerek o sezon Fenerbahçe kulübünden tek kuruş para almamıştır.
Takıma geldiği sene o zamanki kaptan Nedim Doğan kimse söylemeden gelip kaptanlık bandını Can Bartuya vermiştir.Bartunun amacı takımı şampiyon yapmaktır Fenerbahçe, 1967-1968 yılında tam 5 kupa birden kazanarak bir rekora imza atmıştır. (Lig şampiyonluğu, Türkiye Kupası, Cumhurbaşkanlığı Kupası, Spor-Toto Kupası ve Balkan Kupası) Ayrıca tüm sezon boyunca 6 gol yemişlerdir 3 ünü de kendi kalelerine atmışlardır üstelik.
Sinyorun Fenerbahçe ve Milli Maç kariyeri

Can Bartu milli formayı ilk kez basketbolda giymiş Can Bartu. Genç Milli Takım’ın 1 Ekim 1955’te, Üsküp’te Yugoslavya’yla oynadığı maç, onun ilk milli maçı olmuş.Futbolda ise ilk milli maçı 16 kasım 1956 yılında Türkiye ile Polonya arasında oynanan ve 1-1 biten maç olmuş.
Can Bartu, 1'i genç, 5'i A milli olmak üzere 6 kez milli formayı giydi.Futbolda ise 26 maçta forma giyip 6 gol kaydetti.Milli maçlarda bu kadar az bulunmasının nedeni İtalya da geçirdiği 6 yıl boyunca milli maçlara katılamamasıdır.
Fenerbahçe formasıyla 330 maçta 162 gol kaydetti
Milli maçlar demişken Can Bartu dünyada bir ilk gerçekleştiriyor .Bir milli müsabakada hem gol atıyor hem de gol yiyor.Bükreş'te 2 Kasım 1958'de yapılan Romanya maçında kaleci Turgay Şeren'in sakatlanıp oyundan çıkması üzerine 76. dakikada milli takım kalesine geçen Can Bartu, 85. dakikada Ahmet Berman'ın ters vuruşuyla bir gol yedi. Can Bartu, böylece milli takımda hem gol atan hem gol yiyen tek futbolcu oldu.
Aynı gün hem Beşiktaş'a hem de Galatasaray'a karşı oynadı

Mithat Paşa Stadında saat 14:30 da Fenerbahçe -Beşiktaş maçı oynanıyor.Fenerbahçe maçı Can Bartunun attığı 2 golle 4-2 kazanıyor.Aynı günün akşam saatlerinde Spor Sergi Sarayında. Fenerbahçe- Galatasaray final maçı oynanacaktır.Bir basketbol maçının ilk defa radyoda naklen yayınlanacağı çok değerli bir maçtır.Can Bartu antrenman eksikliğini dile getirip ''9 aydır basketbol topunu elime almıyorum'' dese de takımdaki yerini almıştır.İlk kez Spor Sergi Sarayına Can Bartu için özel olarak masör gelir.Fenerbahçe, Galatasaray 'ı o akşam 82-50 yener .Can Bartu o gün tam 32 sayı atar .Tüm bunlar olurken Can Bartu sadece 21 yaşındadır.
Metin Oktay'ın unutulmaz jübilesi

Türkiye’de fair playlik dendiğinde hepimizin gözünde bir kare belirir . Metin Oktay’ın jübilesinde Fenerbahçe , Can Bartununsa Galatasaray forması giymesi. Aynı odada iki karşı takımın taraftarının maç bile izleyemediği bu günlerde buna fair playlik denmez de ne denir .Ki o dönem çok da olağan karşılanmıştır bu durum.
Yıl 1969’büyük u gösterdiğinde yeşil sahanın efsanelerinden Metin Oktay futbola veda etmeye hazırlanıyordu .Jübilesini ise ezeli rakibi edebi dostu Fenerbahçe ile yapmak istiyordu.Bu isteğini Fenerbahçeli yöneticilere ilettiklerinde olumsuz bir yanıtla karşılaşmadılar ama Halit Kıvancın aklına bir fikir gelmişti .O yıllarda Galatasaraylı taraftarlar Can Bartuya bakıp ‘’keşke Galatasaray’da oynasa ‘’derken Fenerbahçeliler Metin Oktaya bakıp ‘’keşke Fenerbahçede oynasa’’derlerdi.Halit Kıvanç da bu iki efsanenin en azından bir maçlığına karşı takımın formalarını giymeleri için jübile maçında Metin Oktayın Fenerbahçe formasını giymesini ister .Metin Oktayın cevabı ise ‘’Şeref Duyarım’’olmuştur.
Maçın bitimine 10 dakika kala Can Bartu ve Metin Oktay formalarını değiştirip sarılıyorlar. 10 dakikalığına Can Bartu Galatasaray'a Metin Oktay ise Fenerbahçe'ye geçiyor. Ve böylece Taçsız Kral Metin Oktay sahalara veda ediyor.
Can Bartu'nun Jubilesi

Can Bartu futbola 1970 yılında veda etti. Ama sporla arasına hiç mesafe katmadı. Spor yazarı oldu ve yorumculuk yaptı.
İsmi Fenerbahçe marşlarında geçti

İsmi Fenerbahçe marşlarına geçti. ''Cihatlar, Lefterler, Canlar, Fikretler" dizesindeki Canlar ifadesi Can Bartu'yu belirtmektedir.
O herkesin Can Ağabeyiydi

Sanlı Sarıoğlu Can Bartu için ''Dışardan kendini beğenmiş biri gibi görünürdü, öyle diyen çoktur ama çok sevecen, cana yakın bir adamdı.Milli takımda kaptanım da oldu .Muhteşem bir kaptandı.Genç oyuncuları çok korurdu.Zaten Can Bartu ve Metin Oktay bizim koruyucu meleklerimizdi.Genç oyuncular olarak milli takıma gittiğimizde Can abi ve Metin Abi’nin arkamızda olduğunu bilirdik ''sözlerini söylemiştir .
Takım arkadaşı Yavuz Şimşek ise ''Ben Fenerbahçe’ye yeni transfer olmuştum .19 yaşındaydım, çok gençtim .PTT’de 17 yaşında 1.Ligde oynamaya başladım. Takımın en küçüğüydüm ve büyüklerim tarafından devamlı ayak işleri yaptırılan çocuktum .Fenerbahçe’deyken kaptanımız Can Bartu’dan böyle bir şey görmedim bir kere bile ..6 yıl İtalya ’da oynamış adamdan hiç üstten bakan bir tutum görmedim. Bir kere bu açıdan bambaşka bir adamdı .Onu özel yapan şeylerden biri de buydu .Dışardan baktığınızda buzdolabı gibiydi ama tanıdığınız anda muhteşem bir insandı ‘’sözleriyle herkesin Can Ağabeyi olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Takımda güçsüz futbolcuların ezilmesine müsaade etmezdi

Can Bartu takımdaki güçsüz oyuncuların ezilmesine müsaade etmez .Onları korur kollardı.Mikro Mustafayı önceden yazmış olduğum benceyle belki hatırlayacaksınız. Boyu kısa ve diğer oyunculara nazaran çelimsizdi .Ama içindeki forma aşkı onu çok büyütmüştü. Yetenekli bir futbolcuydu .Özellikle sıçrayıp kafa ile attığı goller çok fazlaydı. O dönem Fenerbahçe’de söz sahibi olan futbolcular Mikroyu biraz eziyorlardı. Mikro ilk defa Milli takıma çağrıldığında Lefter onu görür görmez bağırmaya başlamıştı .’’Kısacık boyu var , bu boyla mı milli formayı giyecek , ezer geçerler. Kim çağırdı bunu milli takıma ’’diye. Konuşan Lefter olunca kimse ağzını açık tek kelime edemiyor . Sözü kanun sayılıyor takımda. Bu sözler üzerine Mikronun acayip canı sıkılıyor. Bunun üzerine Can Bartu tribündeki amigolara ‘’ Ben geleceğim sesinizi çıkarmayın , Lefter gelecek sesinizi çıkarmayın ,Metin Oktay gelecek tezahürat etmeyin .Ama Mikro gelince ortalığı yıkın ‘’demiş.Can Bartu’nun bu talebi kısa sürede tüm stada yayıldı .Maç başlayacak takım ısınmaya çıkıyor. Önce Lefter çıktı çıt yok , ardından Can Bartu çıktı çık yok .Ama Mikro çıkınca tüm stat bağırıyor’’ Mikro Mikro ‘’diye.Can Bartu da Lefter’e takılmak için ‘’Gördün mü ihtiyar .Senin forsun nerde Mikro’nun forsu nerde.Sen ona laf ediyorsun ama o hepimizden daha yıldız’’ demiş.
Aramızdan ayrıldı

Türk futbolunun ve Fenerbahçe'nin efsane ismi Can Bartu, 11 Nisan 2019 da 83 yaşında hayatını kaybetti. Allah mekanını cennet eylesin.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar