"Her Gün Yeni Bir Başlangıçtır!" Dedirten Film: Cast Away (Yeni Hayat) Filmi Bize Ne Anlatmak İstiyor?

İster film aşığı, ister ayda yılda 1 film izleyen olun, hepiniz "hayat değiştiren" birkaç film izlemişsinizdir.

Hepimiz film izleriz. Kimimiz çok izler kimimiz az izleriz. Bazı filmlerden çok etkilenirken bazı filmlerden o kadar etkilenmeyiz. Şu ana kadar izlediğiniz filmler arasında sizi en fazla etkileyen, size yeni dünya görüşü kazandıran ve ufkunuzu genişleten film hangisiydi? Buna cevap vermek biraz zor farkındayım. Açıkçası, benim için de zor bir soru. Çünkü, her film insana yeni düşünceler katar ve her izlediğimiz filmden kendimize dersler çıkarabiliriz. Ama, bazı filmler olur ki, bu filmler insanı anlamlandıramadığı bambaşka duygulara sürükler, hayatında dönüm noktası oluşturur ve siz bu filmi asla ve asla unutamazsınız.

Hayatınızın bir çok yerinde bu filmde izlemiş olduğunuz sahneleri hatırlarsınız. Yeri gelir özlersiniz, tekrar izlemek istersiniz. Çünkü, o filmi izlerken yaşadığınız duyguları tekrar tatmak istersiniz. Yeri gelir arkadaşınıza ‘’bak şu filmi izle pişman olmazsın.‘’ der, yeri gelir bu filmin okulda çocuklara ders olarak okutulması gerektiğini düşünürsünüz. Çünkü o filmin yaşattığı duyguları ve verdiği dersleri başkalarının da yaşaması ve öğrenmesi gerektiğini düşünürsünüz.

Bu yazımda sizlere görüntü ve ses kalitesi gibi teknik detaylardan bahsetmeyeceğim. Size, kendi izlediğim ve bana unutamayacağım duygular yaşatan bir filmden bahsedeceğim. 2000 yapımı ve başrolünde film severlerin tanıdık bir siması olan bir film: Tom Hanks’in başrol oyuncusu olduğu Cast Away filmi. Bu film Türkçe'mize ‘’Yeni Hayat’’ olarak çevrilmiştir. Tom Hanks bu filmdeki rolüyle Oscar ödülüne aday gösterilmiştir.

IMDb Puanı - 7.8

Ödül Sayısı: 11

Öncelikle filmin konusundan bahsedelim...

Chuck (Tom Hanks) başarılı bir mühendistir ve zaman onun için çok önemlidir. Kız arkadaşıyla (Kelly) birbirlerini çok sevmektedirler. İş nedeniyle yaptığı seyahatte bindiği uçak Pasifik okyanusuna düşer ve sadece kendisi sağ kurtulur. Uçak düşerken sıkıca tuttuğu botun üzerine atlar ve Pasifik'in dev dalgaları onu sürükler. Sonra, gözlerini ıssız bir adada açar ve asıl film burada başlar. Uçağa binerken sevgilisi Kelly’nin ona Noel günü nedeniyle hediye ettiği saati hiç yanından ayırmamaktadır. Adada tek başına yaşamaktadır. Adada başta Hindistan cevizi olmak üzere yengeç ve balıklarla beslenmeye başlar. Balık ve yengeci çiğ tüketir.

Bir gün bir ceset ve uçaktaki bazı eşyalar adanın kıyısına vurur. Bu ceset uçak pilotlarından biridir. Onun ayakkabılarını alarak giyer ve pilotu defneder. Chuck, kıyıya vuran bu eşyaları adada kullanmaya başlar. Bu eşyalarla balık tutmayı ve Hindistan cevizi kesmeyi öğrenir. Adaya vuran eşyalar arasında bir voleybol topu da vardır. Chuck bu voleybol topuna yüz, göz ve ağız çizer. Artık Chuck’ın adadaki tek arkadaşı voleybol topu olan Wilson’dur. Wilson’la konuşur bazen. Chuck zamanla ateş yakmayı öğrenir. Bu onun için mükemmel bir başarıdır. Artık yiyecekleri pişirerek yiyebilecektir. Chuck adada bir duvara sevgilisi Kelly’nin resmini çizmiştir. Kelly’nin aldığı saatte Kelly’nin fotoğrafı vardır ve Chuck bu saati yanından hiç ayırmamaktadır. Chuck’ın adadan kurtulacağına dair hep bir umudu vardır.

Adada yaklaşık 1500 gün kalmıştır ve hep kaçış yolu aramıştır. Bu süre içerisinde adanın açıklarından geçen bir geminin peşinden bota binerek gemiye yetişmeye çalışır ama başaramaz. Bir gün adadayken rüzgarın yönünü fark eder. Nerede bulunduğunu tahmin etmeye çalışır ve rüzgarın Chuck’ın gideceği yönde estiğini fark eder. Bundan sonra odunlarla bir çeşit su yüzeyinde duran bir taşıt yapmaya başlayan Chuck bunu başarır ve adadan tek dostu olan Wilson ile birlikte ayrılır. Pasifik'in dev dalgaları arasında birçok kez düşme tehlikesi geçirirler ve Wilson o taşıttan düşer. Chuck Wilson’u kurtarmaya çok çalışır ama dalgalarla sürüklenen Wilson’a ulaşamaz.

Chuck bu yolculuğunun devamında bir gemi ile karşılaşır ve onu kurtarırlar. Herkes tarafından öldü olarak bilinen Chuck bir anda geri dönmüştür. Geri geldiğinde ise onu bambaşka bir hayat karşılar. O çok sevdiği sevgilisi başka biriyle evlenmiştir. Chuck bunu öğrenince yıkılır. Ancak hala birbirlerini sevmektedirler. Chuck bir akşam Kelly’nin evine gider. Yanından hiç ayırmadığı o saati Kelly’e tekrar verir. İkisi birbirini sevdiklerini söylerler ama artık onlar farklı dünyaların insanlarıdır. Chuck adadayken Kelly’nin hep yanında olduğunu ama adadan geri döndüğünde Kelly’nin artık onunla olmadığını söyler. Bu, Chuck için çok zor bir durumdur. Hatta adada ölseydi, yaralansaydı ya da Pasifik'in dalgalarında boğulsaydı daha güzel olacağını düşünür. Ancak, hayatın devam ettiğini bilir. Filmin sonunda tam olarak bir sonuca bağlanmaz. Hayatın devam ettiği ve yarınlara umutla bakılması gerektiği hissettirilir. Kısaca bu şekilde olan film oldukça etkileyiciydi.

Bu filmde birçok duyguya ağırlık verilmiştir.

Chuck’ın Kelly’e olan bağlılığı ve o minik hediye olan saate gözü gibi bakması, Chuck’ın adada çaresizken hayata tutunma çabası ve umudu, Chuck’ın yalnızlıktan artık bıkmış olması, voleybol topuyla çok yakın bir arkadaş olması ve voleybol topunu okyanusa düşürdüğünde ağlaması gibi bir çok yerde duygusallık çok ağır basmaktadır .

Filmden alınacak derslere gelirsek; filmi gözden geçirelim...

Başta güzel ve umutlu bir ilişki var ve sonra uçak kazası ile yollar ayrılıyor. Chuck, adada hayatta kalma mücadelesi veriyor. Chuck, adada geçirdiği 4-5 yıldan sonra verdiği mücadelelerin sonucunda adadan kurtuluyor. Kurtulsa bile geri geldiğinde her şeyin çok değişmiş olduğunu görüyor. Çok sevdiği Kelly’nin başka biriyle evli olup bir kızının olduğunu görüyor. Geri geldiğinde yıkılan Chuck yine de yarınlara umutlu bakmaya çalışıyor .

Bu film bence yalnızlığı en güzel anlatan filmlerdendir.

Chuck, bir voleybol topuyla yaklaşık 4-5 yıl adada kalır. En yakın arkadaşı o top olur. Adadayken içinde hep Kelly’i yaşatır ve taşa resmini çizer .

Umudu da çok güzel anlatır.

Umut ederek ateş yakan, yiyecek bulan ve en sonunda da yaptığı taşıtla adadan kurtulan Chuck, umut ederek nelerin başarılabileceğini gösterir.

Film, hayatın gerçeklerini de yüzümüze vurmayı esirgemez.

Filmde asıl çıkarılacak ders budur. İnsanlar çok güzel bir hayatın içerisindeyken bazen bir şeyler ters gider ve insan kendini çok kötü bir vaziyetin içinde bulur. İnsan bu kötü durumdan çıkmak için elinden gelen her şeyi yapar. Ancak insanın planlarının olduğu gibi de hayatın da planları vardır. İnsanlar bazen ne kadar çaba göstermiş olsa da hayatın acımasız gerçekleriyle karşılaşır. Ancak yarın her zaman vardır ve hayat devam etmektedir.

Gecenin en karanlığından sonra bile güneş tekrar doğacaktır. Ve her doğan güneş yeni bir umut demektir. Gelin, bu konuda Chuck’ın adadan kurtulduktan sonra söylediklerine kulak verelim.

‘’Kelly durum değerlendirmesi yaptı. Beni unutması gerektiğini biliyordu. Ben duruma baktım ve onu kaybettiğimi anladım. O adadan asla kurtulamayacaktım. Orada ölecektim, tek başıma. Hastalanacak, yaralanacak ya da öyle bir şey yaşayacaktım. Tek seçeneğim tek kontrol edebildiğim şey bunun ne zaman, nasıl ve nerede olacağıydı. Bu yüzden bir ip yaptım. Sonra kendimi asmak için tepeye çıktım. Önce test etmem gerekiyordu. Kütüğün ağırlığı ağacın dalını kopardı. Yani, kendimi istediğim şekilde bile öldüremiyordum. Hiçbir şeye hakim değildim. O anda bir duygu içimi ısıtmaya başladı. Bir şekilde hayatta kalmam gerektiğini biliyordum. Bir şekilde. Nefes almayı sürdürmeliydim, umut etmem için hiçbir sebep olmasa bile. Mantığım burayı bir daha göremeyeceğimi söylüyordu. Ben de bunu yaptım. Hayatta kaldım. Nefes almayı sürdürdüm. Sonra günün birinde mantığım yanlış çıktı çünkü akıntı bana bir yelken verdi. Ve şimdi buradayım. Memphis'e döndüm, seninle konuşuyorum. Bardağımda buz var. Ve onu tekrar kaybettim. Kelly benimle olmadığı için çok üzgünüm. Ama o adada benimle olduğu için çok minnettarım. Ne yapmam gerektiğini biliyorum. Nefes almaya devam etmeliyim. Çünkü yarın güneş doğacak. Akıntıların ne getireceğini kim bilebilir?‘’

#Hayatım1FilmleDeğişti

Sevgiler. <3

"Her Gün Yeni Bir Başlangıçtır!" Dedirten Film: Cast Away (Yeni Hayat) Filmi Bize Ne Anlatmak İstiyor?
Cevapla