Merhaba. Bu sefer de sigarayı nasıl bırakırsınız, neden ve nasıl bağımlılık yapar ve bu süreçlerde vücudunuzda neler olur, bırakmazsanız vücudunuzda neler değişir bunlardan bahsedelim.

Sigaranın içeriği ve kanserojenlik

Sigaranın içinde 3 ana madde vardır. Bunlar nikotin, zifir ve karbonmonoksittir.
1. Nikotin

Nikotin bağımlılığı yapan madde olup aslında bir tarım ilacıdır. Katı haldedir. Nikotin santral sinir sistemi uyarıcısıdır. Algılarınızı açar ancak yüksek dozda zehirlenme belirtileri verir. Kanserojen değildir. Bağımlılıktan sonra yatıştırıcı etki göstermeye başlar. Bu yüzden sigara içen kişiler sigara yoksunluğunda sinirli olabilir veya stres anında sigara içme ihtiyacı duyabilirler.
2. Zifir

Zifir ise içinde çok fazla maddenin bulunduğu (Hidrojen siyanür, formaldehit vs.) bir karışım olup kansere neden olan içerik budur. Kamu spotlarındaki gibi akciğer kömür gibi olmaz. Bazı mermer zeminleri damarlıdır. Özellikle pembe ile kırmızı renk arasında olan damarlı mermer görmüşsünüzdür. O damarların siyah olduğunu düşünün. İşte sigara içen birinin akciğerleri o şekilde gözükür. Kamu spotlarındaki akciğerler en son noktadır ve o duruma gelmeden muhtemelen ölürsünüz.
3. Karbonmonoksit

Soba zehirlenmelerinden sorumlu gaz maddedir ancak sigaradaki miktar sizi boğacak kadar fazla değildir.
Tütün

Tütün değerli bir bitkidir çünkü toprağı filtreler. Yani bir toprakta ağır metal varsa bunu tütün filtre edecek ve bünyesine katacaktır. Yani siz sigara içerken toprağın filtresini yakarak dumanı ciğerlerinize çekiyorsunuz.
Nikotin bağımlılığı ve fizyolojik bağımlılık

Diyelim ki hiç sigara içmediniz. Sonra ağır bir stres yaşadınız ve arkadaşınız sigara uzattı. İlk başta öksürürsünüz çünkü akciğerleriniz, içinize çektiğiniz dumanda az oksijen olduğunu anlar ve öksürme refleksini devreye sokar ama ciğerlerinizin buna alışması uzun sürmez. Nikotin derhal kana karışır ve beyne gider. Nikotin beyni uyarır. Bu algılarınızı açar. Yani renkleri daha canlı algılarsınız, refleksleriniz gelişir. Ama bu çok kısa sürer. Çünkü nikotin hemen vücuttan atılır. Yani yarılanma ömrü kısadır. Peki bağımlılık nasıl başlar?
1. Fizyolojik bağımlılık ne kadar fizyolojik ne kadar psikolojiktir?

Fizyolojik bağımlılık kesinlikle psikolojik değildir ve tedavi edilemez. Yani bir şeye fizyolojik bağımlı olursanız bu kalıcıdır, siz ölene kadar da varlığını sizinle beraber sürdürür. Sigara, uyuşturucu veya alkol; bunlar fizyolojik bağımlılık yapar ve bu bağımlılığın tedavi edilmesinden kasıt, fizyolojik bağımlılığı ortadan kaldırmak değil, o bağımlı olduğunuz maddeyi kullanmadan yaşamaya devam etmenizi sağlamaktır. Çünkü beyniniz bağımlı olduğunuz maddeyi tanır ve eğer onu tekrar alırsanız beyin derhal onu tekrar ister. Çevrenizde bir zamanlar sigara içmiş ve onlarca sene ağzına sürmemiş biri varsa o tıbba göre bir sigara bağımlısıdır.
2. Ben bağımlıyken neler olur, bağımlılık nasıl başlar ve nasıl güçlenir?

Sigara ilk kullanımda bağımlılık yapmaz. Bu da sigara konusunda rehavete kapılmanıza neden olur. İradeli olduğunuzu düşünürsünüz ama fizyolojik bağımlılıklarda irade pek söz konusu olmaz. İradeniz zayıf olsun veya güçlü olsun, bağımlılık süreciniz diğer insanlarda nasılsa öyle ilerler. Bağımlı değilken nikotin uyarıcı etkiye sahiptir. Siz devamlı nikotin aldığınız zaman beyniniz bunu devamlı alacağını hesaba katar ve nikotin için reseptör açar. Bu reseptörlerin açılması demek bağımlılığınızın başlaması demektir. Bu reseptörlere sadece nikotin bağlanabilir ve nikotin bağlanmamışken reseptörler boşta kalır. Ne kadar çok reseptör boşta kalırsa beyniniz nikotin ister. Bu da sizi sigaraya yönlendirir.
3. Bağımlılık döngüsü

Sigarayı içtikten sonra istediğiniz zaman bırakabileceğiniz hissi yaşarsınız. Narkotik madde bağımlısı olsanız bile bunu yaşarsınız. Çünkü reseptörlere bağımlı olduğunuz maddeyi bağlarsınız ve beyniniz o an ihtiyaç duymaz. Ancak ne zaman ki maddeler reseptörden ayrılır ve reseptörler boşalır, işte o zaman döngü başa sarar.
Sigara nasıl zarar verir ve kanserojenlik nedir?

Hepimizin genetik materyali olan DNA çift sarmallı yapıdadır. Adenin ile timin, guanin ile sitozin karşılıklı gelir ve genetiğimizi oluşturur. Genetik materyalimiz olan DNA hücre içinde çekirdekte kromozomlar halinde bir aradadır. Ancak bazı maddeler bu DNA ile tepkimeye girebilir. Radyasyon bir ışıma olduğundan direk DNA'ya nüfuz eder. Bundan dolayı radyasyon güçlü bir kanserojen etkendir. Bu arada tütünde radyoaktif plütonyum izotopu bulunduğunu da belirtelim. Zifirdeki kanserojen maddeler DNA'daki nükleotitlerin yapısını bozar. Sigara dumanı geçtiği her yerde kanserojen etkiye sahiptir. Sadece akciğerlerde değil; ağız, gırtlak, soluk borusu, akciğer hatta deriye kanserojendir.
Kanserojen bir madde DNA'ya yapışır. Adenin, guanin, sitozin ve timin birer nükleotittir. Karbon, oksijen, hidrojen ve azotun bir miktarda birleşiminden oluşan maddelerdir. Bu maddelerle tepkimeye giren bir madde (yani kanserojen) hücrenin genetik yapısını değiştirmiş olur. Adeninin karşısındaki timine bağlanan bir kanserojen madde, timinin yapısını bozar ve vücut o genetik materyali tanıyamaz. Hücrenin de genetik materyali değiştiği için farklı bir canlı gibi davranmaya başlar. Bu kanser hücresidir. Gelelim kanserin oluşumuna...
1. Kanser, tümör, evre ve ölüm

Kanser hücresi her zaman vücudumuzda vardır. Siz bu benceyi okurken, buraya kadar geldiniz ve bu sırada vücudunuzda pek çok kanser hücresi oluştu ve hepsi bağışıklık sisteminiz tarafından öldürüldü. Ancak kanserojen bir şarta maruz kaldığınız zaman bu hücreler daha sık oluşur ve bağışıklık sisteminizin bu kanser hücrelerini görememe ihtimali artar. Sadece bir hücrenin bağışıklıktan kaçınmayı başarması kanseri başlatır. Kanser hücresi bölünmeye başlar ve bu kontrolsüzdür. İşte bu durumda hangi organda başlamışsa o organ kanseri oluşur. Akciğerde ise akciğer kanseridir. 4 tane kanser evresi vardır. Bunlar:
- 1. Evre: Kanser hücresel düzeydedir ve yeni başlamıştır. Kemoterapiye gerek olmaz.
- 2. Evre: Tümör oluşumu vardır. Bağışıklık sistemi eğer yeterince güçlüyse oluşan tümörün etrafını ölü hücrelerle çevreleyerek bariyer oluşturabilir. Bu iyi huylu tümördür ve yayılamaz. Ancak iyi huylu tümörler kötü huyluya dönebilir ve yayılmaya başlayabilir. Yani iyi huylu tümörler de istenmeyen durumdur. Radyolojik tetkikler ile kolaylıkta tespit edilebilir. Belirtiler bu evrede daha belirginleşir.
- 3. Evre: Kanser bu evrede kana geçer ancak vücut kendi hücresi ile kanser hücresi arasındaki farkı ayırt edebilir.
- 4. Evre: Son evredir ve tedavi zorlaşmıştır. Vücut kendi hücresi ile kanser hücresi arasındaki farkı ayırt edemez, kanser hücreleri kendi damarlarını oluşturur ve vücut kendi hücrelerini beslediği gibi kanser hücrelerini de besler.

Bazı organlarımızın alınması veya iflas etmesi sonucunda hayatımıza devam edebiliriz. Tek böbrekle yaşayabilir, tek gözümüz olmadan da hayatta kalabiliriz. Ancak kanser nerede olursa olsun doğası gereği yayılabilir ve bu da onu tehlikeli yapar. Kanser üzerinde bulunduğu organın fonksiyonunu bozar ve ölüm organ yetmezliğinden ileri gelir.
Sigara ve Kardiyovasküler sistem

Sigara kalbe ve damar sistemine de zararlıdır. Ama duman ne kalbe uğrar ne de damarlara temas eder. Peki bu nasıl oluyor? İşte cevabı:

Kalp kan pompalar ve soluduğumuz oksijen kan ile hücrelere ve dokulara ulaşır. Siz sigara içerek akciğerinizde hasara ve ölümcül olmayan solunum yetmezliğine yol açıyorsunuz. Bu ilk başta kalbi etkilemiyor çünkü vücut çareyi hemoglobin sayısını arttırmakla çözüyor. Ama sizin beyninizdeki nikotin reseptörü sayısı arttıkça ya sigarayı daha sık içiyorsunuz ya da nikotin oranı yüksek olan ağır sigaralara yöneliyorsunuz. Ne yazık ki bu sigaralarda zifir oranı da yükselmeye başlıyor ve akciğerinize daha çok zarar vererek solunumunuzu zorlaştırıyorsunuz. İşte bu noktada artık kalbinizin normalden daha hızlı çalışması gerekiyor. Bu kalbinizi daha erken yaşlandırıyor. Efor kondüsyonunuz azalıyor, daha kolay yoruluyor, koşamamaya başlıyorsunuz. Bu da yaşam kalitenizi azaltmaya başlıyor ve kalp krizi geçirme ihtimaliniz gittikçe artmaya başlıyor.
Sigarayı bırakmaya karar verdiğiniz zaman...

Sigarayı bırakma sürecine girdiğiniz zaman en zorlu dönem ilk 3 gün olacak. Eğer uzun süre sigara içen biriyseniz nikotin bandı ve nikotin sakızı size yeterince nikotin sağlamayacağı için bunlar işe yaramayabilir. Ancak sigarayı bırakmak için kanser teşhisi veya kalp krizi beklemeyin. Peki bu süreçte neler olur?
1. İlk 3 gün

- Beyninizdeki tüm nikotin reseptörleri boşalacağı için özellikle 3. günde sigara isteğiniz zirveye ulaşacak. Bu sizi stresli veya gergin yapabilir.
- Kesinlikle sigara paketi taşımayın.
- Sigara dumanı size parfüm gibi kokacak. Bu yüzden sigara içilen alanlarda bu süreçte bulunmayın.
- Reseptörlerinizin nikotinsiz kalması gerekir. Nikotin reseptörleri 3. günün sonunda kapanmaya başlar ve bu sigara isteğinizi azaltır.
- Öksürüğünüz artar. Çünkü akciğerler kendini yenilemeye başlar. Siz devamlı sigara içtiğiniz için akciğerleriniz kendini yenilemek yerine bu duruma adapte olmaya çalışırdı. Ama artık adaptasyondan ziyade yenilenmeye başlarlar. Bu evrede balgam çıkarırsınız. Bu yüzden eskiden sigaranın öksürük kesici olduğu zannedilirdi. Öksürüyorsunuz diye sigaraya başlamayın. Başlarsanız öksürüğünüzün bıçak gibi kesildiğini de görürsünüz zaten.
2. 3. günden sonraki 1 hafta

- Beyniniz nikotin reseptörlerini kapatmaya başlıyor. Canınız sigara ister ama bu istek günden güne azalmaya başlar. "Nasılsa tekrar bırakırım" diye tekrar başlama fikri size bu sıralar cazip gelebilir. Yapmayın.
- Daha iyi tat almaya başlayacaksınız ve bu da iştahınızı açacak. Kilo alabilirsiniz.
- Sigara dumanına daha duyarlı olacaksınız. Hatta diğer tüm kokulara. Artık kokuları daha iyi alabilirsiniz.
- Yemeklerden sonra canınız çok sigara isteyecek, 60'tan geriye doğru sayın.
3. İlk ay

- Artık sigara "Olsa da olur olmasa da olur" kafasına giriyorsunuz.
- Ortamda sigara içilip içilmediğini daha kolay algılarsınız.
- Kalbiniz ve solunumunuz rahatlar.
- Öksürüğünüz azalır.
- Vücudunuz sigara içmeyen birinin vücuduna dönüşmeye başlar. Artık sigarayı bırakmış birisiniz. Tebrikler!!!
Sigarayı azaltarak bıraksam ne olur?

Teorik olarak böyle bir şey mümkün. Ama bu kendinize işkence etmektir. Çünkü bu şekilde hem reseptörler kapanmaz hem de reseptörlerin kapanmasına izin vermediğiniz gibi nikotinsiz bırakırsınız. Yani sigarayı aniden bırakmak, azaltarak bırakmaktan çok daha kolaydır. Bu arada fizyolojik bağımlılığın kalıcı olduğunu söylemiştim. Yıllar sonra eğer tek bir sigara içerseniz beyniniz nikotini tanıdığı için çok hızlı bir şekilde reseptörleri açar. Yani bu tek bir sigaranın sizi sigaraya geri başlatacağı anlamına gelebilir. Bu yüzden bir nefeslik olsa bile sigara içmeyin.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer