Vay... Be Bunu Bilmiyordum! Panik Atak Rahatsızlığı hakkında. Panik atak Hastaları genelde Hangi Semptomları Yaşarlar?

Öncelikle şunu söyleyeyim... Panik atak yaşayan insanların büyük bir kısmı kendilerine "psikolojik hastayım" denmesini istemez. Hiçbiri bu söylemden hoşlanmazlar

"Çünkü yaşadıkları şey onlara göre psikolojik değil, son derece gerçektir." Bence de öyle!

Çünkü... Aslında bu konuda oldukça haklıdırlar. Çünkü yaşadıkları belirtiler gerçekten vardır.

Kalpleri gerçekten hızlanır. Gerçekten nefes almakta zorlanırlar. Gerçekten başları döner. Gerçekten elleri titrer. Gerçekten terlerler. Gerçekten göğüslerinde sıkışma hissederler.

Yani bunların hiçbiri hayal değildir. Peki o zaman sorun nedir?

Sorun, vücudun normal savunma sisteminin yanlış zamanda devreye girmesidir.

Hepimizin içinde bir alarm sistemi vardır. Normalde bu sistem hayat kurtarır.

Gece karanlık bir sokakta yürürken...

Issız bir yerde arkanızdan bir ses geldiğinde...

Karşınıza saldırgan bir köpek çıktığında...

Beyin saniyenin çok küçük bir bölümünde karar verir.

"Dikkat! Tehlike olabilir."

O anda başta adrenalin ve noradrenalin olmak üzere stres hormonları salgılanır.

Vücut savaşmaya veya kaçmaya hazırlanır.

Kalp daha hızlı atmaya başlar. Tansiyon yükselebilir. Nefes alışverişi hızlanır. Kaslara daha fazla kan gider.

Terleme başlar. Titreme olabilir. Beyin en küçük sese bile odaklanır.

Yani aslında bütün bunlar hastalık belirtisi değildir.

Tam tersine... Vücudun sizi hayatta tutmaya çalışan normal savunma mekanizmasıdır.

Peki panik atakta ne oluyor? İşte burada alarm sistemi hata yapıyor.

Ortada gerçek bir tehlike olmadığı halde beyin varmış gibi davranıyor.

Bazen sadece biri; "Bugün sende bir tuhaflık var." der.

Beyin bunu tehdit olarak algılar.

Bazen; "Bu yemek bana dokundu galiba." dersiniz.

Beyin hemen alarmı çalıştırır. Bazen küçük bir stres... Bazen bir üzüntü...

Bazen sadece kalbinizin normalden biraz hızlı attığını fark etmeniz bile yeni bir panik atağı başlatabilir.

Sonrası ise zincirleme gelişir.

Kalp hızlanır. Terleme başlar. Baş döner. Nefes yetmiyormuş gibi hissedilir. Göğüste baskı oluşabilir.

Ve en önemlisi...

Beyin bu belirtileri yanlış yorumlar.

"Kalp krizi geçiriyorum."

"Beyin kanaması oluyor."

"Felç olacağım."

"Bayılacağım."

"Ölüyorum..."

İşte panik atağın en zor kısmı budur.

Peki neden kimseye inanmıyorlar? Burada çok ilginç bir durum yaşanır.

Hasta yakınları iyi niyetle; "Bir şeyin yok." demeye çalışırlar.

Doktor; "Yaptığımız tetkiklerde ciddi bir problem görünmüyor." der.

Ama hasta buna inanamaz. Çünkü o anda beyni artık ihtimal üretmeyi bırakmıştır.

Kararını vermiştir. "Ben kesin hasta oldum." İşte bu yüzden şu diyaloglar çok sık yaşanır.

Doktor: "EKG'niz normal."

Hasta: "Kalp krizi her zaman EKG'de çıkmayabiliyormuş."

Doktor: "Kan tahlilleriniz normal."

Hasta: "Belki daha belli olmamıştır."

Yakını: "Biraz sakin ol."

Hasta: "Siz bana inanmıyorsunuz."

Doktor: "Hayati tehlike görünmüyor."

Hasta: "Siz sorunu göremiyorsunuz."

Yakını: "İkinci hastane de aynı şeyi söyledi."

Hasta: "Onlar da anlayamadı."

Dışarıdan bakıldığında bu inatlaşmak gibi görünür.

Aslında değildir.

Çünkü korku merkezi o anda mantık merkezinden çok daha güçlü çalışmaktadır.

Hastanın söylediği aslında şudur...
"Bana inanmıyorsunuz."

İşte burada çok önemli bir yanlış anlaşılma olur.

Yakınları "Bir şeyin yok." dedikçe hasta kendisini daha yalnız hisseder.

Çünkü onun yaşadığı belirtiler gerçekten vardır.

Kalbi gerçekten hızlı atmaktadır.

Gerçekten nefesi daralmaktadır

Gerçekten titremektedir

Gerçekten ölüm korkusu yaşamaktadır

Yanlış olan belirtiler değildir

Yanlış olan, beynin bu belirtileri ölümcül bir hastalık gibi yorumlamasıdır

Vay... Be Bunu Bilmiyordum! Panik Atak Rahatsızlığı hakkında. Panik atak Hastaları genelde Hangi Semptomları Yaşarlar?
Cevapla