Şizofren Gencin Hikayesi

Anne ve babanın 2. evliliklerinden doğan tekne kazıntısıydı. İlkokuldaki sessizliğiyle öğretmenlerin dikkatini çekerdi. Öğretmenler toplantıda annesine



Dilini mi yuttu bu çocuk, derste tek kelime konuşmuyor!



derdi. 35 kişilik Sınıfta başka bir örneği belki de yoktu. Okuyup yazmayı babasından yediği cetvel darbeleriyle öğrenmişti. Rahatsızlığı çocukluk yıllarında seyir etmeye başlamıştı. Ne anne ne de baba durumdan bir haberdi. İnci gibi dökülen süt dişleri yerini birbirini itip iç içe geçen dişlere bırakıyordu. Dişlerinin yamuk çıktığının farkında değildi.


Karnının tok olması ona yetiyordu. Üvey kardeşleri tarafından da sevilmezdi.


Şizofren Gencin Hikayesi
Aile ve şizofren genç, babanın işi dolayısıyla şehir değiştirmek zorunda kaldı. Alışıktı bu duruma her 2 senede bir yeni eve taşınılırdı. Derken lise yılları farklı bir şehirde devam etti. Dışarıdan gelenlere karşı tepkisiz kendini korumakta güçlük çekiyordu.Yazı tahtasına bakar hiç birşey anlayamaz hayalinde hayatı yaşardı. Bunların farkında değildi. O sadece dersi sevmediği için anlamadığını sanıyordu.


Belki daha yakışıklı ya da zengin aileden olsaydı durum farklı olacaktı.


Hiç bir zaman duygusal bir bağ kuramadı. Kız arkadaşı da olmadı. Kurduğu bir kaç arkadaşlık kısa sürede kopmuştu. Yeni geldiği bir ortama iyi başlamayı istiyordu. Kısa sürede yabancılaşıp kopuyordu. Sanki Ruhu Bedeninden uzaklaşıyordu. Kendide bakımsızdı tabi. Zaten ailede giysi alışverişi yapılmaz, komşuların verdikleri giyilirdi. Şikayet etmez giyerdi.


Şizofren genç büyümüş 18 yaşına gelmişti. Babası ona işle uğraşsın diye bir dükkan açmıştı. Giyimine özen göstermeye başlamıştı. Yemek yemekten ok kilo almış zar zor spora başlamıştı. Görünüm acısından en ideal duruma gelmişti. Arkadaş ortamı edinmek ve hayalindeki konuşabileceği gülüşüyle içini ışıtan kız karşısına çıkana kadar bütün eksiklerini gidermeye kararlıydı.


Yaşamında hiç birşey değişmemişti. Aksine işler durgunlaşmaya başlamıştı şizofren giderleri karşılayamıyordu. Olmayan bir fikir oluşturup bunu gerçeğe dönüştürüp satmak için gece gündüz çalışıyordu. Borcu ve maddi sıkıntısı olan çalışıp para kazanamayan birinin kız arkadaşı olamayacağını düşünüyordu. Fikrini 1 ayda gerçekleşirdi. Dükkanın elektrik faturasını ödeyeYecek kadar sattı. İşler aynıydı Ya dükkanı kapatacaktı ya da birşeyler yapması gerekti.


Başka bir fikir bulup bunun üzerinde çalışmaya başladı. Bu kez hiç kazanamadı. Sonraki 2 yıl dükkandan zarar edip borçlanmaya başlamıştı. Askerlik yaşı gelmişti.Borçlarını kapatmadan gidemezdi.Erteletti. 1 yıl daha zarar etti. Kredi kartları, kredi, vergi ve diğer borçlar 20 bin tl yi buldu.Toplu para olmadan bu parayı babası bile ödeyemezdi. Şizofren bir proje daha düşünüp 2 ay üzerinde çalıştı. Ruhunu ve Bedenini tamamen bu işe vermişti. İlk 3 ayda bütün borcunu kapatmış, Sonraki 3 ayda borcunun 2 katından fazlasını kazanmıştı.


Herşey yoluna girmişti. Artık arkadaş ortamı ve kız arkadaşı olmaması için bir sebep yoktu.


Sonuç yine aynıydı.O evren madde ve varoluş hakkında gece gündüz araştırma yapıyor. ”Evlat hayat orada değil bak burada” diyen kişilere gülüyordu.Olaylara normal tepkiler veremiyordu. Gülünmeyecek şeylere gülüyordu. Duygularını insanlara iletemediğinin farkındaydı.


Şizofren olduğunun farkında değildi zaten hayatında hiç doktora gitmemişti.


Şizofrenin Askerlik zamanı gelmişti o artık askerdi “Diğer askerler onun pantolonuna bakıp Cebindeki paraları nasıl alacağını düşünüyorlardı.” Şizofren bu konuda dikkatli ve her türlü tehlikeye karşı tetikteydi.Zihninde olabilecek tüm ihtimaller belliydi.Hata yapma ve açık yaratma olasılığı 0 di. Banka çalışanının hesabını takip ettiğini parasını gizlice kendi hesabına aktarmanın planlarını yaptığını düşünüyordu.


Kavgacı biri değildi. Yaptığı bedensel işlere enerjisini verir gerekenden fazlasını yapardı. Kolu ağrıyordu. yük taşımaya gönderildi insanlarla iletişim kurmakta sıkıntı çektiği için kolunun ağrıdığını söylemedi.belki de zihni meşgul olduğu için o an düşünemedi. Ağrı şiddeti artmıştı. sağ kolunu geriye çekip hafif yükleri sol koluyla taşıyordu. Hayalinde komutanına kolunun sakat olduğunu söylüyordu.



Komutanım sağ kolum çok ağrıyor, taşıyamıyorum!



5 dakika sonra ağrıya dayanamadı. Sessizce sandalyeye oturdu. Komutan neyin var dediğinde kolunun çok ağrıdığını söyleyebilmişti. Revire gönderildi. Kırık yoktu. Şişen koluna buz ve krem uygulanıp sargi yapılmıştı. Askerler tarafından başkasının yerine gönderilip kolu sakatlandığı duyulunca anlaşılınca bütün bölüğe ceza verildi. Ertesi gün bütün bölüğe



"Yere yat, sürün”



emri verilmişti. Şizofren yine sessizce sol kolunun üzeriyle yere yatıp sabit kaldı. “Sürün! sürün!” diyerek yaklaştı komutan. Şizofren sakat olduğunu sorulduğunda söyleyebilmişti. Şizofren yüzünden 4 kişilik gruba tutanak tutulmuştu. Koğuştaki askerler şizofrenin açıklarını arıyordu.Onu kıskanıyorlardı. Kendisine ne denilirse tamam diye geçiştirerek tüm işleri yapıyordu. Uzun sohbetlere girmiyor kısa cevaplar veriyordu.


Ve kafa dağıtmak için izine ayrılmıştı. Gece kafası intihar düşünceleriyle dolmuştu. Ailesiyle günde bir kaç saat vakit geçiriyor odasına çekiliyordu. hastalığının farkına varınca tedavi olmaya karar vermişti. Ailesine durumu anlatmıştı. Ailesi onun bir rahatsızlığının olmadığı askerliğini yapıp evlendirilmesi gerektiğini söylemişti. Kendisi tedavi olmakta kararlı.

Şizofren Gencin Hikayesi
Cevapla