Bugün yazıma başlarken lafı çok fazla uzatmayıp hemen söyleşiye geçmek istiyorum. Kendisi rahmetli babamın sevdiği insanlardan biri olmakla beraber bir döneme damgasını vuran eski manken, sinema oyuncusu. İnanılmaz şaşalı günlere, yıllara imza attı. Ancak bir gün tüm bu şaşayı geride bırakıp farklı bir hayat tarzını yaşamaya başlaması Türkiye'de çok konuşuldu. O, 80'li yılların fırtına gibi esen bir manken/oyuncusuyken büyük bir değişimin yegane kahramanı oldu.

Türk sinemasının eski isimlerinden Yaşar Alptekin ve büyük değişiminin inanılmaz hikayesi ile yine enteresan, yine samimiyet dolu bir kaç farklı dakika başlıyor.

Merhaba Yaşar Bey. Öncelikle KizlarSoruyor'a hoşgeldiniz demek istiyorum. Beni kırmadığınız için ayrıca teşekkür ediyorum. Yaşar Bey dememi istemiyorsunuz. O yüzden isteğiniz üzerine Yaşar Abi diyeceğim. Okuyanlara bunu belirtmek isterim. Sizi tanımakla başlayalım derim ?
Hoş buldum Funda. Yaşar bey denmesini sevmiyorum. O yüzden Yaşar Abi demeni tercih ederim. Tabii ki. Tanışmak sünnettir. Ben 10 Mart 1962 Tekirdağ Şarköy doğumluyum. 80'de mankenliğe başladım. 85'te Hürriyet gazetesinin yarışmasında fotoroman kralı oldum. 86'da ilk kamerayla tanışmam TRT'de Osmanlı İmparatarluğu'nu anlatan 'Kuruluş Osmancık' dizisinde Orhan Gazi'yi canlandırmam ile oldu. Şu ana kadar 50 ye yakın film çevirdim.
Yaşar abi 80'li yılların fırtına gibi esen bir mankeni, sinema oyuncusu iken daha inançlı, mütevazi bir hayat sürmeye başladınız. Sanırım ilk olarak bunu sormam gerek. Hikaye nasıl başladı?
Başta 62 doğumluyum dedim ya. Yani 56 yaşındayım.Ama namaza başladığım günü doğum günüm olarak kabul ettiğim için 14 yaşındayım.14 yaşında bir çocuk gibiyim. Kendimi öyle hissediyorum. Kırılma noktam ise şöyle oldu.Trakyalı bir arkadaşım var demiştin bana Funda. Bilirsin o yüzden. Biz kapı gıcırtısına bile oynarız. Zaten dans ederek başladım. 85 senesinde yarışmalara katıldım madalyalarım var. Çok seviyorum filan. O şekilde başladığım sanat hayatımda en deli dolu olduğum yıllardı. Kırılma noktam Sakıp Sabancı oldu. Ben Sakıp Sabancı'yı hayatım boyunca hiç görmedim.
"Sakıp Sabancı'yı hayatım boyunca hiç görmedim"

Bir gün eve geldim üstümü değiştirmek amacıyla. Sene 2004. Sen yaşın gereği hatırlar mısın bilmem. Eskiden tüplü tvler vardı. Açarsın görüntüden önce sesi gelir. Hatırlayanlar bilir. Açtım üstümü değiştireceğim. Tam o sırada bir ses geldi. 'Ünlü iş adamlarımızdan Sakıp Sabancı hakkın rahmetine kavuşmuştur. Öğlen namazından sonra cenazesi Fatih Camisi'nden kaldırılacaktır.' hemen 'Ben bu cenazeye gideceğim' dedim. Dedim ama 0 km cahilim. Ne Fatih Camis'inin nerede olduğunu biliyorum. Ne namaz kılmasını ne abdest almasını ne bir dua biliyorum.

Çünkü biz Trakyalılar bu konuda uzağız. Benim bırakın ailemi, sülalemde namaz kılan kimse yok. Şimdi cenazeye gideceğim ama hiç bir bilgi sahibi değilim. Rabbim aklıma kızım okulunun kantininde çalışan arkadaşı getirdi. Kızımı okuldan almaya gittiğimde 'Abi sen çayını iç. Ben namaz kılıp geleceğim' derdi. Onun namaz kıldığını biliyorum yani. Aradım. Birlikte atladık motora gidiyoruz. Bu arada motorcuyum o zamanlar. Motorcuları bilmem bilir misin çok fiyakalı giyinirler. Böyle kovboy çizmeleri, deriler filan böyle küpeler filan var kulağımda. O halimde gitmişim.

Türbenin oradan avluya geçerken sanki biri başıma vuruyor gibi küçülmeye, yere çökmeye başladım. Arkadaşın kolundan tuttum. 'Daha fazla gitmeyelim. Burada duralım' dedim. Durduk.
Durduğumuz yerden insanlara bakmaya başladım. Kimi insanlar saatine bakıyordu.'Ya geç oldu. Bitse de gitsek' diyordu. Kimi insan 'Meşhur insan görür müyüz' diye etrafında bakınıyordu. İnsanlar birbiriyle kartvizit alışverişi yapıyordu. O sırada gözüm tabuta takıldı. 'Vay be' dedim.'Burada Türkiye'nin en zengin iş adamlarından birisi Sakıp Sabancı yatıyor. Sahibi olduğunu zannetiği hiçbir şeyi götüremiyor. Götürebildiği yegane şey kefen. Ve kefenin de cebi yok.' diye düşündüm.
Sanki ayran, çay, kahve molası verilmiş gibi lay lay lom dolaşıyor insanlar. Burada bir ölüm var. Sonra çınar ağacının dibinde, 70 yaşlarında, kahverengi eşarbı olan bir teyzeye gözüm takıldı.

Tek samimi onu buldum. Çünkü ellerini açmış dua ediyordu. Ona uzun bir süre baktım. Sonra onun okuduğu duaları biliyormuş gibi bir şeyler dökülmeye başladı ağzımdan. Dua bilmiyorum ama bir şeyler çıkıyor ağzımdan. Bilinçsizce. Elektrik çarpmış gibi oldum. Arkadaşın kolundan tuttum. 'Ben namaz kılmak istiyorum. Bana namaz kılmayı öğretir misin? Arkadaşım 'Hayırdır abi, kafana saksı filan mı düştü. Ne oldu?' dedi.
Akşam geldik. A4 kağıdı gibi bir kağıda duaları yazdı ezberletti bana ve evine gitti. Ben o gittikten sonra seccadenin üstüne oturdum, taklit etmeye başladım. Ama Funda o kadar korkum var ki, o kadar cahilim ki.

'Ya yanlış yaparsam Allah beni çarparsa' diyorum. Bu korkularla ev dar gelmeye başladı. Kendimi dışarı attım camiye gitmek için. Aynı korkularla camiye gidiyorum. 'Beni geri çevirirlerse. Ya sen Yaşar Alptekin'sin. Gezdin tozdun. Kızlarla yedin, içtin, eğlendin. Kalkmışsın camiye gelmişsin. Sen günahkar adamsın.' diye beni kovarlarsa. Bu korkularla gittim camiye gittim ama caminin kapısı kapalı.

Oturdum merdivenlerde bekliyorum. Heyecanlıyım. Cami açılsın istiyorum.Yaşlı bir amca geldi. Kırmızı kazaklı bir amca. 'Selamün aleyküm evladım' dedi. 'Aleyküm selam amca' dedim. Yavru kedi gibi onu takip edip içeri girdim. Ama korkumdan sütunların arkasına gizleniyorum. 'Beni tanımasınlar, kovmasınlar' diye. Bu arada daha önce de camiye gittim. Selimiye Camisi'ne gittim ama Amerikalı bir turist gibi, turistik gezi gibi.
Ama ilk defa onun huzurunda olmanın bilinci, idraki ve şuuru içindeydim. İlk defa Rabbimin huzuruna çıkıyordum. Bu şaşkınlıkla sabah ezan sesini duyduğumda parmak uçlarımdan saç diplerime kadar titremeye başladım. Dışarıdan dümdüz duruyorum ama yaprak gibi titriyor içim aslında. Sonra öyle bir namaz kıldım ki Funda. Annemi babamı, çocuğumu, çek senet, hiçbir şey düşünmeden.Yalnızca ve yalnızca onu düşünerek. Nasıl bitti o namaz. Ne yaptım, neredeydim, geçmişte mi, bu zaman diliminde mi? Hiçbir şey hatırlamıyorum. 14 senedir o namazın peşindeyim. 14 senedir o namazın tadını arıyorum.

Evet, Kabe'de kıldım. Hira'da kıldım ama o bambaşkaydı. Allah herkese nasip etsin öyle bir namazı. Bana daha sonra dediler ki sen anne babana iyi baktın. Onlara iyi bir evlat oldun. Allah seni bu şekilde mükafatlandırdı. Anne babama ölene kadar kendim baktım. Altlarına varana kadar temizledim. Gittiğim konferanslarda gençlere insanlara yalvarıyorum. 'Ne olur anne babanıza iyi davranın. Kalplerini kırmayın. Onlar hayattayken hayır dualarını alın. Sonra çok vicdan azabı çekersiniz. Yüreğiniz yanar, ağlarsınız. Kıymetini bilin annenizin babanızın.'
"Bana cüzzamlı gibi bakıyorlardı. Delirdiğimi düşünüp 'Seni canlı bomba yapacaklar' diyorlardı"
Beraber eğlendiğiniz, film çevirdiğiniz arkadaşlarınızdan veya ailenizden bu konuda destek gördünüz mü?
Aaa Funda ne diyorsun. Cüzzamlı hasta gibi kaçıyorlardı benden. Şöyle söyleyeyim annem babam beni psikoloğa götürdü. Bana herkes gibi ailem de delirmiş gözüyle bakıyordu. Bana canlı bomba olacak gözüyle bakıyorlardı.
Bir gün annem ben abdest aldım, namaza giderken 'Bir dakika oğlum. Sen yalan söylemezsin biliyorum' dedi. 'Bana yalan söylemeyeceğini bilerek soruyorum. Sen bir tarikata filan üye oldun mu. Bir yere imza attın mı?' dedi. 'Yok anne' dedim. 'Ne tarikatı. Hiçbir yere üye olmadım' dedim. 'Ah benim salak oğlum. Seni kandırdılar. Seni canlı bomba olarak kullanacaklar' dedi. 'Yok anneciğim' dedim. 'Yok öyle bir şey' diyorum. Hani bir şeyi kırk kere dersen olurmuş. En sonunda yakın bir arkadaşım, herkesin bildiği, tanıdığı biri bana delirdiğimi söyleyince neredeyse emin olacaktım artık.
Bu ünlü isim kim?
Onu söylemek istemiyorum.
"Fetöcü bile dediler"

Arka bahçe diye tabir edilen kesim beni kovdu, 'Bizden değilsin' diye. Ön bahçedekiler ise 'Bu ne yapmak istiyor reklam mı yapıyor? Yeşil sermayenin peşinde' dediler. Bana Fetöcü bile dediler. Ben sadece inançlı bir insanım.
Birkaç yıl önce giyim tarzınızı değiştirince insanlar sizi eskiye dönmekle itham etti. Olayın aslı neydi. Siz Hangi Yaşar Alptekin'siniz?
İlk bu hayata başladığımda çok ateşli idim ve sürekli şalvar ve sarıkla dolaşıyordum filan. Bu da tepki alıyordu bazı insanlar tarafından ama ben o kadar tutkuluyum ki dinlemiyorum bile.
Bir gün sözüne değer verdiğim bir abim beni uyardı. 'Yaşar sen sanatçısın. Belli bir toplumda yerin var. Hayranların var. Bu şekilde dolaşırsan kaybedersin. Mesela Yusuf İslam, Cat Stevens da aynı hatayı yaptı ve hayranları onu bıraktı. Muhammet Ali ise hem sporunu yaptı, hem takım elbisesini giydi. Ve onu o şekilde insanlar benimsedi ve binlerce insan onun sayesinde Müslüman oldu. Sen de öyle yapmalısın' Çok haklı gördüm ve şalvarla, sarıkla dolaşmayı bıraktım.
Bu defa insanlar 'Yok Yaşar Alptekin değişti. İnançlı hayatı bıraktı' dediler. Oysa ki ben aynıyım. Ruhum inancım 14 sene önceki neyse, hiç değişmedi.

Yaşar Abi son olarak şunu sormak istiyorum. Şu an mutlu musunuz. Hiç pişman oldunuz mu? Bir de son olarak KizlarSoruyor üyelerine mesajınız ne olur?
Hayatımda hiç olmadığım kadar mutluyum. Huzurluyum ve hiç pişmanlık duymadım. Telefonunu şarj edersin ya. Ben de her 6 ayda bir Umreye giderek adeta şarj oluyorum. Buradan sevgili gençlere, KizlarSoruyor üyelerine şunu söylemek istiyorum. Mutlaka namaz kılın. Allah'a dua edin. İyi insan olun. Hep konferanslarımda bunu söylüyorum. Arkadaşınız küçük bir hediye alınca nasıl ona defalarca teşekkür ediyoruz. Ama bize bunca nimeti sunan, nefes almamızı sağlayan Allah'a neden teşekkür etmiyoruz? Her zaman bunun bilincinde olun lütfen.

Bugün KizlarSoruyor'da bir döneme damgasını vuran 80'li yılların sembol ismi, 50 ye yakın sinema filminin başrol oyuncusu Yaşar Alptekin vardı. 14 yıl önceki büyük değişiminin hikayesini, samimi duygularıyla anlatı.
Herkesin gönlünden geçen her ne ise yaşayabilmesi dileklerimle.. Teşekkürler Yaşar (abi) Alptekin. Seni tanımaktan mutluyum.

Sevgiyle..
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar