Hayatiyetimizin devamı için su çok önemlidir. Yetişkin bir insan vücudunun %60'ı sudan oluşur. Bu oran yeni doğanda %90 iken yaşlılarda %45-50'ye kadar düşer.

Musluktan su içmek, kirli olma veya hijyenik olmaması nedeniyle artık mümkün değil. Bu yüzden hemen herkes damacana su kullanıyor. Piyasada çok çeşitli marka sular mevcut. İçerikleri de haliyle farklı.

Geçtiğimiz günlerde içtiğimiz suyu değiştirmeye karar verip suların kalitesi hakkında ufak bir araştırma yapınca aslında acı bir gerçekle yüzyüze geldim.
Öğrendiklerimi sizlerle de paylaşıp bilgilendirmek istiyorum.
Dünya standartlarına göre içilebilir su, yüksek sertlik derecesinde ( min. 15 FSD*), kalsiyum ve magnezyum bakımından yüksek, yüksek PH'lı (7.5-8.5) , Ozonsuz ve doğal mineralli kaynak suyu olmalı.
*FSD: Fransız Sertlik Derecesi
Bilindiği üzere PH 7'nin üstü alkali ve 7'nin altı olanlar ise asittir. Sağlıklı su PH'ı 8 ve yukarısıdır.
Türklerin su damak tadı ise dünya standartlarından ne yazık ki tamamiyle farklı.
Dünya standartlardaki suları 'kaba su' olarak değerlendirirken tam tersi bir standardı yani; Düşük sertlik dereceli ( max 7-8 FSD), Mineral yönünden fakir, Düşük PH'lı (6.5-7) ve tercihen volkanik bölgelerden çıkmış suları içiyorlar.

Volkanik bölgelerden de mineral yönünden fakir ve düşük PH'lı sular çıkıyor. PH ve mineraller ise sağlık için önemli etkenlerden..
PH ile sağlık arasındaki ilişkiyi kısaca şöyle açıklayayım:
İnsan vücudu normalde baziktir. Fakat; stres, yediklerimiz ve içtiklerimiz ve metabolik atıklar sonucu aside kayar.

Bunu dengelememiz lazım ki sağlıklı kalabilelim. Bunu da ancak alkali su ile yapabiliriz.
PH dengelenmediğinde vücut asidik kalır ki bu da kalp rahatsızlıklarına, yorgunluğa, metabolik bozukluklara, böbrek rahatsızlıklarına, kilo alımına ve çeşitli rahatsızlıklara neden olur. Kanserin nedenlerinden birisinin de asidik bünye olduğu tıp otoritelerince açıklandı.

Araştırmalarımda yine, bunu bilen bazı su şirketlerinin tüketiciyi kandırmak amaçlı, suyu şişelerken ozon pompalayarak PH'ı yükselttiklerini öğrendim.
Damacanayı ilk açtığınızda ve ardından birkaç gün bekledikten sonra alacağınız örnekleri analize gönderirseniz PH düşüş farkını size rapor edeceklerdir.
Çağımızın sorunu başta kilo, kanser, böbrek yetmezlikleri ve kalp hastalıklarında son yıllarda görülen artışın yüksek PH'lı sular ile düşürülebileceği inancındayım.

Yüksek kalsiyum kemikler, yüksek magnezyum ise kalp üzerinde yararlıdır.
İçtiğiniz suda bu her iki mineralin mevcut ve yüksek oranda olmasına dikkat edin.


* Kalsiyumun çözünerek çökme yapmadan böbreklerden kolayca atılmasını sağlayan Magnezyumdur. Magnezyum ile birlikte alınmayan Kalsiyum böbrek taşı oluşumuna neden olur, dikkat!

Reklam yapmamak için marka adı vermek istemiyorum -belirttiğim özelliklere uygun 2-3 şirket var- ancak suyunuzu şu özellikleri bulunduran şirketlerden sipariş edin:
1. Websitelerinde Sağlık Bakanlığı Onaylı ve belli aralıklarla yenilenen analiz raporları olmalı ve siz de saklamak için bir fotokopisini isteyin, getiriyorlar.
2. Raporda mutlaka 'Ozonsuzdur' ve 'Doğal minerallidir' ibaresi olmalı.
3. Kaynağını mutlaka öğrenin ve volkanik bölge veya yakınlarından çıkarılan suları tercih etmeyin.
4. Kalsiyum, Magnezyum ve Potasyum oranlarının ve PH'ın yüksek olmasına dikkat edin.
5. Mümkünse Avrupa'da Kalite Ödülü almış suları tercih edin.

Hepinize sağlıklı günler dilerim.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar