Eskilerin tadı başka, derler hep. Sahiden de öyle aradan 40, 50 yıl geçmesine rağmen aynı tadı veren efsane filmler listem.
Return Of The Living Dead"1985" (Yaşayan ölülerin dönüşü)
Konusundan ziyade neden sevdiğimden bahsedeceğim. Daha çok harika bir korku, komedi filmi teknolojinin en hiç gelişmediği o yıllarda yapılan gerçek korku filmlerinden bir tanesi. Bu filmi ilk izlediğimde 12 yaşında filandım ve beni korku filmini sevdiren film oldu. Yaşayan Ölülerin Dönüşü 1 bu filmi gece izleyenler dışarı çıkamıyordu buna da şahit oldum, piyasada zor bulunan nadir korku filmlerindendir bu film bende de VHS video kaset olarak var, bu tür filmleri bir korku filmi seveni olarak çok özledik, bu yıllarda yapılan özellikle zombi tarzı filmler çok kötü, belki aralarında birkaç taneleri iyi ama şundan emin olmak lazım. Yaşayan ölülerin dönüşü 1 gibi o korkutucu havayı o heyecanı şimdiki korku filmlerinde pek bulamıyoruz.
Night Of The Living Dead"1968" (Yaşayan Ölülerin Gecesi)
Çok çok kısık bütçeyle çekilmiş, ilk Zombi filmi George a romero kaleminden, yapımından çıkmış o zamanlar "Çöp film" olarak nitelendirilmiş olan film şu an ise efsane kült film olarak tarihe kazındı. Tadı çok başka. Olay Amerika'da geçiyor, konu ize zombi saldırısı. Bu filmi yüksek bir beklentiyle izlemedim ve sonunda da hayal kırıklığına uğramadım. Ama tabii artıları ve eksileri de vardı. Mesela; film zombi filmi olmasına rağmen yeterince kan, aksiyon ve gerilim yoktu. Ama bir artısı var o da filmin müziği iyiydi. Çok iyi değil ancak kötü de değil.
The Texas Chainsaw Massacre(1974) Teksas Katliamı
Tüm dünyada en rahatsız edici film olarak listede yerini alır. Amma velakin ben o kadar rahatsız edici olduğunu düşünmüyorum. Yeni bir tür korku filmi olarak ortaya çıkmış bir film. Eski olmasına karşın izlenmeye değer ayrıca korku filmlerine yeni bir anlayış getirdiğinden bazı korku filmlerinde bu filme atıfta bulunulmuştur.
The Hills Have Eyes (1977) Tepenin Gözleri
Bu da 2007 versiyonun ilk versiyonu Tepenin Gözleri'ni ilk izlediğimde beni birkaç hafta etkisinde bırakmıştı, bir de bizim Adrasan'daki ev tenha bir evdi ve bu filmi izledikten sonra evin dışına çıkınca korkardım. O zamanlar çok küçüktüm ve ilk izlediğim korku filmi de tepenin gözleriydi. Kesinlikle psikolojik olarak etkisinde bırakıyor o yüzden puanım 10 üzerinden 10
Night of the Living Dead (1990) Yaşayan Ölülerin Gecesi
1968 yapımın yeniden çevrimi, bu sefer. Yönetmen koltuğunda Zombi makyajcısı Tom Savin'i var. Taze taze, sıcacık Hollywood’dan yeni çıkmış filmlerin yanında 90'lı yıllara geri dönüldüğünde bence harika bir film, konusu güzel ben beğendim, film gelince Patricia tallman’ı çok beğendim. Filmin başından sonuna kadar mimikleri ve yüzündeki korku dolu bakışlar şu an bile gözümün önünde, bir iki sahnesi dışında korktuğum da söylenemez ve hala izlememiş olanlara bu filmi öneriyorum.
Hellraiser (1987)
Fantastik bir korku filmi. Çok garip bir filmdi ama her şeye rağmen güzeldi. Görsel efektleri beğendim yılına göre iyi bir filmdi. Birkaç tane ilginç yaratık gibi şeyler beni güldürdü. Filmin baya serisi var sonuç olarak tavsiye ederim.
The Evil Dead (1981) Şeytanın Ölüsü
Sam raim'in kaleminden, koltuğundan. Muhteşem bir kült, korku filmi. Harika bir filmdi gerçekten tam anlamıyla dibine kadar slasher tarzda olmuş.. Konu klasik de olsa film kendini izlettiriyor hemen atmosferine alıyor sizi. Ben çok beğendim ama uyarıyorum izlemek isteyenler için bol kan bol vahşet mevcut. Bunu göz önünde bulundurarak izleyin iyi seyirler.
The Exorcist (1973) Şeytan
William Friedkin'in yönettiği 1973 tarihli bir ABD yapımı filmdir. 1973 yapımı olduğunu düşünürsek cidden iyi film. Özellikle müzikleri çok başarılı. Sonu bana tuhaf geldi, yani çok basit bitti gibi; bilmiyorum belki de bir şeyler kaçırdım gerçi devam filmleri var onlara da bakmak lazım. Ama filmin çekim kalitesi kesinlikle yılına göre çok iyi. En azından sıkılmadan izlersiniz.
Return of the Living Dead 3 (1993) Yaşayan Ölülerin Dönüşü
Bu da 3. versiyonu. Çok bayıldığım Melinda clarke'in başrol de olduğu ve bence zamanına göre iyi bir zombi filmi. Filmde biraz da romantizm vardı.
Anaconda (1997)
Zengin oyuncu kadrosu ile sıradan bir yılan filminin üstüne geçmiş bir filmdir. Hem bol hareketli hem de yılanın nereden ve nasıl çıkacağı belli olmadığı için bol gerilimli bir film. Sonuç olarak hem bu türün izleyicisine hem de bu zengin oyuncu kadrosunun hayranlarına hitap ediyor diyebilirim.
Day of the Dead (1985) Ölülerin Günü
Yaşayan ölülerin hükmettiği dünyada zombi kadar aklı olmayan insanların birbiri ile olan çekişmeleri, geriye kalan 3-5 insanın asker-bilim adamı diye ayrılıp zombilere kalmadan birbirlerini yemeye başlamaları Day Of The Dead'i zombi filmi olmaktan çok öteye taşımış. Filmin uzunca bir bölümü geriye kalan birkaç insanın birbirleri ile olan mücadelesi üzerine kurulmuş, insanlar birbirlerini gayet medeni bir şekilde yemeye başlamışken finale doğru saldırıya geçen zombilere hiç gerek yoktu aslında. Zombi kadar aklı olmayan bu insanlar sürekli birbiri ile didişmeye dursun Bob adlı zombimiz kendini çoktan ileriye taşımış insan-zombi karışımı bir varlığa dönüşmüştü. Filmin finalinde Bob'un geriye kalan son askeri silah ile öldürmesi de çok manidardır. Filmdeki abazan askerlerin insanlık tarihin son dişi canlısı ile girdikleri münasebet akıllar ziyan nitelikte.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar