Merhaba arkadaşlar.
Bu bencemde sizlere elimden geldiğince depresyonun acı veren girdabının sebepleri ve beynimizdeki bilişsel çarpıtmalarını açıklayacağım. Bu çarpıtmalar beynimizde saliseler içerisinde gerçekleşir ve biz artık buna o kadar inanmışızdır ki farkında bile olmadan duygumuz ona göre tepki verir.

Biz bu duyguların nerden geldiğiniz ve nasıl geldiğini açıklamaya çalışacağım ancak bunun için tabi daha önce BDÖ(Beck Depresyon Ölçeği) yardımıyla seviyenizi ölçmek vs. de gerektiği için ilerleyen zamanlarda başka bencelerimde kademe kademe öğretmeye çalışacağım.
Şimdi dilerseniz beynimiz hangi bilişsel çarpıtmalarla yönetiliyor onlara bir göz atalım:
1. Hep ya da Hiç düşüncesi
Ben kısaca anlatacağım her bir çarpıtmayı siz ona göre herhangi bir merak ettiğiniz durumda aşağıdan sorularınızı sorabilirsiniz. Bu çarpıtma birçok depresyon hastasında bulunur şöyle ki hayatınızda griler yoktur siyah veya beyaz vardır. Örnekle açıklamam gerekirse bu evrende "mutlak" diye bir olay yoktur.
Bu düşünce mükemmelliyetçiliğin temelini oluşturur. Olayları bu şekilde değerlendirmek gerçek dışıdır; çünkü hayat çok seyrek olarak "ya öyle ya da böyle"dir. Örneğin hiç kimse bütünüyle zeki ya da tamamen aptal değildir. Aynı şekilde, hiç kimse her şeyiyle çekici ya da tamamıyla çirkin olamaz.
Hayatta buna benzer bir örnek vereceğim bir öğrenci düşünün her vize notunda 90 alıyor ortalama olarak en son girdiği sınavda 70 almış ise bu kişi kendini başarısız olarak görür ve ben ne kadar başarısız biriyim diye beyinsel olarak yanlış bir çarpıtmaya düşer ve kendini kötü hisseder oysa 70 sınıftaki en yüksek nottur. Ama her zaman 90 alan bir öğrencinin bir anda 70 almış olması onun beyninde farklı şekilde canlanır.
2. Aşırı Genelleme
Depresyon geçirmekte olan satış görevlisi bir adam, arabasının camındaki kuş pisliğini görüp, "Bu da benim şansım. Kuşlar hep benim camımı buluyor" demişti. Geçmişi sorguladığımda ise, yirmi yıldır yaptığı seyehatlerinde, bunun dışında camına kuş pislediğini anımsamadı.
Burada anlatmak istediğim bir olayın aşırı genelleme yapılarak tüm hayat boyunca olduğu düşünülerek kötü hissedilmesi durumudur.
3. Zihinsel Filtre
Bu olaydaki olumsuz bir ayrıntının üzerinde odaklanarak bütün olayın olumsuzmuş gibi algılanmasıdır. Örneğin, depresyon geçirmekte olan bir üniversite öğrencisi en iyi arkadaşı ile alay edildiğini duyar ve sinirlenir; çünkü düşüncesi "Bütün insanlar acımasız ve duyarsızdır" şeklindedir. Aslında yakın zamanda ona acımasız davranan ancak birkaç kişi olmuştur.
4. Olumluyu Geçersiz Kılmak
Daha da etkileyici bir sihinsel yanılsama, bazı depresif kişilerin olumlu deneyimleri sürekli olumsuza çevirme eğilimindedir. Hayatta böyle insanlarla sık sık karşılaşırsınız. Örnek verecek olursam birisi size övgülerde bulundu ama siz diyorsunuz "Yok canım sadece kibar olmaya çalışıyorum." aslında burada övgüyü hak etmediğinizi bilişsel ve bilinçaltı olarak düşünüyorsunuz ve bu aslında bir depresyon sebebidir ama siz bunu o kadar otomatikleştirmişsiniz ki artık fark etmiyorsunuz bile.
5. Sonuçlara Atlamak
Bu durumun iki örneği vardır kısaca bahsetmem gerekirse birincisi "Zihin Okumak".
Zihin Okumak: Başka insanların sizi aşağıladığını varsayar ve buna da öylesine inanırsınız ki araştırma gereği bile hissetmezsiniz ve beyniniz de buna alışmıştır.
Örnek vermem gerekirse diyelim ki mükemmel bir konferans veriyorsunuz ve öndeki dinleyicinin birisini uyukluyor olarak gördünüz ama beyninizdeki otomatik gelen düşünce "Ne kadar sıkıcı bir konferans sunuyorum, ben ne kadar başarısız biriyim." ancak daha sonradan öğrendiniz ki öndeki dinleyici bir gün önce partiye katılmış çok eğlenmiş ve sabah kalkamamış olmasından dolayı uyukluyor.
Falcılık Yapmak: Bu elinizde sadece acı haber veren sihirli bir küreniz olmasına benzer. Kötü bir şey olacağını düşünüp, gerçekçi olmamasına rağmen bu tahmini doğru kabul edersiniz. Endişe atakları geçiren insanlar "Ya bayılacağım ya da çıldıracağım" diyerek isyan eder. Oysa sorduğunuz zaman daha önce hiç bayılmamıştır veya hiç çıldırmamıştır.
6. Büyütme ve Küçültme
Buna dürbün hilesi denir. Bir hatanızı büyütürsünüz bu sizin için felaket durumuna gelir veya iyi yaptığınız bir şeyi de küçültürsünüz. Böyle duyguları isteyerek bilerek yaşamazsınız ama depresyon içinde olan insanlar bunları otomatik olarak yaşar belki şu an siz bu yazdıklarımı anlamıyorsunuz ama depresyonda olan kişiler ki Türkiye ortalamasında çok fazla vardır bu dediklerimin nasıl gerçekleştiği hakkında fikir sahibi olabilirler.
7. Duygusal Kararlar
Bu maddeyi anladığım kadarıyla anlatayım duygularınız her zaman doğru değildir. Şöyle ki bir müzik dinlediniz ve üzüldünüz efkarlandınız o zaman diyorsunuz ki ben gerçekten üzgün biriyim. Genel olarak bu kanıya varırsınız ve duygularınıza aldanırsınız aslında duygularınız bilişlerinizin çarpıtmalarıdır. Müzik, alkol, cinsel ilişki vs. duygularınızı doğru yoldan değiştiren etmenlerdir.
8. "-meli -malı" Cümleleri
Kendinizi o kadar alışmıştırsınızdır ki "Şunu da yapmalıyım", "Bunu da bitirmeliyim" diye motive etmeye çalışırısınız. Bu fikirler sizde baskı ve öfke yaratır. Ama tam tersine ilgisiz ve isteksiz bir insan olup çıkıverirsiniz.
Bir gün derse geç kaldığım hocam bana bakarak "derse erken gelmelisin bu benim sorunum ki size iyi niyetli davranıyorum bunu aslında yapmamalıyım" diyerek kötü bir duygu ve ruh haline bürünmüştü.
Hayatta en çok karşılaştığınız ve en çok fark edilen çarpıtma bu maddedir aslında kolaylıkla fark edebilirsiniz ve çok sık yerlerde görebilirsiniz.
9. Etiketleme
Hatalarınıza dayanarak kendinizi veya başkasına direkt olarak etiket vurmanızdır. Örneğin bir kişi size karşı kaba davranmıştır siz bundan sonra ona bir etiket yapıştırırsınız "Kaba Herif!" aslında o kişinin sizinle bir alakası yoktur çünkü bir yakını vefat etmiştir ve o gün sinirlidir ve gerçekten de kaba değildir?
10. Kişiselleştirme
Bunda da kendinizi, aslında başlıca sorumlusu olmadığınız bir olumsuz bir olayın nedeni olarak görürsünüz. Trafik kazası geçirdiniz hatalı siz değildiniz ama sürekli kendinizi suçluyorsunuz dediğim gibi bu öylesine otomatikleşmiştir ki veya kendimden bir örnek vereceğim.
İstanbul'da bazı yerlerde sokak serserilerinin olduğu yerlerden geçerken birisi bana laf atar ve ben berbat bir ruh haline boğulurum. Bütün günüm berbat olur kendimi o kadar kötü hissederim ki intihar düşünceleri canlanır vs. burada kişiselleştirme yapıyorum aslında çünkü bu olayın sorumlusu ben değilim ve bir daha o sokaktan da geçmiyorum? Ne kadar garip aslında belki de o insanlar bidaha orada olmayacaklar.

Tamamıyla kendim derlemiş olduğum bu makalemi okuduğunuzda mutlaka kendinizden bir parça bulabileceksiniz. Ama dediğim gibi bu tarz şeyler sadece size yardımcı olabilir yani hiçbir şey Sihirli bir değnek olamaz. Bunu en çok depresyondakiler bilir ama aslında geçici bir rahatsızlıktır fakat onlar o hallerine o kadar ikna olmuşlardır ki(buna ben de dahilim zaman zaman) artık bu düşünceler yukarıda yazmış olduğum bilişsel çarpıtmalar zihinde otomatikleşmiştir.
Bu yazdığım şeyleri Türkiye'de bir psikiyatri uzmanından öğrenemezsiniz sizin bir derdiniz olduğunda gittiğinizde ilaç verip gönderirler. Bir psikoloğa gittiğinizde ise bunları öğrenene kadar ve bu terapiden fayda alana kadar harcayacağınız para 10 milyarı geçer diyebilirim ve her yerde rahatlıkla bu şekilde psikolog bulamazsınız. (Bu da bir Türkiye gerçeği malesef)
Okuduğunuz için teşekkür ederim. Aklınıza takılan bir durum olursa aşağıdan sorabilirsiniz.
🚨 Bütün bencelerime göz atmak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.
🚨 Profilimden takipçim olmak için tıklayınız.
🚨 #Sowyet #Psikoloji #BilişselTerapilerSerisi

Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar