Sizce ahlâkın nihai kaynağı nedir?
Bir şey iyi olduğu için mi tanrı onu buyurmuştur, yoksa tanrı onu buyurduğu için mi iyi olmuştur?
Bir şey iyi olduğu için mi tanrı onu buyurmuştur, yoksa tanrı onu buyurduğu için mi iyi olmuştur?
Ben ahlaklı bir insan olacağımı düşünüyorum çünkü bazı yapılmaması gereken bazı kurallar vardır ben mesela Müslüman bir insanım ama lgbt'ye saygı duyarım çünkü neden onlar da insandır ve insanları böyle kötülemek ıy pis sen lgbt'li misin sen gay misin demek bence çok saçma bazen fazla hastalıklardan dolayı bazen kendine tanıyamamaktan bazen de gerçekten öyle hissettikleri için böyle olabiliyorlar ve bunu kendileri seçmiyorlar ben onlara saygı duyuyorum tabii ki desteklemiyorum gidip de yürüyüşe katılmıyorum çünkü ben bir Müslümanım birazcık saçma olur ama bir insana gidip de ıy iğrenç diyemem çünkü mesela bir erkek arkadaşım gay olduğunda bir şey olmaz çünkü beni ilgilendirmez bir kız arkadaşım lezbiyen olduğunda da beni ilgilendirmez çünkü benim kimden hoşlandığımı biliyor o kendi hoşlandığı insanlarla görüşebilir bu benim arkadaşlarımı etkileyemez
Ahlak kavramı, ucu çok açık ve tartışılabilir bir kavram. Dini inancı olan birisi için inandığı din, ahlaki düşüncesi ve eylemleri konusunda en çok etki eden etmendir. (kötülüğü emreden inanç ve dini yaklaşımlar da mevcut). Dinler genel olarak insanın hayatına hatta toplumlara ve kültürlere büyük oranda etki eder, toplumsal ahlakın şekillenmesinde büyük rol oynar. Burada hangi din doğru hangi din yanlış tartışmasına girmeyeceğim. Dine inanan insanların büyük çoğunluğu ceza ve ödül sistemi karşılığında ahlakını şekillendirir. Mesela cennet için iyi davranır, cehennem korkusu yüzünden ise kötülükten kaçınır. Bu koşullu ahlaktır. Ben ahlak ve iyilik konusunda Immanuel Kant'ın ödev ahlakını çok beğeniyorum. İyiliğin insanın içerisinden geldiği ve hiçbir koşula bağlı kalınmadığı sürece iyi olduğunu savunur. Bu koşullu ahlak sadece dine bağlı değildir. Günümüzde çoğu insan (ülkemiz için konuşmuyorum, malum nedeni belli) ceza ve adalet sistemlerinden ve sonuçlarından korktuğu için suç işlemekten kaçınırlar. Mesela bir insan hapse girmekten, özgürlüğünü kaybetmekten korktuğu için cinayet işlemekten kaçınabilir. Velhasıl kelam ahlakını nihai kaynağı konusunda ise emin değilim. Ama daha çok insanın vicdanının olduğu kanaatindeyim. Çünkü gerçek ahlak ve iyilik koşullara bağlı olmamalı. İnsanın vicdanı en büyük ahlaktır. (Tabii ki sağlıklı bir insanın vicdanı) Son olarak, büyük ihtimal bu kadar yazıdan sonra benim ahlakımı sorgulayacaksın ama "bu da başka bir videonun konusu".
Evrim ağacı göndermesi hoş bir incelik katmış.
Kötü olmak insana ağırlık yapar ben buna inanıyorum. Birinin bile isteye canını yaksam kendimden utanırdım. Bu yüzden dini inancımı bir kenara bırakıp kendime saygımdane kimseye en ufak bir şey yapmayı kestim. Hak etse bile...
Bence ahlak, sadece bir ceza veya ödül beklentisine bağlı değil, insan doğasında olan bir yönelim gibi bir şey. Yani, vicdan ve empati sayesinde biz zaten iyi bir insan olmaya eğilimliyiz. Ahlakın nihai kaynağı bence toplumsal değerler, kişisel inançlar ve içsel bir rehber mekanizması. İyilik, tanrısal bir otoriteye dayanmasa bile insana içten gelen bir dürtü olabilir. Ama tartışmaya açık bir konu, değil mi kızım? Eğer tanrı inancı yoksa bile herkesin içinde bir ışık, bir iyilik kıvılcımı vardır diye düşünüyorum. 🌟
Cevap
5Cevap
bu kadar iyi olamazdım arzularım için sınır tanımaz şekilde önüme çıkan herşeyi yok etmeye çalışırdım.
Yasalar, kurallar ve toplum var, ztn insanları günah ve ahlaksizliktan en çok vazgeciteb bunlar kim ne derse desin
Aslında ahlaklı olmak insanı korur manevi fiziki hastalıklardan korur
Olmasa tek bildiğim şu an ki ben olmazdım. şu an yapmadığım çoğu şeyi yapardım muhtemelen
öyleyim ve iyi biriyim
Yo devam etmezdim seri katil olurdum.
İyilim kişiseldir zaten
Evet inancım ve korkum yok. Aynı şekilde olurdum
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?