Toplum neden içsel sancılarını sanat yoluyla ifade eden erkekleri dâhi, kadınları hasta veya melankolik olarak görüyor?

Bugün elime seneler önce okuduğum Sylvia Plath "Sırça Fanus" kitabı geçti... Melankoliyi de sevmezdim oysa

Ve tabii ki Nilgün Marmara..."Hayatın kenarında, varlığımın tam ortasındayım çünkü ben içimde susan bir kalabalığım..."

Aslında çok şey anlatmak istemişler kalemleri ile ama duyan olmamış, sadece obsesif kompulsif bozukluk denilmiş.

Toplum neden içsel sancılarını sanat yoluyla ifade eden erkekleri dâhi, kadınları hasta veya melankolik olarak görüyor?
Cevapla