Sınırlı zamanımız olduğunu biliyoruz. Her an her dakika daha da yaklaşıyoruz kaçınılmaz sona. Giderken geride bırakacaklarımızın iyiliği, güzelliği, doğruluğu ile övülmek anılmak istiyoruz. Tüm çabamız, tüm varlığımızı hırslarımızı önümüze katıp da bir yok oluşa teslim etmeye çalışmak...
Kısa bir anımı paylaşmak istiyorum affınıza sığınarak.
2009 yılında Ramazan Bayramının ilk günüydü sabah kahvaltısını yaparken gelen bir telefon babamı kaybettiğimizi haber verdi bize. (O günden bu yana telefondan nefret eder sessiz modda kullanır oldum)
Bir alzheimer merkezinde yatıyordu babam henüz 21. günde kaybettik, apar topar merkeze gidip doktor raporunu aldım. Ardından bağlı bulunduğu ilçenin belediyesine gidip nöbetçi doktora ölüm raporunu, sağlık karnesini ve nüfus cüzdanını verdim. Gerekli belgeyi hazırlayan doktor baş sağlığı dilerken odandan çıktığım sıra yanındaki 9 -10 yaşlarındaki oğluyla konuşmasını duyup durdum.
- Oğlum bunu ablaya ver! dedi doktor. Arkamı döndüm çocuk babamın sağlık karnesini uzatıyordu. Durup doktora
- Nüfus kağıdı da vardı” dedim. Kısa şaşkınlıkla baktı bana
- Onunla işiniz kalmadı, iptal edilecek” dedi.
O an bir sıcaklık hissettim tüm tenimde, kalbimde. Bacaklarım taşıyamayacak durumdaydı bedenimi. Hiçbir şey söylemeden çıktım ve kapıdaki koltuğa oturdum. İçimden dedim ki “vay be çocuğuna nüfus kağıdını bile vermiyorlar, rüya gibi hayat dediğin baba, sen gerçekten var mıydın? Bilmem kaç sene yaşadın mı? Masallardaki gibi bir varmış bir yokmuş ve şimdi işte yok olmuşsun”
İnsandan geriye yalnızca adı kalacak, diğer ne varsa yok olmaya mecburdur...
Paranız, imkanlarınız her varsa... Herkesin gözünde bir sis perdesi olacak varlığınız, sadece “adınız” gerisi flu bir zan yalnızca... Adınızın başına ya iyi insandı diyecekler, ya da anma şu adı... 2009 yılı hayatımın en zor yıllarından biriydi, farkındalıklarımın artması tek kârım oldu.
Ben öldükten sonra değersiz vücudum birilerine umut birilerine can olabilir fikri babamdan bana geçen ve yıllar öncesinde yaptığımız bir başvuruydu...

Ama şimdi de bir şeyler yapmalıyım dedim. Babamdan sonra ilik verdim Çapa’da belki bir gün lösemili biri için bir hayrım dokunabilir diye...

Her sene Kızılay'a kan verdim en keyiflisi ve geri dönüşüne şahit olduğum güzellik de bu oldu...☺

“Bağışladığınız kan bir hayat kurtarmıştır” yazacak içeriğinde...
Ve siz o kadar gururlanacaksınız ki benim gibi gözleriniz dolacak belki, belki de boş boş sırıtacaksınız. O an yaşamın aslında ne kadar boş olduğunu anlayacaksınız... Tüm hırslarınız, egolarınız, aşk acınız, başarısızlıklarınız, zayıflıklarınız ve eksiklikleriniz son bulacak...
İlk kez ama ilk kez gerçekten yaşadığınızı, işe yaradığınızı hissedeceksiniz. İlk kez kendinizle gerçek anlamda gurur duyacaksınız... Adınızı o kısa SMS'te okuduğunuzda her gün birçok kişinin ağzından çıkan isminiz sizin için ne kadar değerli gelecek, bunu yaşamalısınız...
İnsandan geriye yalnız adı kalacak bunu da nasıl anılmak isterseniz öyle bırakmak tek değerli mirasınız...
Sağlıkla Kalın
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar