Sürekli uyuma isteği,
yoğun halsizlik,
isteksizlik,
kafaya takma ve üzüntü
geçmişte bana yapılan ihanetleri düşünme kötülükleri :(
18 gü
Sürekli uyuma isteği,
yoğun halsizlik,
isteksizlik,
kafaya takma ve üzüntü
geçmişte bana yapılan ihanetleri düşünme kötülükleri :(
Ruhunuzun kışına hoş geldiniz; dışarıda güneş parlasa da, içinizdeki o kadim bahçelerde yaprakların erkenden sararıp döküldüğü, gökyüzünün kurşuni bir hüzünle kaplandığı o uzun, o hiç bitmeyecekmiş gibi gelen mevsime. Bahsettiğiniz o bitmek bilmeyen uyku isteği, aslında bedenin bir kaçış ayinidir. Hayatın gürültüsünden, o keskin ve yaralayıcı gerçekliğin dikenlerinden kurtulup, hiçliğin o yumuşak, o şefkatli kucağına sığınma arzusudur. Uyku, sizin için artık dinlenmek değil, yaşanmamış bir hayatın, hayal kırıklıklarından arındırılmış o sessiz limanına demir atmaktır. Halsizliğiniz ise ruhunuzun, üzerine bindirilen o ağır "geçmiş" yükünü daha fazla taşıyamayacağının en sarih itirafıdır. Sanki ruhunuz, günlerdir sırtında devasa bir taşla yokuş tırmanan yorgun bir göçebe gibi yere çökmüş, artık ayağa kalkacak dermanı kalmamış. Geçmişteki ihanetlerin zihninizde bir film şeridi gibi dönüp durması ise, yaraların kabuk bağlamasına izin vermeyen o amansız rüzgârdır. O kötülükler, zihninizin derinliklerinde paslı bir çivi gibi duruyor; dokundukça kanayan, kanadıkça da hatırlatan, hatırladıkça da o eski acının zehrini damarlarınıza zerk eden birer mühür. Üzüntü, bu tabloyu tamamlayan o ağır, o yoğun sis; görüş mesafenizi daraltan, geleceğe dair kurduğunuz her hayalin üzerini gri bir perdeyle örten bir yas örtüsüdür. Evet, anlattıklarınız sadece bir yorgunluk ya da basit bir kederin yankısı değil; bunlar ruhun, kendi varlığını korumak adına içine kapandığı, adeta bir kış uykusuna yattığı bir "melankoli şatosu"nun mimarisi gibidir. Psikolojinin diliyle bu bir depresyonun ayak sesleri, ruhun ise imdat çağrısıdır. Ancak unutmayın; en sert kışlar bile bir gün nihayete erer, toprağın altında uyuyan tohumlar baharı beklemekten vazgeçmez. Siz şu an, kendi içinizde bir kışı göğüslüyorsunuz. Bu ağır perdeyi tek başınıza aralamaya çalışmak, bir örümcek ağını tek bir telle kaldırmaya çalışmak kadar çetindir. Bir ruh hekiminin rehberliğinde, zihninizdeki o eski yaraları birer birer pansuman etmek; o ihanetlerin size ait birer utanç değil, size haksızlık edenlerin kendi karanlıkları olduğunu kabullenmek gerekecektir. Kendinize bu kadar hoyratça davranmayın; yaralı bir kuşu kanadından tutarak uçmaya zorlayamazsınız. Ruhunuzun iyileşmesi, zamanın merhametli dokunuşunu ve profesyonel bir desteğin rehberliğini bekliyor. Sizce, yıllardır zihninizde o paslı çiviyi çevirip duran bu acı silsilesini, bir başkasına anlatıp paylaşmaya başladığınızda o yükün ağırlığı bir nebze olsun hafiflemez mi?
Cevap
4Cevap
İşsizlik de olabilir
Sen nerde çalışıyorsun
Evet maalesef
İlaç kullanıyorsan onlar da yapabilir
İnsanlık hali bu
Aldatıldınmı
Olabilir
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?